COVID-19 pandemisi, son derece bulaşıcı ve bağışıklıktan kaçan Omicron BA.4 ve BA.5 alt varyantlarının etkisiyle giderek artan sayıda ülkede bir kez daha kontrolden çıkıyor. Kuzey Amerika, Avrupa, Brezilya, Hindistan ve Avustralya son geniş tabanlı dalganın merkez üssü konumunda. Günlük yeni vaka sayısı Yedi günlük küresel yeni vaka ortalaması, 30 Mayıs’ta 466.297 ile en düşük seviyeye ulaştıktan sonra, şimdi 661.420 oldu. COVID-19’u tarama ve raporlamanın yaygın bir şekilde ortadan kaldırılmasına rağmen resmi yeni enfeksiyonların sayısı artıyor ve söz konusu ülke ve bölgelerin her birinde test pozitiflik oranları yükseliyor.
Test pozitiflik oranlarındaki ani artış, bildirilmeyen enfeksiyonların halk sağlığı kurumları tarafından belgelenenlerden daha hızlı meydana geldiği anlamına gelmektedir. Örneğin, BA.4 ve BA.5’in sekanslanan vakaların yüzde 35’inden fazlasını oluşturduğu Amerika Birleşik Devletleri’nde, günlük yeni vakaların yedi günlük ortalaması geçtiğimiz hafta boyunca yaklaşık yüzde 10 artarak Pazar günü 109.105 vakaya ulaştı. Bununla birlikte, test pozitiflik oranı Mayıs ortasından bu yana sürekli olarak yüzde 10’un üzerinde seyretmekte ve yükselmeye devam etmektedir. Johns Hopkins COVID-19 gösterge tablosuna göre, günlük ortalama ölüm sayısının 300-350 arasında seyrettiği birkaç haftanın ardından, bu sayı şu anda 420’ye tırmanmış durumda.
BA.5 nedeniyle Haziran ayı başında pandemi sırasındaki en büyük ikinci enfeksiyon dalgasını yaşayan Portekiz’de de pozitiflik oranı 1 Haziran itibarıyla yüzde 50’yi aştı. Portekiz nüfusunun yüzde 86’sı tamamen aşılanmış ve yüzde 65’i en az bir takviye aşı yaptırmış olmasına rağmen, günlük yeni ölümler kışın gerçekleşen ilk Omicron dalgası sırasında ulaşılan zirveyi aştı. Bu durum, COVID-19 aşılarının tek başına topluma yönelik tekrarlanan saldırıları engelleyemeyeceği kritik gerçeğini vurgulamaktadır.
Test pozitiflik oranları Avrupa’nın geri kalanında hızla yükseliyor. Oran, Haziran ayı ortası itibarıyla İspanya’da yüzde 30’a, Fransa’da yüzde 20’ye, Almanya’da yüzde 40’a ulaştı. Brezilya dördüncü dalganın ortasındayken, faşist Bolsonaro hükümeti tüm pandemi acil durum önlemlerini fiilen sona erdirdi. Testler büyük ölçüde durma noktasına geldi.
Birleşik Krallık’ta yedi günlük ortalama günlük yeni vaka sayısı, 2 Haziran’daki günlük 4.754’ten dört kat artarak bugün günlük 19.695’e yükselirken, hastaneye yatışlar üç hafta içinde yüzde 27 arttı ve ölü sayısı bir kez daha yukarı yönelmeye başladı. Birçok ülkede olduğu gibi yaşlılar bu saldırının en ağır yüküyle karşı karşıyalar. Çoğu aşılarını birkaç ay önce tamamlamış olan bu insanların enfeksiyona karşı bağışıklıkları sınırlı olup, yaşları ve tıbbi durumları onları ciddi sonuçlar açısından risk altında bırakmaktadır.
Aşılamanın tek strateji olarak ısrarla öne çıkarıldığı İsrail’de, COVID-19 vakaları son üç hafta içinde neredeyse beş kat artarak günde 10.000 vakaya yaklaştı. Aynı dönemde hastaneye yatışlar da iki kattan fazla arttı. Jerusalem Post’a göre, 41’i entübe, ikisi kalp ve akciğer bypass makinelerine bağlı olmak üzere 255 kişinin durumu ciddi. Test pozitiflik oranı yüzde 41,5 gibi büyük bir rakam.
Avustralya, ilk Omicron dalgasının ülkeyi vurmasından bu yana sürekli değişken bir enfeksiyon dalgalanması içinde kaldı. Günlük yeni vakalar bir kez daha artıyor. Dün itibarıyla 3.000’den fazla kişi hastanelerde tedavi görüyordu.
Geçtiğimiz iki ay içinde bilimsel dergilerde, Omicron BA.4 ve BA.5 alt varyantlarının aşılardan gelen bağışıklığa ve Kasım sonundan bu yana dünya genelinde baskın olan Omicron BA.1 ve BA.2 alt varyantlarıyla daha önce geçirilen enfeksiyona karşı oldukça dirençli olduğunu kanıtlayan en az dört çalışma yayımlandı. Hem aşılardan hem de önceki enfeksiyondan kaynaklanan bağışıklığın azalması ve yaz seyahat sezonunda pandemi kısıtlamalarının tamamen kaldırılmasıyla birlikte, bu durum önümüzdeki haftalarda ve aylarda dünya çapında potansiyel olarak milyarlarca insanın enfekte olabileceği anlamına gelmektedir.
Neredeyse tüm dünya hükümetleri halklarını bu ölümcül patojenin yeni bir saldırısından korumayı reddederken, Çin anakarası dün sadece iki COVID-19 vakası bildirdi. Ülkede yeni COVID-19 enfeksiyonlarının yedi günlük ortalaması sadece 24’e geriledi. Geçen ay zorlu bir enfeksiyon dalgasını bastıran Şanghay, geçen hafta sadece bir avuç yeni COVID-19 vakası bildirdi.
Çin’in dinamik Sıfır COVID politikası ile emperyalist ülkelerin işçi sınıfının “virüsle yaşaması” talebi arasındaki fark daha keskin olamazdı. Yeni bir ölüm dalgası yaşanmasa bile, ABD’deki mevcut ölüm oranı yıllık en az 130.000 ölüme yol açacaktır ki bu rakam ortalama bir grip sezonundan neredeyse dört kat, Çin’in COVID-19’dan kaynaklanan kümülatif ölü sayısından ise 25 kat daha fazladır.
Dahası, COVID-19’un, akut etkisinden sonra, Uzun COVID veya Post Akut Koronavirüs Sendromu (PACS) olarak bilinen ve enfekte olanların yüzde 10-30’unu etkileyen bir hastalık sürecinde insan vücudunun çeşitli organ sistemlerine çok daha fazla zarar verebileceğine dair kanıtlar artmaktadır.
ABD’de Şubat ayına kadar yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 50’si enfekte olmuş ve bu rakam o tarihten bu yana önemli ölçüde artmıştır. Geçtiğimiz hafta ABD hükümeti, 20 milyondan fazla Amerikalı yetişkinin halen kardiyovasküler, pulmoner, renal, nörolojik ve diğer organ sistemlerine saldırabilen çok çeşitli semptomları içeren Uzun COVID’den muzdarip olduğunu resmen kabul etti.
Güçten düşürücü Uzun COVID, tüm Uzun COVID hastalarının üçte birini etkileyebilir ve belirsiz bir süre boyunca çalışma veya kendilerine ve ailelerine bakma yeteneklerini derinden etkileyebilir. Diğer çalışmalar, aşıların Uzun COVID’e karşı çok az koruma sağladığını ve hafif COVID-19 semptomları olan bireylerin bile, enfekte olmayan akranlarına kıyasla enfeksiyondan kaynaklanan komplikasyonlardan ölme riskinin arttığını ortaya koymuştur.
Egemen seçkinler açısından, pandemiyle başa çıkma konusundaki eylemsizliğinin sonuçları çığ gibi büyüyor: insanların enfeksiyonlar ve yeniden enfeksiyonlar nedeniyle hastalanmasının bir yan ürünü olarak işgücü açığı büyüyor. Buna ek olarak, birçok işçi ücretlerine ve yaşam standartlarına yapılan saldırılar nedeniyle iş piyasasından çekilmiş durumda. Amansız enflasyon bu süreçleri daha da zorlaştırıyor.
Bu artan kriz karşısında, şirket medyası pandemi hakkında giderek daha fazla hayal ürünü açıklamalar yapıyor. Washington Post Yayın Kurulu’nun pazar günü yayımladığı “Pandemi alacakaranlık kuşağında. Tadını çıkarın ama güvende kalın” başlıklı yazıda örneklendi.
Açıklama bir dizi saçma iddiayla başlıyor: “Pandemi alacakaranlık kuşağına girdi, ne ulus için büyük bir yıkıma neden oldu ne de ortadan kayboldu. Herkes maskelerin ya da korkunç vaka artışlarının olmadığı bir yazı dört gözle bekliyor. Hükümet, uluslararası hava yolcularının ABD’ye girmeden önce test yaptırma zorunluluğunu kaldırdı. Aşılarımız, antivirallerimiz ve teşhis testlerimiz fazlasıyla mevcut. Buraya kadar her şey yolunda.”
Bu iddiaların her biri yanlıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere, ABD şu anda Nisan ayının başından bu yana istikrarlı bir şekilde artan büyük bir enfeksiyon dalgasının ortasındadır. Derinleşen bu artış, başta personel eksikliğinin daha önce görülmemiş düzeyde uçuş gecikmeleri ve iptallerine yol açtığı havayolu sektörü olmak üzere tüm sektörleri sekteye uğrattı. Aşılar, antiviraller ve testler için ayrılan fonlar artık tükendi, malzemeler bitiyor ve Kongre’deki Cumhuriyetçiler pandemi fonlarından bir kuruş bile daha fazla ayrılmayacağını açıkça belirttiler.
Pandemi vurguncusu Jeff Bezos’un (net serveti 140 milyar dolar) sahibi olduğu Washington Post, burada Amerikan egemen sınıfının pervasızlığını ve aptallığını en yalın haliyle ifade etmektedir. Fantezi ve kendini kandırmanın “alacakaranlık kuşağında” yaşayanlar, bu sosyal asalaklardır.
Omicron BA.4 ve BA.5 alt varyantları SARS-CoV-2’nin şimdiye kadarki en bulaşıcı versiyonlarıdır. Dünya kapitalizminin halk sağlığı önlemlerini uygulamayı reddetmesi ve böylece virüse milyarlarca konakçı sağlaması, virüsün potansiyel olarak daha tehlikeli varyantlara evrilmeye devam etmesine neden olmaktadır. Bu evrim süreci o kadar hızlı gerçekleşiyor ki, aşı üreticileri virüsün genomik sekansındaki değişikliklere ayak uyduramıyor ve bilim insanları Moderna tarafından üretilen COVID-19 aşısının bir sonraki iterasyonunun çoktan eskidiği konusunda uyarıda bulunuyor.
Uygulanabilir tek pandemi stratejisi, pandemiyi birkaç ay içinde sona erdirebilecek küresel ortadan kaldırma (eliminasyon) stratejisi olmaya devam etmektedir. Bu, virüsün yayılmasını kesin olarak durdurmak için, tüm halk sağlığı önlemlerinin dünya ölçeğinde koordine edilerek uygulanmasını gerektirmektedir. Kapitalizm böyle bir müdahaleyi gerçekleştirmekten tamamen aciz olduğunu kanıtlamıştır; bu tarihi görev, uluslararası işçi sınıfına düşmektedir.
27 Haziran 2022
