Ekvador, Julian Assange’ın siyasi sığınmasını sona erdirmeye çalışıyor

Mike Head
2 Kasım 2018

WikiLeaks’in kurucusu ve yayıncısı Julian Assange, Pazartesi günü mahkeme duruşması sırasında Ekvador hükümetinin avukatı tarafından sözü bir anda kesilmeden önce, hükümeti, Londra büyükelçiliğindeki sığınmasını sona erdirmeye ve onu ABD’ye teslime etmeye çalışmakla suçladı.

Assange, Devlet Başkanı Lenín Moreno hükümetinin ona dayatmaya çalıştığı aşırı sert protokole itiraz ettiği davanın Quito’daki duruşmasında, küçük büyükelçilikten telekonferans yoluyla konuştu.

Julian Assange

Assange, yeni kuralların, Ekvador’un onu zorla dışarı çıkarmaya çalışmasının bir işareti olduğunu ve Moreno’nun çoktan onun sığınmasına son verme kararı aldığını ama henüz resmi olarak emir vermediğini söyledi. Assange daha fazla konuşamadan, Ekvador hükümetinin avukatı Inigo Salvador onun sözünü kesti ve onu, duruşma sırasında siyasi açıklama yapmaması konusunda uyardı.

Moreno hükümetinin Assange’ın Katalan politikacıların gözaltına alınmasını eleştirmesinden sonra onun tüm iletişimini kestiği Mart ayından beri, bu, WikiLeaks yayıncısının dünya önünde yapabildiği ilk konuşmaydı.

Assange, yedi ayı aşkın süredir, maksimum güvenlikli hapishanelerdeki hüküm giymiş suçlulara uygulanandan daha kötü hapis koşullarına tabi tutuluyor ve çocukları ve anne-babası ile görüşmesi bile engelleniyor.

Mahkeme yetkilileri, Assange’ın bu şekilde susturulmasıyla uyumlu olarak, gazetecilere, duruşma sırasındaki herhangi bir açıklamayı kaydedemeyeceklerini söylediler. Yine de, Assange’ın kendisine karşı hazırlananlar konusundaki uyarısına ilişkin haberler dünya çapında yayınlandı. Bu, cesur gazeteciye ve ABD’nin, diğer hükümetlerin ve onlarla sıkı bir şekilde çalışan dev şirketlerin suçlarını ifşa eden sızıntıları yayınlamayı sürdüren WikiLeaks’e yönelik yaygın küresel desteğin bir belirtisidir.

Assange, Moreno hükümetini, yeni şartlarıyla onun “temel haklarını ve özgürlüklerini” ihlal etmekle suçladığı yasal itirazını Ekim ayında yaptı. Söz konusu protokol, onun, “siyasi ya da diğer devletlerin iç işlerine müdahale olarak değerlendirilebilecek” faaliyetlerde bulunmasını yasaklıyor ve sığınmasına, protokolün tüm şartlarına “titizlikle” uymaması durumunda “son verileceği”ni ilan ediyor.

Ekvadorlu yargıç Karina Martinez, ülkenin dışişleri bakanının Assange’ın yaşam koşullarını belirlemekten sorumlu olduğunu söyleyerek, davayı hızla reddetti. Assange’ın hukuk ekibi, kararı derhal temyize götürdü. Avukat Carlos Poveda, “Ekvador devletinin, Assange’ı koruma yönünde uluslararası bir sorumluluğu bulunmaktadır” dedi.

Yeni protokolün hazırlanmasını denetleyip yöneten Ekvador Dışişleri Bakanı Jose Valencia, anlamlı bir şekilde, Assange’ın Ekvador’un kendisini ABD’ye teslim etmek istediği iddiası hakkında yorumda bulunmayı reddetti.

Birçok şirket medyası organı tarafından, kibirli bir şekilde, Assange’ın kedisi ve kişisel temizliği gibi sıradan konular hakkındaymış gibi gösterilen protokol, siyasi sığınma hakkının açık bir ihlalidir. Protokol, WikiLeaks’in kurucusunun, Ekvador ya da onun “herhangi bir başka devlet” ile “iyi ilişkileri” için zararlı sayılan siyasi yorumlar yapmasını yasaklamakla kalmıyor; onun ve iletişim kurduğu ya da onu ziyaret eden herkesin, sonuçların ABD ve Britanya gizli servisleri ile paylaşılacağı bir gözetlemeye tabi tutulacağını da açıkça ortaya koyuyor.

Protokol, ayrıca, Assange’ın, her üç ayda bir, kendi cebinden, sağlık kontrolünden geçmesini şart koşuyor ve doktorların, acil tedaviye ihtiyacı olduğu sonucuna varmaları durumunda, onun büyükelçilikten dışarıya çıkarılmasını tavsiye edebileceklerini belirtiyor. Assange’ın altı yılı aşkın süredir küçük bir alana hapsedilmesinden dolayı kötüleşen sağlığını kötüye kullanan bu koşullar, açıkça, onu büyükelçilikten çıkmaya zorlamak ya da çıkarmaya bir bahane sağlamak için tasarlanmıştır.

WikiLeaks’in kurucusu, 2012’de, İsveç hükümetinin, onun Britanya’da hapsedilmesi için bir bahane olarak ileri sürülen düzmece cinsel saldırı iddialarının ardından, büyükelçilikte sığınma başvurusu yapmak zorunda kalmıştı. Assange’ın Britanya’da hapsedilmesini, ömür boyu hapis ve hatta idamla cezalandırılabileceği uydurma casusluk suçlamalarıyla karşılaşacağı ABD’ye iade edilmesi izleyecekti.

Bir Avustralya yurttaşı olan Assange, Avustralya’daki İşçi Partisi önderliğindeki hükümet Obama yönetimiyle tam işbirliği içinde olduğu ve Assange’ı, zulme karşı yardım ve koruma alma hakkından yoksun bıraktığı için, Ekvador’a başvurmak zorunda kalmıştı. Bu, şimdiki Liberal-Ulusal hükümet tarafından bugüne kadar sürdürülen bir tavırdır.

İsveç’in asılsız iddiaları (şimdiye kadar hiçbir suçlamada bulunulmadı), sonunda, geçtiğimiz yıl düşürüldü, ancak Britanya mahkemeleri, Assange’ın bir Avrupa tutuklama kararı üzerine kefalet şartlarını ihlal ettiği suçlamalarını kaldırmayı reddettiler. Britanya hükümeti, tekrar tekrar, Assange’ın ABD’ye iade edilmeyeceği konusunda garanti vermeyi reddetti.

Washington’ın Assange’ın büyükelçilikten çıkarılması yönündeki baskısı, son haftalarda artmış durumda. Valencia, geçtiğimiz hafta, Reuters’a, hükümetin, Assange’ın durumu hakkında Britanya makamlarıyla diyalog kurma biçimindeki önceki pratiğinden vazgeçerek, artık onun adına araya girmeyeceğini söyledi.

Bu, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin iki önde gelen üyesinin, Moreno’ya tehditkar bir mektup gönderip, ABD ile ilişkileri iyileştirmenin bir koşulu olarak Assange’ı “uygun makamlar”a “teslim etmesi” konusunda ısrar etmesinden sonra geldi. İki parti destekli mektup, ödüllü gazeteci ve yayıncı Assange’ı, “tehlikeli bir suçlu ve küresel güvenliğe yönelik bir tehdit” olarak damgalıyordu.

Virginia’nın Alexandria kentindeki ABD’li federal savcılar, WikiLeaks’e yönelik uzun soluklu bir büyük jüri soruşturması sürdürüyorlar. Bu soruşturma, WikiLeaks, Afganistan ile Irak’taki savaş suçlarını ve ABD’nin dünya genelindeki rejim değişikliği operasyonlarını ve toplu gözetlemesini ifşa eden ABD’nin binlerce gizli dosyasını yayınlayınca başlamıştı. Reuters’ın sözlerini aktardığı bir kaynağa göre, soruşturma, şu anda, CIA’in, bilgisayar korsanlığını ve siber savaş yeteneklerini açığa vuran belgelerinin sızmasına yönelik bir araştırmayı da kapsıyor.

WikiLeaks, son aylarda, Amazon’un bulut verisi merkezlerinin nasıl ABD istihbarat kurumlarına hizmet ettiğini, ABD’nin Göç ve Gümrük Muhafaza (ICE) kurumunun baskıcı operasyonlarını ve Fransa’nın Körfez diktatörlükleriyle silah anlaşmalarını açığa vuran belgeler yayınladı.

ABD’deki Demokratların, Assange’ı, sözde 2016 ABD başkanlık seçimlerini manipüle etme yönündeki bir Rus komplosuna bulaştırma girişimleri devam ediyor. Uydurmalara, çarpıtmalara ve apaçık yalanlara dayanan bu iddialar, WikiLeaks’in, Demokratik Parti Ulusal Komitesi’nin partinin 2016 başkanlık ön seçimlerine Hillary Clinton lehine hile karıştırma çabalarını ve Clinton’ın bankacılara yaptığı ve onun bir Wall Street maşası ve savaş kışkırtıcısı olarak rolünü belgeleyen konuşmalarının dökümlerini ifşa eden e-postaları yayınlamasından kaynaklanıyor.

Assange’a ve WikiLeaks’e karşı yoğunlaşan adımlar, ABD hükümetinin ve büyük teknoloji şirketlerinin internette bir sansür rejimi dayatma; savaş ve hükümet karşıtı, sosyalist görüşlere erişimi kısıtlama yönelimiyle doğrudan bağlantılıdır.

Kapitalist egemen çevreler, daha kapsamlı olarak, dışarıda büyük savaşlara ve içeride baskıya hazırlanırken, militarizme, toplumsal eşitsizliğe ve demokratik haklara yönelik saldırıya karşı mücadele eden herkesin gözünü korkutmak amacıyla, Assange’ı sonsuza dek kilit altında tutmak istiyorlar.

Assange’a karşı artan tehditlere, kapitalist sistemi ve onun savaşlarını, eşitsizliği ve sansürü ortadan kaldırmak için daha kapsamlı bir mücadelenin parçası olarak, onun derhal ve koşulsuz serbest bırakılması talebiyle uluslararası işçi sınıfının mümkün olan en geniş seferberliği ile yanıt verilmesi gerekliliğinin nedeni budur.