İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik acımasız bombardımanı hız kesmeden devam ederken, bölgede yaşayan 2,3 milyon kişinin karşı karşıya kaldığı insani kriz korkunç boyutlara ulaştı. Resmi rakamlara göre 7.000’e yaklaşan ölü sayısının yanı sıra, 1,4 milyondan fazla insan İsrail’in soykırıma varan saldırıları nedeniyle yerlerinden edildi; gıda, temiz su ve yakıt stokları ise tükenmek üzere.
Küresel yardım kuruluşu Oxfam Çarşamba günü İsrail hükümetini “açlığı bir savaş silahı” olarak kullanmakla eleştirdi. Gazze Şeridi’ne 9 Ekim’den bu yana normal gıda sevkiyatının sadece yüzde 2’sinin ulaştığını kaydeden yardım kuruluşu, yakıt eksikliği ve İsrail bombardımanından hasar gören yollar nedeniyle malzemelerin dağıtılamadığına dikkat çekti. Elektrik kesintisi nedeniyle buzdolapları çalışmadığı için gıda depolamak da imkânsız hale geliyor. Elektrik kesintisi, İsrail’in aralıksız hava saldırılarıyla birleşince birçok fırın ve süpermarket kapanmak zorunda kaldı ve gıda temin etmek daha da zorlaştı.
Gazze Şeridi’nde kişi başına sadece üç litre temiz su düşüyor; bu da BM’nin insani krizle karşı karşıya olan halklar için gerekli olduğunu söylediği 15 litrenin sadece beşte biri. Refah sınır kapısından geçebilen yardımlar arasında mercimek, un ve diğer kuru gıdalar yer alıyor. Bu gıdaları pişirecek sudan yoksun bir nüfus için bunlar hiçbir işe yaramıyor.
Oxfam’ın Ortadoğu Bölge Direktörü Sally Abi Khalil şunları söyledi: “Durum korkunç. İnsanlık nerede? Milyonlarca sivil, dünyanın gözü önünde topluca cezalandırılıyor, açlığın bir savaş silahı olarak kullanılmasının hiçbir haklı gerekçesi olamaz. Dünya liderleri arkalarına yaslanıp izlemeye devam edemezler; harekete geçme, hemen harekete geçme yükümlülükleri var.”
Başta ABD Başkanı Joseph Biden olmak üzere “dünya liderleri” İsrail rejiminin soykırımını tamamen onayladıklarını açıkça ortaya koydular. Çarşamba günü Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ile birlikte açıklama yapan Biden şöyle konuştu: “Filistinlilerin kaç kişinin öldürüldüğü konusunda doğruyu söyleyip söylemediklerine dair hiçbir fikrim yok. Masum insanların öldürüldüğünden eminim.”
“Bu, savaşın bedelidir.”
Biden’ın sözlerine yanıt veren İnsan Hakları İzleme Örgütü, Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından bildirilen 6.500’den fazla ölümün aşağı yukarı güvenilir olduğuna inandığını belirtti. Örgüt, Gazze’deki 30 yıllık çalışmaları boyunca Sağlık Bakanlığı’nın ölüm raporlarının güvenilir olduğunu kaydetti.

Biden ve Avrupalı emperyalist müttefikleri, çok daha geniş kapsamlı bir bölgesel savaşa hazırlanırken İsrail ordusuna Gazze’de açık çek vermiş durumdalar. Washington bölgeye şimdiden iki uçak gemisi savaş grubu gönderdi. Ayrıca Irak, Suriye, Suudi Arabistan ve Kuveyt’te konuşlu birlikleri korumak için 11 füze savunma sisteminin konuşlandırma sürecinde olduğu bildiriliyor. Bunların asıl hedefleri ise ABD’nin kışkırtıcı bir şekilde topyekûn bir savaş açmak istediği İran’dır.
ABD Temsilciler Meclisi, Amerikan emperyalizminin İsrail’in Gazze’deki katliamına verdiği desteği vurgulayacak şekilde, Trump’ın müttefiklerinden Mike Johnson’ın yeni başkan seçilmesinin ardından ilk iş olarak İsrail’le dayanışma kararı aldı. Karar, “Hamas ve diğer teröristler tarafından başlatılan barbarca savaşa karşı kendini savunurken İsrail’in yanında durmak” gibi Orwellyen bir başlık taşıyordu. Haaretz, Johnson’ın 2020 yılında bir yerleşimci-aktivistin daveti üzerine İsrail’i ziyaret ettiğini ve Tapınak Tepesi’ni gezdiğini bildirdi.
Emperyalist güçlerin Gazze’de İsrail’e tanıdığı serbestlik, korkunç boyutlarda ölüm ve acı getiriyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yaptığı tüyler ürpertici ulusa sesleniş konuşmasında, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından öldürülen binlerce “terörist”ten söz ettikten sonra uğursuz bir şekilde “Ve bu sadece başlangıç,” diye ekledi. İsrail’in “Hamas’ı askeri ve yönetim kabiliyetlerini yok ederek ortadan kaldırmak” için çalıştığını söyleyen Netanyahu, “Tüm Hamas üyeleri Gazze’nin içinde ve dışında, yerin altında ve üstünde yürüyen ölülerdir,” dedi.
Gazetecileri Koruma Komitesi’ne göre öldürülen gazeteci ve medya çalışanlarının sayısı şu anda 24. Bu sayı, saldırının acımasızlığının bir göstergesidir. Al Jazeera’nin Gazze bürosu şefi Wael Dahdouh, İsrail’in Nuseyrat mülteci kampına düzenlediği hava saldırısında eşini ve iki çocuğunu kaybetti. Dahdouh, “Yaşananlar çok açık; bu, Gazze’de kadın ve çocukların hedef alınmaya devam edilmesinin bir parçası. Ben sadece Nuseyrat bölgesini hedef alan İsrail saldırılarını haberleştiriyordum,” dedi.
Dahdouh’un ailesi de diğer pek çok aile gibi İsrail rejiminin zorunlu tahliye kararının ardından Gazze Şeridi’nin kuzey bölgelerinden güneye kaçmıştı. Dünya Sosyalist Web Sitesi o dönemde bu emri Filistinliler için bir “ölüm yürüyüşü” olarak nitelendirmişti ve bu tespit tamamen doğrulandı.
Hava saldırıları dün Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus ve Refah’taki hedefleri vurdu. Refah’ta 4.000’den fazla Filistinlinin barındığı BM Mülteci Ajansı’na ait bir okul, yakınına düşen bir bombanın ardından büyük hasar gördü.
Sağlık hizmetleri ve diğer temel ihtiyaçlar sağlanamıyor. BM Filistin Mülteci Ajansı, sadece birkaç saatlik yakıtları kaldığını ve bundan sonra fırınlara ve bireylere gıda maddesi tedarik etmeyi durduracaklarını bildirdi. UNRWA İletişim Direktörü Juliette Touma, “Bu gece, yarın sabah, Perşembe sabahına kadar bu yakıt sevkiyatını alamazsak, çok zor kararlar alacağız, insanları mahrum bırakacağız, hizmet ettiğimiz toplulukları insani yardımdan mahrum bırakacağız,” dedi. 7 Ekim’den bu yana 38 UNRWA çalışanı hava saldırılarında hayatını kaybetti.
Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Lahya’da bulunan Kamal Adwan Hastanesi’nden konuşan Dr. Hüsam El Safiye, Perşembe günü yakıt tedariki bittiğinde kurumun “toplu mezara” dönüşeceği uyarısında bulundu. El Safiye, Al Jazeera’ye verdiği demeçte “Hastane onlarca yaralı, ölmek üzere olan ve ölmüş çocuklarla dolup taşıyor,” dedi. Gazze’nin merkezindeki El Wafa hastanesi ise artık hastaları tedavi eden bir tıbbi tesis işlevi görmüyor.
Han Yunus’taki Nasser Hastanesi’nden konuşan Dr. Mohammed Kandeel de feci koşulları anlattı: “Durumun ne kadar kötü olduğunu anlatmaya kelimeler yetmez. Dün geceden bu yana 300 yaralı aldık. 150 ölü aldık. Ağır yaralı iki hamile kadına sezaryen ameliyatı yaptık.”
İsrail ordusu başka yerlerdeki saldırılarını da artırıyor. Günün erken saatlerinde İsrail’in kuzeyine roket atılmasının ardından dün güney Lübnan’da bir Hizbullah komuta merkezinin ve diğer bazı bölgelerin vurulduğu bildirildi. Suriye medyası İsrail’in Halep Uluslararası Havaalanı’na bombalı saldırı düzenlediğini duyurdu. İşgal altındaki Batı Şeria’da, İsrail askerlerine ateş açmakla suçlanan bir kişiye karşı Cenin’de bir hava saldırısı düzenlendi.
26 Ekim 2023
