Matamoros otomotiv grevi ve internet sansürü

Andre Damon
26 Ocak 2019

Meksika, Matamoros’ta 70.000’den fazla işçinin devam eden grevi, basılı ve görsel başlıca basın kuruluşlarının medya karartması ile karşılaşıyor. Bu grev, işçilerin yoksulluk ücretlerine ve kölece çalışma koşullarına yönelik muhalefetini bastıran nefret edilen sendikalara karşı bir başkaldırıdır ve sosyal medya araçlarıyla örgütlenip sürdürülmektedir.

Bir haftayı aşkın süredir, New York Times, Washington Post, CNN, PBS, ABC, CBS ve NBC, İngilizce yayın yapan diğer tüm büyük medya kuruluşları ile birlikte, yeni yılın en önemli ve haber niteliği taşıyan gelişmelerinden birinin haberini yapmadı.

15 Ocak’tan beri her gün mücadele üzerine kapsamlı haberler ve röportajlar yayınlayan Dünya Sosyalist Web Sitesi (WSWS), grevi sistematik bir şekilde haber yapan tek İngilizce yayın organıdır.

Örneğin, Google News’te yapılan bir “Matamoros” araması, en üstte WSWS’den altı yazı veriyor ve greve ilişkin İngilizce başka haber çıkmıyor.

'Matamoros' için yapılan bir Google News araması, yalnızca WSWS’den yazılar çıkarıyor

Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin konuya ilişkin yayını, Meksika genelinde, Amerika Birleşik Devletleri’nde ve dünyanın her yerinde hem İngilizce hem İspanyolca olarak yaygın biçimde okunuyor. Söz konusu yazılar, toplamda 20.000 kez görüntülendiler ve istikrarlı bir şekilde WSWS’nin en çok okunan sayfaları arasında yer alıyorlar.

WSWS’nin haber yorumlarının yaygın biçimde okunması, grev üzerine yayın yapmanın hem haber niteliği taşıdığını hem de tutulduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, bütün bir ABD medyasının grev üzerine haber yapmamasının masum bir açıklaması bulunmamaktadır. Bu durumda, yalnızca, en azından büyük gazeteler ve televizyoncular arasında, bu olayı haber yapmamak için ortak bir karar alındığı sonucuna varılabilir.

Aynı dönemde, medyada, günlerce, Buzzfeed tarafından yayınlayıp sonradan tartışılan, Donald Trump’ın Rusya ile iş anlaşmalarına ilişkin sansasyonel bir hikaye hakimdi. Akşam haberlerinde Rusya karşıtı kampanya ve özel savcının Trump soruşturması ile bağlantılı hikayeleri yaygındı ve bunlarla birlikte, en yaygın şekilde haber yapılan tek bir başlık vardı: hava durumu.

Medyanın grevi kasten haber yapmamasının tek mantıklı açıklaması, Amerikan halkını Meksikalı işçilerin mücadeleleri hakkında bilgilendirmenin sempatiye ve dayanışmaya yol açacağı korkusudur. Bu da Amerikan siyaset kurumunun her iki hizbinin ulusal, etnik ve ırksal bölünmeleri teşvik etme çabalarına karşıdır.

Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin grevi haberleştirmekteki benzersiz rolü, interneti sansürlemek için devam eden çabaların gerçek hedeflerini açıklığı kavuşturmaktadır. WSWS, bu çabaların başlıca hedef konumundadır.

Nisan 2017’de, Google, arama algoritmasında, arama sonuçlarında “alternatif bakış açıları”nı aşağı dereceye indirirken “güvenilir” haber kaynaklarını yükseltmeyi amaçlayan değişiklikler yaptığını duyurmuştu. Şirket, daha sonraki açıklamalarında, “ortaklık ettiği” “güvenilir” haber kaynaklarının New York Times’ı ve Washington Post’u kapsadığını netleştirmişti.

Bu duyurudan sonra, Dünya Sosyalist Web Sitesi’ne Google’dan gelen arama trafiği yüzde 75’ten fazla düştü. Buna karşılık, Washington Post için arama trafiği yüzde 80 oranıyla çarpıcı biçimde artarken, New York Times yüzde 10’luk bir artış yaşadı.

Google, algoritmalarındaki değişiklikleri, “aldatıcı haberler” diye adlandırdığı şeylerle mücadele etme düzmece bahanesi adına yapmıştı.

Bu terim, bir medya kurgusudur; hükümete ve büyük medya organlarına eleştirel olan haberleri ve görüşleri, düzmece açıklamalar, yalanlar ve sahtekarlıklar ile eşitleme yönünde kaba bir girişimdir.

New York Times’taki, Washington Post’taki ve diğer haber kaynaklarındaki yüzlerce yazı, “Rusların”, “demokrasimizi zayıflatma” amacıyla, ABD içinde siyasi muhalefeti ve bölünmeleri beslemek üzere asılsız açıklamalar yaymak için interneti kullandığı biçiminde bir hikaye anlatıyor.

Ama bu iddiada bulunan medya ve siyaset yorumcuları “aldatıcı haberler”e örnek vermeye çalıştıklarında, sıklıkla olgusal olarak kesin, doğru bilgiyi kanıt olarak sunuyorlar. Tipik bir örnek, WikiLeaks’tir. 2016’daki seçim yenilgisine açıklama getirmeye çalışan Demokratların başkan adayı Hillary Clinton, WikiLeaks’in, “sonunda aldatıcı haberler olarak bilinmeye başlanan olayları hızlandırmaya yardımcı olduğunu” ilan etmişti.

Ancak WikiLeaks’e ve onun zulüm gören eski editörü Julian Assange’a karşı hakaret yağmuruna rağmen, şimdiye kadar hiç kimse bu medya kuruluşunun düzmece belgeler yayınladığı hakkında inandırıcı bir suçlama getirebilmiş değil. WikiLeaks, Clinton’ın Wall Street bankaları ile yozlaşmış bağlarını, Demokratik Parti’nin Bernie Sanders’ın Clinton’ın adaylığına yönelik meydan okumasını zayıflatma girişimini ve ABD hükümetinin suç oluşturan sayısız eylemini ortaya çıkarmaya yardımcı olmuştur.

Başka bir ifadeyle, “aldatıcı haberler” denilen şey, egemen seçkinler içindeki güçlü kesimlerin halkın geniş kesimlerince görülmesini istemediği doğru haberlerdir.

Sansürü meşrulaştırma kampanyası, halk kitlelerine büyük gazetelerin ve televizyon ağlarının sürdürdüğü etkin sansür rejimini aşma olanağı sağladıkları için muhalif haber sitelerini hedef almaktadır.

Egemen seçkinler içindeki kişiler, sansür talep ederken, bir avuç gazetenin ve televizyon kanalının halkın neyi görüp neyi göremeyeceğine karar verdiği Soğuk Savaş döneminde var olan medya ortamına geri dönmeyi talep etmektedir.

ABD’nin Birleşmiş Milletler’deki eski temsilcisi Samantha Power’ın New York Times için yazdığı bir yazıda belirttiği gibi, “Soğuk Savaş sırasında, çoğu Amerikalı haberleri ve bilgiyi aracılı platformlar üzerinden alıyordu. Profesyonel bekçiler rolünü oynayan gazeteciler ve editörler, medyada çıkan şeyler üzerinde neredeyse tam denetime sahipti. Amerikalı kitlelere ulaşmak isteyen yabancı bir düşman, bu hakemleri atlatmak için çok fazla seçeneğe sahip değildi ve Rus dezinformatsia [dezenformasyonu] nadiren içeri girerdi.”

Devletin istihbarat aygıtının güçlü kesimleri, medya organları ve teknoloji tekelleri ile birlikte, tam da böyle “aracılı” bir siyasi ortamı yeniden kurmak için interneti sansürlemeye çalışıyorlar.

İnternet ve özellikle sosyal medya, Facebook üzerinden grevler, mitingler ve toplantılar örgütleyen Matamoros işçileri için çok güçlü bir örgütlenme aracı olmuştur.

İnternet, tam da halk muhalefetini harekete geçirmedeki muazzam gücü nedeniyle, büyüyen işçi sınıfı muhalefetinden korkan ve hor görülen bir siyaset kurumu eliyle sansürün hedefi olmaktadır. New York Times’ta bir yorumcunun belirttiği gibi, sosyal medya “belki de 21. yüzyılın en güçlü radikalleştirme araçlarından biridir.”

İşçilerin, ABD’de ve dünya çapında mücadeleye girerken, internet sansürüne karşı da mücadeleye girişmeleri gerekiyor.