Başaran Aksu’ya ve tüm işçi sınıfı tutsaklarına özgürlük!
Sosyalist Eşitlik Partisi – Dördüncü Enternasyonal, herkesi, 1 Mayıs öncesi, işçi sınıfı tutsaklarını savunmaya ve serbest bırakılmalarını talep etmeye çağırıyor.
Sosyalist Eşitlik Partisi – Dördüncü Enternasyonal, herkesi, 1 Mayıs öncesi, işçi sınıfı tutsaklarını savunmaya ve serbest bırakılmalarını talep etmeye çağırıyor.
Dünya Sosyalist Web Sitesi, okurlarını, Türkiye’deki sınıf savaşı tutsaklarını, Başaran Aksu’yu, Mehmet Türkmen’i ve diğer tutukluları savunmaya ve derhal serbest bırakılmalarını talep etmeye çağırıyor.
WSWS Yayın Kurulu Başkanı David North, Türkiye’den TV5’e verdiği röportajda, ABD’nin İran’a bombardımanında iki haftalık duraklamanın yalnızca geçici bir ara olduğunu belirterek, işçi sınıfını emperyalizm karşıtı bir hareket inşa etmeye çağırdı.
ABD’deki bir Mack Trucks fabrikasında çalışan Lehman, sendika bürokrasisinin lağvedilmesi ve yetkinin tabana devredilmesi sloganıyla UAW sendikası başkanlık seçimine katılıyor. WSWS, İstanbul’daki Kadıköy, Maltepe ve Şişli belediyelerinde çalışan işçilerden Lehman’ın uluslararası önem taşıyan kampanyasına destek mesajları aldı.
İşçiler İran’a karşı emperyalist savaşın barışçıl bir çözüme kavuşacağı umuduna bel bağlamamalı ve bağımsız, kitlesel bir savaş karşıtı hareket geliştirmelidir.
Washington’da İran’a karşı savaş, ABD’nin küresel hakimiyetine yönelik başlıca tehdit olarak görülen Çin ile olası bir çatışmaya hazırlık olarak değerlendiriliyor.
Bu silahlı saldırı girişimini çevreleyen koşullar oldukça bulanıktır ve bunun İsrail’i hedef aldığı iddiası ciddi bir kanıttan yoksundur.
Onlarca yıldır süregelen bu cinayetler zincirinin her halkasının arkasında, kâr uğruna görmezden gelinmiş bir güvenlik ihlali, asla yapılmamış bir bakım-onarım ve mahkemelerde asla verilmemiş cezalar bulunmaktadır.
Amerikan emperyalizmi şimdi çözümsüz bir ikilemle karşı karşıya. Tırmanma, kazanamayacağı bir savaşta suçluluk damgasını derinleştirmekte ve ülke içinde patlayıcı sonuçlara yol açma riski taşımaktadır; geri çekilme ise uluslararası alanda bir yenilgi olarak algılanacak ve ABD içindeki siyasi durumu daha da istikrarsızlaştıracaktır.
Aşağıdaki açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran medeniyetini “bu gece yok edeceği” tehdidi üzerine, salı günü Dünya Sosyalist Web Sitesi Yayın Kurulu Başkanı David North tarafından yayımlandı.
Trump tehditlerini hayata geçirirse, bugün — 7 Nisan 2026 — tarihe kara bir leke olarak geçecek. Modern çağın en büyük suçlarından biri olarak hafızalarda yer edecek.
Trump’ın söylemleri ve eylemleri, Amerikan demokrasisinin aşırı eşitsizlik, bitmek bilmeyen savaşlar ile toplumsal, ekonomik ve siyasi krizin basıncı altında nasıl çürüyüp çöktüğünün somut kanıtlarıdır.
Nürnberg’deki Friedrich-Alexander Üniversitesi’nde verdiği etkileyici konferansta David North, ABD ve İsrail’in İran’a karşı savaşının, Nürnberg Duruşmalarında belirlenen hukuki standartlar çerçevesinde barışa karşı işlenmiş bir suç teşkil ettiğini ortaya koydu.
Donald Trump’ın çarşamba gecesi yaptığı konuşmadan çıkarılması gereken kaçınılmaz sonuç şudur: Amerikan başkanı siyasi bir suçludur.
WSWS Uluslararası Yayın Kurulu Başkanı David North’un Nürnberg Adalet Sarayı önünde ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşın suç niteliği üzerine yaptığı konuşmanın videosu, sosyal medya platformlarında 300 bine yakın kez izlendi ve büyük bir destek gördü.
ABD Başkanı Donald Trump çarşamba günü yaptığı televizyon konuşmasında, İran savaşındaki hedefin İran toplumunu yerle bir etmek olduğunu ilan etti.
Sosyalist Eşitlik Partisi - Dördüncü Enternasyonal’in, 11 parti tarafından imzalanan “Barış ve demokrasi için acil somut adım çağrısı” üzerine açıklaması.
ABD, B-52 bombardıman uçaklarıyla İran’ı bombalamaya başladı. Böylece, ABD ve İsrail’in İran’a karşı saldırı savaşı yoğunlaşırken, 90 milyon nüfuslu ülkeye yönelik yoğun bombardımanda büyük çaplı bir artışın önü açıldı.
ABD-İsrail’in İran’a karşı savaşının 30. gününde, ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın taleplerini kabul etmemesi halinde ülkenin tüm enerji üretim tesislerini ve deniz suyu arıtma tesislerini vurmakla tehdit etti.
WSWS Uluslararası Yayın Kurulu Başkanı David North’un bu konuşması, İran’a karşı savaşın tarihsel arka planını Amerikan emperyalizminin stratejisi bağlamında ele alıyor.
ABD-İsrail’in Türkiye’nin doğu komşusu İran’a karşı imha savaşı sırasında yapılan bu saldırı, Ukrayna’daki savaşın da tırmanma ve genişleme tehlikesine işaret ediyor.
İran'a karşı yürütülen savaş, ABD halkına ve tüm dünyaya karşı suç niteliğinde bir komplo olarak yürütülmektedir.
Trump yönetimi binlerce kişiden oluşan kara kuvvetlerini Basra Körfezi’ne sevk ederken, Beyaz Saray çarşamba günü ABD’nin taleplerini kabul etmezse İran’a karşı saldırı savaşını büyük ölçüde tırmandıracağını açıkladı.
Leipzig Kitap Fuarı’nda David North’un katıldığı “Amerika Nereye Gidiyor? Faşizm mi, Sosyalizm mi?” başlıklı sunum büyük ilgi gördü ve faşizme ve savaşa karşı sosyalist bir bakış açısına duyulan ilginin giderek arttığını ortaya koydu.
Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin (WSWS), ABD-İsrail’in İran’a karşı suç niteliğindeki savaşı ve bu savaşın nasıl durdurulacağına dair bir düzineden fazla kritik açıklaması, perspektif yazısı ve makalesi, İran halkının yaklaşık üçte ikisinin ana dili olan Farsça yayımlandı.
Trump, geçtiğimiz yıl içinde “müzakereler”i üç kez askeri saldırı hazırlıkları için perde olarak kullandı.
20. yüzyılın toplumsal kazanımlarını ortadan kaldırmaya yönelik emperyalist saldırı, ancak Amerika genelinde işçi sınıfının bağımsız seferberliğiyle durdurulabilir.
Bölgedeki emperyalizm yanlısı rejimlerin gerici karakterini tanıklık eden bu utanç verici bildiri, ABD-İsrail’in İran’a yönelik hukuksuz, tahrik edilmemiş emperyalist savaşını kınamak bir yana, ABD’nin adını dahi anmamakta ve İran’ı suçlamaktadır.
Trump yönetimi ve suç ortakları, savaşın parçası olarak, İran halkının kültürünü ve tarihsel hafızasını da yok etmeye çalışıyor.
Modern tarihte, siyasi teslimiyet koşulu olarak, bu denli açık biçimde, bütün bir sivil nüfusun temel yaşam destek sistemlerini yok etme tehdidinde bulunan başka hiçbir hükümet yoktur.
Axios, cuma günü Beyaz Saray’daki üç kaynağa dayanarak kara kuvvetlerinin devreye sokulmasının “ciddi biçimde değerlendirildiğini” aktardı. En olası senaryolardan biri, İran’ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ının işlendiği Hark Adası’nı ele geçirmeye yönelik bir girişimdir.
Sosyalist Eşitlik Partisi – Dördüncü Enternasyonal’in 2026 Newroz açıklaması.
2003 yılında 150 bin Amerikan askerinin Irak’ı işgal ettiği dönemde Kongre, 51 milyar dolar ödenek ayırmıştı.
Londra’daki toplantıda, Dördüncü Enternasyonal’in Britanya’daki WRP ile yollarını ayırmasının 40. yılında bu bölünmenin tarihi ve siyasi önemi ele alındı. Videoyu Türkçe otomatik altyazılı izleyin.
Çanakkale Savaşı’nın 100. yıldönümüne ilişkin 18 Mart günü düzenlenen resmi kutlamalar, aynı Avustralya’da ve Yeni Zelanda’da olduğu gibi, genel olarak savaşın, özelinde ise Birinci Dünya Savaşı’nın kutsanması törenlerine dönüştü.
Avrupalı güçler, gidişatı ve sonucu üzerinde hiçbir etkilerinin olmadığı bir savaşa doğrudan karışmak istemiyorlar. Savaşa katılımları için sıkı bir pazarlık yapmak istiyorlar.
Amerikan Deniz Piyadelerini taşıyan USS Tripoli’nin Ortadoğu’ya konuşlandırılması, ABD’nin İran topraklarına bir kara harekâtı düzenlemesi çağrılarını giderek artırdığı bir ortamda yapılıyor.
Kazakistan’ın Almatı şehrinde, Lev Troçki’nin, Stalinist bürokrasi tarafından sürgün edildiği dönemde birkaç hafta kaldığı ev yıkılıyor. Yıkım, uluslararası işçi hareketi tarihine dair önemli bir tanıklığı silecek.
Türkiye’de ve dünya genelinde işçiler ve gençler, işçi mücadelelerine önderlik ettiği için tutuklanan Mehmet Türkmen’i savunmalı ve derhal serbest bırakılmasını talep etmelidir. Türkmen’in özgürlüğü için verilen mücadele, demokratik ve sosyal haklar için mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır.
Savaşın temel etkenlerden biri, Amerika Birleşik Devletleri’nin içinde bulunduğu toplumsal krizdir. Tarih boyunca derin iç krizlerle karşı karşıya kalan rejimler, bu krizleri savaş yoluyla çözmeye çalışmıştır.
İran kıyı şeridine yapılacak bir kara harekâtı, sınırlı veya kontrol altında tutulabilecek bir operasyon olmaz. Bu, uzun süren ve korkunç bir katliam olur.
140 hükümetin, tarihsel olarak ezilen bir ülkenin en acımasız emperyalist şiddet biçimlerine direnme hakkını kınayan bir kararı ortaklaşa desteklemesi, dünya kapitalizminin, sınırsız sömürge egemenliğini ve 20. yüzyılın iki dünya savaşıyla ilişkilendirilen barbarlığı yeniden canlandırdığını ortaya koymaktadır.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi cumhurbaşkanlığı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 402 sanığın yargılaması pazartesi günü başladı.
Sosyalist siyasi tutsak Bogdan Syrotiuk’a karşı açılan dava çökerken, Ukrayna devleti acilen gereken tıbbi bakımı kasten engelliyor.
Salı günü Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, nükleer silahlarla donanmış uçak gemisi Charles de Gaulle’e çıkarak Fransa’nın Ortadoğu’daki Avrupalı deniz kuvvetlerine liderlik edeceğini ilan etti.
Fotoğraflar, videolar ve uydu görüntüleri üzerinden yapılan çok sayıda medya analizi, 28 Şubat’ta Minab’daki Şecaretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’nda en az 160 çocuğun ABD ordusu tarafından katledildiği sonucuna vardı.
Dünyanın dört bir yanından binlerce işçi ve gencin katıldığı toplantıda, İran’ın canice bombalanmasını ve tüm emperyalist savaşları sona erdirebilecek tek gücün uluslararası işçi sınıfı olduğu ortaya kondu.
Ankara, İran'dan gelen ikinci bir füzenin NATO tarafından önlendiğini iddia ederken, savaşın Türkiye'ye ve daha geniş ittifaka yayılma riski artıyor.
Amerika Birleşik Devletleri Donanması’nın 4 Mart 2026 tarihinde Hint Okyanusu’nda silahsız İran fırkateyni IRIS Dena’yı torpilleyerek batırması bir savaş suçudur.
Sosyalist Eşitlik Partisi – Dördüncü Enternasyonal Genel Başkanı Ulaş Sevinç, pazar günü, TİP’in emperyalist savaş yanlısı Die Linke ile devam eden seçim ittifakını gündeme getiren bir açık mektup yayımladı.
Pazartesi günü düzenlenen basın toplantısında, Die Linke lideri Jan van Aken, İran devletinin lideri Hamaney’in ve diğer yöneticilerin İsrail ve Amerikan bombalarıyla öldürülmesini açıkça kutladı.
Türkiye, Azerbaycan ve uluslararası ölçekte işçilerin uyarılması gerekiyor: ABD ve İsrail, İran’a karşı bölge devletlerini doğrudan savaşa sokabilmek için her türlü provokasyonu yapabilirler.
Bu tartışmanın amacı, savaşa karşı mücadeleyi gerekli tarihsel, siyasal ve toplumsal bağlamı içinde ele almaktır. Web semineri, Beyaz Saray’ın, burjuva medyanın ve tüm emperyalist hükümetlerin durmaksızın yaydığı yalan propagandayı ve dezenformasyonu gün yüzüne çıkaracak
İşçiler ve gençler, ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırısına ve Ortadoğu’da tırmanan savaşa, Avrupa devletlerinin askeri ve diplomatik girişimlerine bel bağlayarak engel olamazlar. Bu gerçek, İspanya hükümetinin ilkesiz ve korkakça manevralarıyla bir kez daha gözler önüne serilmiştir.
ABD ve İsrail’in Gazze’de denediği yöntemler artık 2 milyonluk bir bölgeden 90 milyonu aşkın nüfuslu bir ülkeye yayılıyor.
Sosyalist Eşitlik Partisi – Dördüncü Enternasyonal Genel Başkanı Ulaş Sevinç’in, ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşına karşı video açıklaması.
ABD ve İsrail, İran’ın kurumlarını, şehirlerini ve altyapısını yerle bir etmekle kalmıyor; Irak ve Suriye’de yıkıcı bir etkiyle kullandıkları planları yeniden devreye sokarak ülkede etnik ve mezhepsel bölünmeleri kışkırtmaya çalışıyor.
ABD-İsrail’in yasa dışı ve canice bombardıman harekatı dördüncü gününe girerken bu hamle, Amerikan savaş gemilerini doğrudan İran kıyılarına taşıyacak.
Sosyalist Eşitlik Partisi (Almanya) Genel Başkanı Christoph Vandreier, İran’a yönelik emperyalist saldırıya karşı uluslararası ölçekte savaş karşıtı bir sosyalist hareket çağrısı yaptı.
Uluslararası işçi sınıfı içinde artan radikalleşmenin bir parçası olan Polyak direnişi, önemli siyasi meseleleri gündeme getiriyor.
Endişelerine karşın Ankara’nın politikasına, Türk burjuvazisinin ve devletinin ABD-NATO emperyalizmine ve uluslararası mali sermayeye binlerce ekonomik, askeri ve stratejik bağ ile bağlı olması yön veriyor.
Trump rejimi, sonuçlarını ne öngörebildiği ne de denetleyebildiği bir savaşı başlatmıştır. Rejimin yaptıklarında bir çılgınlık unsuru mevcuttur; ancak bu, sınıf çıkarlarına dayanan bir çılgınlıktır.
Sosyalizm AI cevaplıyor: Bu noktaya nasıl geldik ve işçi sınıfı ne yapmalı?
Sosyalist Eşitlik Partisi (ABD) Ulusal Komitesi’nin ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşına karşı açıklaması.
ABD ve İsrail’in cumartesi günü İran’a karşı başlattığı yasa dışı emperyalist saldırı, NATO üyesi Türkiye’nin siyaset kurumunun ve egemen sınıfının işbirlikçi konumunu açığa vuruyor.
Donald Trump ve onun savaş delisi kliğinin emriyle İran’a karşı başlatılan saldırı, uluslararası hukuku açıkça çiğneyen ve ABD Anayasası’nı doğrudan ihlal eden büyük bir siyasi suçtur.
İki uçak gemisi saldırı grubu ve yüzlerce uçaktan oluşan devasa bir savaş makinesiyle Ortadoğu’ya konuşlanan ABD emperyalizmi, İran’a karşı yasa dışı bir saldırı savaşının hazırlıklarını neredeyse tamamladı.
Polyak madencileri için öncelikli sorunlar oldukça somut ve acildir: ödenmemiş ücretler, toplu sözleşme hakları ve güvenli çalışma koşulları. Ancak mücadeleleri İzmir'in çok ötesinde yankı buluyor.
İslam Cumhuriyeti ile hesaplaşma görevi, Persler, Kürtler, Azeriler ve diğer milliyetlerden oluşan İran işçi sınıfına düşmektedir. Bu ancak uluslararası sosyalist ve anti-emperyalist bir programın benimsenmesiyle mümkündür.
CPM-K Genel Sekreteri Booker Ngesa Omole, pazartesi günü Kenya Polis Teşkilatı tarafından kaçırıldı. DEUK, Ruto rejiminin Omole’yi derhal serbest bırakmasını talep ediyor.
ABD ile İran arasındaki görüşmelerin 26 Şubat Perşembe günü Cenevre’de yapılması planlanıyor. Ancak ABD’nin İran’la “diplomasi” sicili, Washington’ın müzakere yoluyla çözüm aradığı iddiasını çürütüyor.
Bağımsızlık Bildirgesi’nin 250. yılında Trump Amerika’sının gerçek durumu budur: Yaldızlı Çağ’dan beri görülmemiş ölçekte sınıf karşıtlıklarıyla bölünmüş; demokratik yönetim görüntüsünü bile terk etmiş suçlu bir oligarşi tarafından yönetilen; yurt dışında savaşa, yurt içinde diktatörlüğe doğru sürüklenen bir toplum.
David North’un 19 Şubat’ta ODTÜ’de verdiği çevrimiçi konferansın Türkçe çevirisi.
Meclisteki partilerin komisyona ve rapora verdiği bu geniş destek, Türk ve Kürt kapitalist siyaset kurumunun, Ortadoğu’da ABD emperyalizmi önderliğinde derinleşen savaş ortamında dışarıda birlikte pozisyon alma ve gerici çıkarlarını kovalama arayışının bir yansımasıdır.
Trump yönetimi, ABD’yi İran’a karşı büyük bir savaşın eşiğine getiriyor. Haftalarca, hatta aylarca sürebilecek böyle bir savaş, tüm bölgeyi içine çekebilir.
ABD, 2003’teki Irak istilasından bu yana Ortadoğu’ya en büyük askeri yığınağını yaparak, deniz ve hava kuvvetlerini İran’a karşı büyük çaplı bir saldırı için konuşlandırmış durumda.
Amerikan ve uluslararası işçi sınıfı için önemli bir gelişme: Sosyalist otomotiv işçisi Lehman, “yetki tabana” diyerek UAW başkanlık seçimi kampanyasını başlattı.
Saldırılar, ABD destekli “ateşkes”in Filistin halkına yönelik soykırımın devam edip tırmandığı gerçeğini gizlediğini bir kez daha teyit etti.
Trump yönetiminin Küba ekonomisinin çökertme hamlesi, 1959 Küba Devrimi ile kurulan Castrocu hükümeti devirmek için yaklaşık yetmiş yıldır sürdürülen çabaların bir devamıdır.
Emperyalist güçlerin çıkarlarının diplomatik manevraların ve uluslararası kurumların arkasına gizlendiği dönem sona erdi. Artık bu çıkarların, açıkça askeri güç ve savaş yoluyla belirlendiği yeni bir dönem başlamıştır.
Dünya Sosyalist Web Sitesi Uluslararası Yayın Kurulu Başkanı David North, Bilkent ve ODTÜ’de “Amerika Nereye Gidiyor? Amerikan Volkanı ve Küresel Tsunami” başlıklı video konferanslar verecek.
Belediye başkanı olarak geçirdiği kısa sürede Mamdani, kendisini o koltuğa taşıyan muhalif dalgayı bütünüyle reddetme ve kitlelere ihanet etme konusunda “büyük işler” başardı.
Reuters, Pentagon'un haziran ayındaki tek seferlik saldırılardan çok daha büyük bir saldırı planladığını ve ABD'nin "İran'ın misilleme yapmasını beklediğini" bildirdi.
İsrail’in -ve BAE’nin- Somaliland’ın tanınmasını sağlama çabaları, kuraklık ve kıtlık nedeniyle zaten birçok krizle boğuşan Afrika Boynuzu’ndaki büyük jeopolitik gerilimleri daha da artırıyor.
Temeller işçi sınıfının ve Marksist-Troçkist hareketin yüzyılı aşkın bir tarihe uzanan önemli tarihsel olaylarının ve siyasi deneyimlerinin izini sürerek, sosyalizm mücadelesinin teorik ve siyasi temelini ortaya koymaktadır.
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü Beyaz Saray’da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir savaş konseyi toplayarak İran’a karşı büyük çaplı askeri saldırı planlarını görüştü.
Venezuela’daki Bolivarcı rejimin ülkenin petrol rezervlerini ABD emperyalizmine teslim etmesi, uluslararası ölçekte, aralarında Komünist Parti Marksist-Kenya’nın (CPM-K) da bulunduğu Troçkizm karşıtı güçlerin maskesini düşürüyor.
Depo işçileri düşük ücret ve ağır çalışma şartlarının yanı sıra haftalık çalışma saatleri, fazla çalışma ücreti, hafta tatili, resmî tatiller, yıllık izin, işçi sağlığı ve iş güvenliği gibi yasal haklarının sürekli olarak ihlali ile karşı karşıya bulunuyor.
Washington’un bölgedeki birçok müttefiki, bölgesel bir savaşın, ekonomileri ve huzursuz halkları üzerinde yaratacağı etkiden duydukları korkuyu dile getirdi. Söylenmeyen şey ise, ABD-İran savaşının sadece bölgesel güçleri değil, büyük güçleri de içine çekebileceği ihtimalidir.
TKP’nin 1 Şubat tarihli Ankara buluşmasının gündeme getirdiği tarihsel meseleler, Troçkizm ile Stalinizm arasındaki mücadelenin yakıcı güncelliğinin altını çiziyor.
Dünyanın dikkatini Kış Olimpiyatları’na çeken, aşırı sağcı İtalyan hükümetinin Milano’yu kapatmasından çok, Trump yönetimine, ICE'a ve faşizme karşı gösterilen büyük muhalefet oldu.
Hükümet ile PKK arasında barış ve demokratikleşme getireceği iddia edilen müzakereler sürerken, siyasi muhalefete yönelik baskı artıyor.
Sosyalist Eşitlik Partisi – Dördüncü Enternasyonal’in 31 Ocak Cumartesi günü düzenlediği “Dünya ve Türkiye nereye gidiyor?” başlıklı toplantıda Barış Demir’in yaptığı konuşma.
Yapılan konuşmalar ve katılımcıların profili bu konferansın temel amacını şöyle ortaya koyuyordu: Ortadoğu’da emperyalist saldırganlığın yarattığı istikrarsızlık ve kriz ortamında Türk egemen sınıfı ve emperyalist müttefikleri, çıkarlarını CHP önderliğinde kurulacak bir hükümetle daha iyi savunabilirler.
Aşağıda, Sosyalizm AI’nın 6 Şubat 2023 depreminin siyasi ve toplumsal kaynağı ve bugünkü anlamı üzerine gözden geçirilmiş yanıtı bulunuyor.
Sosyalist Eşitlik Partisi – Dördüncü Enternasyonal’in 31 Ocak Cumartesi günü düzenlediği “Dünya ve Türkiye nereye gidiyor?” başlıklı toplantıda Ulaş Sevinç’in yaptığı açılış konuşması.
Son günlerde Türk hükümeti yetkilileri artan endişelerini dile getirdiler ve Washington ile Tahran arasında diplomatik ilişkilerin kurulması yönünde girişimlerde bulundular.
Epstein skandalı, olayın içinde yer alan belirli kişilerin ötesinde, bir sosyal sınıfın karakterini ortaya koymaktadır.
Avrupalı emperyalist güçler, İran’a karşı emperyalist bir yağma savaşı başlatma hazırlıklarına tamamen suç ortaklığı yapmaktadır.
COVID altıncı yılını doldurur ve resmi istatistikler hasarın boyutunu gizlerken, Uzamış COVID ve fazladan ölümler, pandeminin halk sağlığı açısından devam eden sonuçlarını ve bunda toplumsal eşitsizliğin etkisini ortaya koyuyor.