Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda Çarşamba günü Reuters’e yaptığı açıklamada, Litvanya’nın Avrupa Birliği ile işbirliği içinde, Rusya’nın Baltık Denizi’ndeki yarı eksklavı Kaliningrad’a taşımasını engellediği malların listesini genişletmeye hazırlandığını söyledi.
Bu haftanın başlarında Litvanya, Kaliningrad’a kısmi bir abluka uygulayarak Moskova’nın misilleme tehditlerine yol açmıştı.
Reuters’a konuşan Nauseda, “Yaptırımların bir sonraki aşamalarının uygulanmasını dört gözle bekliyoruz” dedi ve şunları ekledi: “Avrupa Birliği’nin (AB) desteğini hissediyoruz, çünkü bu Avrupa Birliği tarafından alınan bir karar.”
Rusya Güvenlik Konseyi Başkanı Nikolay Patruşev ise ablukanın “Litvanya halkı üzerinde ciddi bir olumsuz etki yaratacak” bir Rus tepkisine yol açacağını söyledi.
Nikolay Patruşev Salı günü yaptığı açıklamada, “Elbette Rusya düşmanca eylemlere karşılık verecektir. Uygun tedbirler üzerinde çalışılmaktadır ve [bu tedbirler] yakın gelecekte alınacaktır,” dedi.
Yine Salı günü Rusya Dışişleri Bakanlığı, transit geçiş yasağını “kuvvetli bir şekilde protesto etmek” üzere AB’nin Rusya Büyükelçisini çağırdı. Bakanlık, Kaliningrad’a transit geçişin “normal işleyişinin derhal yeniden başlatılmasını talep ettiğini” söyleyerek, aksi takdirde “misilleme önlemlerinin geleceği” tehdidinde bulundu.
Nauseda, “Rusya’nın bize askeri anlamda meydan okuyacağına inanmıyorum, çünkü biz bir NATO üyesiyiz” diyerek Rusya’ya adeta askeri karşılıkla tehdidiyle meydan okudu.
Kaliningrad’a yönelik AB/Litvanya ablukasının tırmanması, savaşın hem coğrafi kapsam hem de yoğunluk bakımından hızla genişlediği bir döneme denk geliyor.
Pazartesi günü Ukrayna silahlı kuvvetleri, 2014 yılında Rusya tarafından ilhak edilen Karadeniz’deki Kırım Yarımadası’nda Cherneftegaz şirketine ait birkaç petrol sondaj platformunu vurdu.
Çarşamba günü Ukrayna kuvvetleri, Rusya sınırından 150 kilometre içeride, Rostov bölgesindeki Novoşahtinsk’te kamikaze insansız hava araçlarını kullanarak bir saldırı düzenledi.
Saldırı, Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy’in ülkenin Rusya içinde saldırı düzenlemekle “ilgilenmediğini” iddia etmesinden ve ABD Başkanı Joe Biden’ın ABD’nin “Ukrayna’yı sınırlarının ötesinde saldırmaya” teşvik etmeyeceğini söylemesinden sadece birkaç hafta sonra gerçekleşti.
Saldırıda ne tür bir insansız hava aracı kullanıldığı net olmamakla birlikte, ABD Ukrayna’ya “sustalı” olarak bilinen yüzlerce kamikaze insansız hava aracı sağlamıştır.
Financial Times’ın haberine göre, “Ukrayna’nın 72. Mekanize Tugayı tarafından yapılan bir paylaşımda ‘Nedense Rusya’daki Novoşakhtinsk Petrol Rafinerisi yanıyor’ yazıyor ve ardından böyle bir hedefi düşman kontrolündeki bölgenin 150 km derinliğinde bir ‘kamikaze İHA’ ile vurmanın ‘hiç de fena olmadığı’ ekleniyordu.”
Bu arada Rusya, Ukrayna içinde yıkıcı saldırılar düzenlemeye devam etti. Rusya Savunma Bakanlığı, Salı günü Ukrayna’nın Nikolaev limanındaki bir gemi inşa tesisine düzenlenen Rus saldırısında 500 kadar askerin öldüğünü iddia etti. Bu, Avrupa kıtasında devam eden savaşın öldürücülüğünün şok edici bir göstergesidir.
Ukraynalı yetkililer savaşta her gün 500 kadar askerin öldüğünü ve günlük kayıp sayısının 1.000’e kadar çıktığını kabul ettiler. Sadece üç hafta önce Zelenskiy günlük ölü sayısını 60-100 olarak açıklamıştı.
Bu saldırılar, savaşın genişleyen kapsamını ve öldürücülüğünü örneklemektedir. Hızla Ukrayna ve Rusya topraklarına yayılan çatışma, Rus ve NATO kuvvetleri arasında doğrudan bir sıcak savaşa dönüşme tehdidi oluşturuyor.
Bu arada Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Avrupa’nın Rus gazının Avrupa Birliği’ne ihracatının tamamen durdurulmasına hazırlıklı olması gerektiği uyarısında bulundu. Birol, “Avrupa, Rus gazının tamamen kesilmesi ihtimaline karşı hazırlıklı olmalıdır. Kış yaklaştıkça Rusya’nın niyetini daha iyi anlarız,” dedi.
New York Times, CNA’den Rusya Araştırmaları Direktörü Michael Kofman’ın “Sievierodonetsk ve Lısıçansk gibi kilit şehirler yakında düşebilir,” dedi. ABD’de bulunan Savaş Çalışmaları Enstitüsü bu durumu “Ukrayna savunması açısından açık bir gerileme” olarak nitelendirdi.
Muharebe meydanında devam eden bu askeri gerilemelerin ortasında AB ve NATO, Ukrayna’yı ABD destekli ittifak sistemine hızla dahil ediyor. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’in önde gelen danışmanlarından Aleksey Arestoviç Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın hem AB hem de NATO’ya nihai üyeliğinin sadece bir formalite olduğunu belirterek, Ukrayna’nın zaten NATO ittifakının “de facto” bir üyesi olduğunu söyledi.
Salı günü Avrupa Birliği yetkilileri, AB’nin Ukrayna’yı bu hafta aday üye olarak kabul edeceğini açıkladılar.
Ayrıca Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, Trimarium forumu ya da Üç Deniz Girişimi olarak adlandırılan ve Intermarium ittifakını yeniden canlandıran oluşumun Ukrayna için “katılımcı ortaklık” statüsü yarattığını açıkladı. Triumarium açıkça Rusya’nın Doğu Avrupa’daki etkisini azaltmayı amaçlıyor. Halihazırda Polonya, Hırvatistan, Avusturya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Romanya, Bulgaristan, Letonya, Litvanya, Estonya ve Slovenya dahil olmak üzere Karadeniz ve Baltık Denizi arasındaki ülkelerin çoğunu kapsıyor.
Zelenskiy’nin danışmanı Arestoviç konuyla ilgili şunları söyledi: “Trimarium’un 13. ülkesi olduk... Ve 12 Trimarium ülkesi AB üyesi. Yani AB ülkelerinin neredeyse yarısı. Bu da AB ile entegrasyonumuzun şu anda herkesin değerlendirdiğinden çok daha ileri gittiği anlamına geliyor.”
ABD, Ukrayna savaşı kontrolden çıkarken bile, Çin’le askeri gerilimi hızla tırmandırıyor. Pentagon Sözcüsü Ned Price, Çinli yetkililerin ABD’ye özel olarak boğazın ABD gemilerine kapalı olduğunu söylediği iddiasının ardından, ABD’nin Tayvan Boğazı’ndaki sözde “seyrüsefer serbestisi” operasyonlarına savaş gemileri göndermeye devam etme niyetinde olduğunu açıkladı.
“Çin’in saldırgan söylemlerinden, Tayvan’a yönelik artan baskı ve gözdağından endişe duyuyoruz,” diyen Price, şunları ekledi: “Daha önce de söylediğimiz gibi, uluslararası hukukun izin verdiği her yerde uçmaya, denizde seyretmeye ve faaliyet göstermeye devam edeceğiz ve buna Tayvan Boğazı’ndan geçiş de dâhildir.”
Bu arada Çin, Salı günü Tayvan’ın hava savunma tanımlama bölgesine 29 uçakla girerek bu yıl Tayvan’a yönelik en büyük askeri uçak sortilerinden birini yaptı.
Ukrayna’daki savaş hızla genişler ve ABD’nin Çin ile Tayvan konusundaki restleşmesi kızışırken, ABD Başkanı Joe Biden Çarşamba günü “Putin zamları” üzerine bir konuşma yaparak “bunun bir savaş zamanı” olduğunu ve ABD halkının, savaş çabalarının bir parçası olarak artan fiyatları kabul etmesi gerektiğini ilan etti.
Savaşın maliyeti büyürken, geçtiğimiz hafta Senato Silahlı Hizmetler komitesi, hâlihazırda kayıtlardaki en büyük bütçe olan 2023 askeri bütçesinin yüzde 6 daha arttırılmasını teklif etti.
Savaşın hem Avrupa’da hem de Pasifik’te daha da genişlemesi, hâlihazırda yüksek enflasyonun pençesinde kıvranan ve önümüzdeki yıl içinde büyük bir durgunluk ihtimaliyle karşı karşıya olan ABD halkı üzerinde yıkıcı sonuçlar doğuracaktır.
