Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Arjantin’in yeni seçilen faşist Devlet Başkanı Javier Milei’nin 10 Aralık Pazar günü Buenos Aires’teki yemin törenine katılmasının ardından Washington D.C.’ye bir son dakika ziyaretinde bulunarak Salı günü ABD lideri Joseph Biden ile bir araya geldi.
Zelenskiy’nin Washington ziyareti Beyaz Saray’ın Kiev’e 60 milyar dolar daha vermesini sağlamak için sürdürdüğü çabaların bir parçasını oluşturuyordu. Şubat 2022’den bu yana ABD tarafından taahhüt edilen 110 milyar doların üzerine eklenecek olan bu fon, Kongre’de, akan kanın Amerikan sınırının askerileştirilmesi ve göçmen karşıtı acımasız politikalarla bağlantılı olması gerektiğinde ısrar eden Cumhuriyetçiler tarafından engelleniyor.
ABD-NATO’nun Rusya’ya karşı yürüttüğü savaş geçtiğimiz yıl bir çıkmaza girdi ve fiyaskoya dönüştü. On milyarlarca dolar yardım almasına rağmen Ukrayna kuvvetleri Rus ordusunu yerinden oynatmayı başaramadı. Kiev’in çok övündüğü bahar-yaz karşı saldırısı, savaş hatlarında temelde hiçbir değişiklik yaratmadı ve on binlerce askerin ölümüyle sonuçlandı. Ukrayna hükümetinin askeri yardımları denetleyen komisyonunun başkanı Oleksandra Ustinova bu hafta gazetecilere verdiği demeçte Ukrayna ordusunun cephanesinin tehlikeli bir şekilde azaldığını ve hava savunmasının Rus insansız hava aracı saldırılarına karşı koyamadığını söyledi.
Salı günü öğleden sonra Zelenskiy ile birlikte düzenlediği basın toplantısında Biden, Kiev için 200 milyon dolarlık bir askeri yardımı daha onayladığını ancak daha fazlasını yapamayacağını açıkladı. Biden, Cumhuriyetçilerin Ukrayna için ek savaş fonunu engelleyerek Moskova’ya bir hediye verdiklerini ilan etti. Gazetecilerin Ukrayna’nın önümüzdeki yılki stratejisine ilişkin soruları karşısında ABD Başkanı ya da Zelenskiy, Ukrayna’nın hava savunmasını ve gökyüzüne hakim olma kabiliyetini güçlendirmeye yönelik çabalar dışında somut bir şey söyleyemedi. Kiev’in Rusya sınırları içinde defalarca insansız hava aracı saldırıları düzenlemiş olması, ABD’nin karşı karşıya kaldığı askeri bozgunu savaşı daha da tırmandırarak çözmeyi düşündüğünü gösteriyor olabilir.
“Özgürlük ve demokrasi”ye atıflarla dolu basın toplantısı, Biden’ın Hamas tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen “vahşet, insan dışılık, tecavüz, yakma ve kafa kesme eylemlerinin” daha önce gördüğü hiçbir şeyle “kıyaslanamayacağını” ilan etmesiyle özellikle grotesk bir karaktere büründü. Biden bu sözleri, İsrailli rehinelerin tutulduğu yeraltı tünellerine su basılması da dahil olmak üzere İsrail’in Gazze’deki eylemlerini savunurken sarf etti.
Biden, başkanlığını savaştaki zafere bağlamış durumda. Kendisi Amerikan halkı tarafından büyük ölçüde hor görülüyor ve İsrail’in Gazze’deki soykırımına verdiği sınırsız destek nedeniyle bu nefret daha da artmış durumda. Yönetiminden duyulan tiksinti Demokratik Parti’nin geneline yayılmış durumda. “Ukrayna’nın özgürlüğü”nü savunmaya yönelik sahte çağrı, “ateşkes yok” şeklindeki sosyopatik ısrarla karşı karşıya geliyor.
Zelenskiy hükümeti de kriz içinde, siyasi çatışmalarla parçalanmış durumda; görünür bir sonu olmayan savaşta ölmekten ve donmaktan bıkmış bir halktan giderek daha fazla izole oluyor. Ülke genelinde askere alınanların belirsiz hizmet sürelerine karşı protestolar düzenleniyor. Zelenskiy kısa süre önce yaklaşan seçimleri iptal etti. IMF ve AB’nin emriyle sağcı ekonomik tedbirler uygulayan Kiev, gelecek yıl sosyal programları, emekli maaşlarını, sosyal yardım ödemelerini vb. finanse edecek parası olmadığını açıkça belirtti. Bu arada Ukraynalı mültecilere yönelik yardımlar da kesiliyor; yardımların kesileceğini duyuran son ülke İrlanda oldu.
Salı günü Oval Ofis’te yapılan toplantı, Zelenskiy ile Cumhuriyetçi Kongre liderleri arasında Salı sabahı yapılan ve Ukrayna Devlet Başkanı’nın daha fazla para ve silah talebinde bulunduğu görüşmelerin ardından gerçekleşti. Zelenskiy’nin hiçbir ilerleme kaydedemediği bildirildi. Senatör Lindsey Graham görüşme sonrasında basına yaptığı açıklamada “Değişen bir şey yok,” dedi.
Biden yönetimi, kaç Ukraynalının ceset torbalarında eve döndüğüne bakmaksızın, Kiev’deki adamlarını rotadan çıkarmamaya kararlı. Ölü sayısı şu anda yüz binlerle ifade ediliyor. Beyaz Saray, Ukrayna “kazansa da kazanmasa da” savaşı Rusya’yı zayıflatmak ve istikrarsızlaştırmak için elzem görüyor.
New York Times’ta 11 Aralık’ta yayımlanan bir makaleye göre, “Amerikalılar Ukrayna’nın sahip olduğu toprakları elde tutmaya, yıl boyunca malzeme ve kuvvet biriktirmeye odaklanan muhafazakar bir strateji için bastırıyor.” Ukrayna ordusunun talep ettiği Rus topraklarına “derin saldırılar” ile eşleştirilecek olan bu “tut ve inşa et” stratejisi, Moskova’yı içinden çıkılmaz bir çatışmaya sürüklemeyi ve onun için Vietnam benzeri bir felaket yaratmayı amaçlıyor. Önümüzdeki yıl boyunca ortaya çıkacak yaklaşım ne olursa olsun, Washington’da hiç kimse Ukrayna halkı için doğacak sonuçları zerre kadar umursamıyor.
ABD ve NATO üyesi ülkelerdeki egemen sınıfın güçlü kesimlerinde Rusya’ya karşı savaşın tehlikede olduğuna dair endişeler var. Economist’te 30 Kasım’da yayımlanan bir makalede, “Vladimir Putin 24 Şubat 2022’de Ukrayna’yı istila ettiğinden beri ilk kez kazanabilecek gibi görünüyor” uyarısı yapılırken, “kadercilik, rehavet ve şok edici bir stratejik vizyon eksikliği, özellikle Avrupa’da yolumuza çıkıyor,” denildi. Yazı, Putin hükümetinin denizaşırı askeri malzeme tedarik etmenin yanı sıra “küresel güneyi Amerika’ya karşı döndürmeye yardımcı olduğu” endişesini dile getirdi.
Benzer duygular 11 Aralık’ta Washington Post tarafından da dile getirilerek ABD’deki “savaş yorgunluğu” ile Ukrayna’daki “hissedilir halk yorgunluğu” eleştirildi. Yayın kurulu, savaşın durmaması gerektiğinde ısrar ederken “Ukrayna’yı önümüzdeki zor geçecek yıl boyunca idare edecek, çok ihtiyaç duyulan mühimmat, hava savunma mühimmatı ve hava gücü gibi daha sofistike silahları da içeren bir askeri paket” çağrısında bulundu.
ABD Kongresi’nde son yardım paketini engelleyen Cumhuriyetçiler hiçbir şekilde buna karşı değiller. BBC, Zelenskiy’nin ABD Kongre üyeleriyle yaptığı toplantıya ilişkin haberinde Cumhuriyetçi Senatör Graham’ın Kiev’in daha fazla silah talebini reddetmesine rağmen “Ukraynalıların son insana kadar savaşacaklarından şüphesi olmadığını” belirtti.
Cumhuriyetçi Parti Amerikan emperyalizminin kirli denizaşırı gündemini, daha çok gerici iç gündemini güçlendirmek için kullanmaya çalışıyor. Buna ek olarak, partinin bazı kesimleri, Rusya karşıtı harekâtı “asıl” düşman olan Çin’e karşı mücadeleden tehlikeli bir sapma olarak gören askeri ve siyasi seçkin tabakalar adına konuşuyor.
13 Aralık 2023
