Güvenlik ve Dördüncü Enternasyonal

Sylvia Ageloff ve Lev Troçki suikastı – I. Bölüm

Lev Troçki, 20 Ağustos 1940’ta Meksiko’ya bağlı Coyoacán’da Stalinist ajan Ramón Mercader tarafından suikasta uğradı. Mercader’in bu büyük devrimciye yaklaşabilmesi, Sosyalist İşçi Partisi (SWP) üyesi Sylvia Ageloff ile olan ilişkisi aracılığıyla mümkün olmuştu. Suikastın ardından Ageloff, kendisini Mercader tarafından aldatılmış masum bir kurban olarak sundu ve SWP bu iddiaya hiçbir zaman itiraz etmedi.

Bu yazı dizisi, Troçkist hareketin Ageloff’un rolüne yönelik ilk sistematik soruşturmasını oluşturuyor ve Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin Güvenlik ve Dördüncü Enternasyonal soruşturmasını devam ettiriyor. Dizi dört bölüm halinde yayımlanacak.

Giriş

Stalinist ajan Ramón Mercader, 20 Ağustos 1940 günü öğleden sonra Meksiko’nun Coyoacán banliyösünde Lev Troçki’ye suikast düzenledi. Ertesi akşam, saldırıdan 26 saat sonra, 1917 Ekim Devrimi’nin iki önderinden biri olan Troçki, Mercader’in açtığı yaradan dolayı öldü.

Lev Troçki cinayeti, 20. yüzyılın en önemli siyasi suikastıdır. Bu cinayet, uluslararası işçi sınıfını, Lenin ile beraber 20. yüzyılın en büyük Marksist teorisyeni ve devrimci önderi olan kişiden yoksun bıraktı. Troçki’nin ölümü, 1938’de kurulmasında belirleyici bir rol oynadığı Dördüncü Enternasyonal’i ciddi biçimde zayıflattı ve dünya sosyalist hareketinin sonraki on yıllardaki gelişimini baltaladı.

Sovyet Stalinist rejiminin yalan inkârlarına rağmen, tüm dünyada hemen suikastçının Sovyetler Birliği gizli polis teşkilatı GPU’nun ajanı olduğu kabul edildi. Ancak 35 yıl boyunca, dünya, komplonun geniş ölçeği ve Stalinist rejim tarafından suikastı hazırlamak ve gerçekleştirmek için kullanılan ajanlar ağı hakkında çok az şey biliyordu. “Jacques Mornard” ve ardından “Frank Jacson” adıyla anılan adamın gerçek kimliği 1950’ye kadar kesin olarak belirlenememişti. Troçki’nin güvenliğinden sorumlu olan başlıca siyasi parti, o dönem Dördüncü Enternasyonal’in ABD’deki sempatizan şubesi olan Sosyalist İşçi Partisi (SWP), GPU’nun saldırıdan önceki yıllarda Troçkist harekete küresel ölçekte sızma çabalarına yönelik sağlam bir soruşturma yürütmemekle kalmadı, aynı zamanda GPU’nun kendi örgütü içine üst kademede sızdığını kabul etmeyi reddederek kanıtları doğrudan örtbas etmişti. SWP önderleri, GPU ve FBI ajanlarının Troçkist harekete sızmasının teşhir edilmesi şöyle dursun, bundan söz edilmesini bile “ajan suçlaması” olarak topa tutuyordu.

Lev Troçki (1879-1940)

Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi (DEUK), Mayıs 1975’te, Troçki suikastına yönelik bir soruşturma başlattı. Soruşturmanın, Güvenlik ve Dördüncü Enternasyonal başlığı altında yayımlanan bulguları, suikasta karışan uluslararası GPU ajanları ağını tespit etmişti. Bunlara, Troçki’nin ölümünden sonra on yıllarca SWP içinde kalan ajanlar da dahildi.

Uluslararası Komite’nin çalışmasını baltalama yönündeki çabalara rağmen, Güvenlik ve Dördüncü Enternasyonal soruşturması devam etti ve olağanüstü önemde bulgulara ulaştı.

Soruşturmayı başlatma kararının ardından, suikastla ilgili Washington, D.C.’deki Ulusal Arşivler’de saklanan kritik, yayımlanmamış ABD hükümeti belgeleri, DEUK’un Britanya şubesinin gazetesi Workers Press’in editörüAlex Mitchell tarafından ortaya çıkarıldı. Ağustos 1975’te, Amerikalı Troçkist David North, DEUK adına hareket ederek, San Francisco’da Mark Zborowski’nin yerini tespit edip fotoğrafını çekti. Zborowski; 1941’de Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etmeden önce, 1930’larda, Troçki’nin oğlu Lev Sedov, Troçki’nin siyasi sekreterleri Erwin Wolf ile Rudolf Klement ve GPU’dan ayrılıp Dördüncü Enternasyonal’e desteğini ilan eden Ignace Reiss’ın Stalinistlerce öldürülmesine yol açan bilgilerin sağlanmasında merkezi bir rol oynamıştı. Güvenlik ve Dördüncü Enternasyonal soruşturmasının vardığı ilk sonuçlar, 1975 sonunda GPU Troçki’yi Nasıl Öldürdü başlığı altında yayımlandı.

Mitchell ve North, Aralık 1976’da Meksiko’ya giderek suikastı çevreleyen olaylara tanık olan kişilerle görüştüler. ABD’deki soruşturmanın daha da ilerlemesi, SWP lideri James P. Cannon’ın 1938’den 1947’ye kadar kişisel sekreteri olan Sylvia Caldwell’in (evlenmeden önceki soyadı Callen) bir GPU ajanı olduğunu kanıtladı. DEUK, Troçki’nin 1937-1940 yılları arasında Meksika’daki sekreteri olan ve 1979’daki ölümüne kadar SWP’nin en önemli önderlerinden biri olacak olan Joseph Hansen’in bir GPU ajanı ve daha sonra bir FBI muhbiri olduğunu ortaya koyan belgeler keşfetti. Casus ve hükümet muhbiri olarak faaliyetinden beklenebileceği üzere, onlarca yıl boyunca SWP önderliği içinde “ajan suçlaması” yapmanın en kararlı karşıtı Joseph Hansen olmuştu. Hansen’in faaliyetleri, Troçkist hareketin güvenliğini GPU’nun (daha sonra KGB olarak bilinir) ve FBI’ın yıkıcı ve ölümcül faaliyetlerine karşı savunmaya çalışanların “paranoyak” olarak yaftalanmasını da içeriyordu.

Güvenlik ve Dördüncü Enternasyonal’in ilk bulguları, 1975-1978 yılları arasında yayımlandı. Daha sonraki gelişmeler –özellikle Alan Gelfand’ın hükümete karşı Sosyalist İşçi Partisi içinde casusluk yaptığı için açtığı dava yoluyla elde edilen belgeler– Uluslararası Komite’nin soruşturmasının en kritik unsurlarını tamamen doğruladı. 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağıtılmasının ardından GPU-KGB gizli polis belgelerinin açığa çıkmasıyla daha fazla doğrulama elde edildi.

Yakın zamanda, Güvenlik ve Dördüncü Enternasyonal’in bulgularından ve ayrıca Meksika’daki devlet arşivlerinden çıkan ek belgelerden yararlanan bağımsız araştırmacıların çalışmaları, Troçki suikastının nasıl planlanıp gerçekleştirildiğine dair çok ayrıntılı bir kavrayışı mümkün kılan önemli kanıtları ortaya çıkardı.

Uluslararası Komite, bu yeni bilgileri analiz ederek –ve onları Sylvia Ageloff’un kişisel geçmişinin yanı sıra görünüşte bir SWP üyesi iken yürüttüğü siyasi faaliyetlerinin ve Ramón Mercader ile yakın çalışma ilişkisinin incelenmesi ile birleştirerek– artık Ageloff’un Troçki suikastının düzenlenmesinde oynadığı kritik rolün kesin bir açıklamasını sunabilmektedir.

Aşağıdaki açıklama, Ageloff’un, Mercader tarafından Troçki’ye yaklaşabilmek için kullanılan, aldatılmış masum bir kişi olduğu şeklindeki 80 yıllık itiraz edilmemiş anlatıyı çürütmektedir. Bu şekilde bilinen karakter, suikastın hemen ardından Ageloff ve Mercader tarafından uydurulmuştu. “Zavallı Küçük Sylvia”nın acıklı hikâyesinin gizlediği asıl gerçekler hiçbir zaman ciddi bir şekilde soruşturulmadı. Bu anlatı mitik bir hal aldı. Ancak bu mitin aslında hiçbir temeli bulunmamaktadır.

Bu mitin kabulü, Ageloff-Mercader ilişkisinin en şüpheli ve hatta inanılmaz yönlerini en masum ve politik olmayan bir şekilde yorumlamayı gerektiriyordu. Buna göre Ageloff, “kader kurbanı” olarak görülmeliydi: sorumluluğu olmayan, hayatta körü körüne dolaşan ve yaklaşık iki yıldır birlikte yaşadığı adamın gizemli yaşam öyküsündeki apaçık ve tuhaf çelişkileri fark edemeyecek kadar aptal bir kadın.

Ancak mitin yerini olgusal kayıtların objektif bir şekilde incelenmesi aldığında, Brooklynli bu genç kadın bambaşka bir şekilde görünür. Ageloff, 1938’den 1940’a kadar, herhangi bir masum açıklamayı savunulamaz kılacak biçimde, GPU’nun Troçki'yi kuşatma ve öldürme çabalarını sürekli olarak ilerleten kasıtlı bir davranış sergilemiştir.

Suikastın hazırlanışının her aşamasında, Mercader’i Troçkist harekete ve nihayetinde Coyoacán’daki müstahkem villaya entegre etmede belirleyici rol oynayan kişi, Sylvia Ageloff’tu. Mevcut soruşturmanın vardığı sonuç şudur: Ageloff, bir GPU ajanıydı ve Lev Troçki suikastında Ramón Mercader’in suç ortağıydı.

1940’ta Meksika polisi suikastla ilgili tek eş zamanlı soruşturmayı yürütmüş ve Ageloff’un Troçki cinayetinde suç ortağı olduğunu belirlemişti. Meksikalı yetkililer, onu tutuklayıp hapse attı, cinayetle suçladı ve yargıladı. Ageloff, Amerikan makamlarının diplomatik müdahalesiyle mahkûmiyetten kurtulmuş görünüyor. O dönem SWP, Ageloff hakkında devam eden Meksika soruşturmasını rapor etmedi ve üyelerini bu konuda bilgilendirmedi. SWP, Ageloff’un Troçki cinayetine yol açan olaylar zincirindeki rolüne dair kendini aklayan açıklamasını sorgulamadı. Bu nedenle mevcut soruşturmanın “Zavallı Küçük Sylvia” mitini inceleyerek başlaması gerekiyor.

Sylvia Ageloff miti

Ageloff ve Mercader

Olayların bilinen versiyonuna göre Sylvia Ageloff, Brooklynli saf ve basit bir sosyal hizmet görevlisiydi. Görünüşte ilgiye aç bu SWP üyesi, gösterişli Jacques Mornard (bu, suikastçının kullandığı birçok sahte isimden biri ve tanıştıklarında kullandığı addı) tarafından çabucak baştan çıkarılmıştı. Mornard, Ageloff’un duygusal zayıflıklarını ve deneyimsizliğini acımasızca sömürmüş ve sonunda onu Troçki’nin evine girmek için kandırmıştı.

Mercader, saldırıyı gerçekleştirmek için, olaylardan habersiz Ageloff’un farkında olmadan sağladığı açıklığı kullanmıştı. Bu anlatıya göre Ageloff, Mornard ile yaklaşık iki yıl süren çok yakın ilişkisi sırasında, onun göstermelik öyküsündeki apaçık çelişkileri gözden kaçırmış ya da önemsememişti. Birden çok isim kullanması, aile geçmişi hakkında apaçık yalanlar söylemesi, gizemli iş faaliyetleri ve büyük miktarda paraya açıklanamayan erişimi bunlar arasındaydı.

Üç maymunu tek bir kişide toplayan Ageloff, hiçbir kötülük görmemiş, hiçbir kötülük duymamış ve en önemlisi de, hiçbir kötülük yapmamıştı.

Ageloff’u eylemlerinin sonuçlarına ilişkin her türlü cezai sorumluluktan kurtaran bu hikâye, aslında Mercader tarafından uydurulmuştu. Mercader, tutuklandıktan sonra polis sorgusunda “Sylvia’nın bununla hiçbir ilgisi yok,” diyordu. [1] Mercader, 1978’de Küba’da ölene kadar bu hikâyeye bağlı kaldı. Erkek kardeşi Luis Mercader, sonradan Ramón hakkında “Kendine asla ihanet etmedi,” diyecekti. [2] Ramón Mercader’in avukatı Eduardo Ceniceros, müvekkilinin ölümünden sonra şunu söylüyordu: “En büyük fırtınalardan geçmesine rağmen hiç kimseye asla bir şey itiraf etmedi.” [3]

Suikastçının –Stalinist gizli polisle bir ilişkisinin olduğunu inkâr ederken bile– Ageloff için sunduğu mazeret, “Zavallı Küçük Sylvia”nın acınası imajının temeli oldu.

Uzun zamandır iddia edildiğine göre Ageloff, Mercader’in ihaneti karşısında o kadar şok olmuştu ki, histerik hale gelmiş ve Meksika polisi veya saldırıyı araştıran ABD federal ajanları tarafından sorulan soruları yanıtlayamamıştı. Ageloff, anlayamadığı bir dramın içine çekilmiş sadık bir SWP üyesi olduğunu savundu. Travma geçirmiş gibi görünen Ageloff, Troçkist hareketten ayrıldı ve bir daha asla radikal politikaya karışmadı. Suikastın hemen sonrasında, Meksika hükümeti dışında hiç kimse –en azından SWP– suikastçı tarafından Ageloff’a sağlanan mazereti eleştirel bir şekilde incelemekle özellikle ilgilenmedi.

Cinayet üzerine çekilen iki ana film, Joseph Losey’in The Assassination of Trotsky (1972) ve Antonio Chavarrías’ın The Chosen (2016) filmleri, bu miti cinayet planına dair açıklamalarının merkezine yerleştirdi. Ageloff’a gelince, hayatının kalan 55 yılını hali vakti yerinde bir bilinmezlik içinde geçirdi. Rahat bir Manhattan dairesinde ikamet eden Ageloff, sonunda, 1995 yılında, 86 yaşında, bir 20. yüzyıl trajedisinde nasıl bu kadar kritik bir rol oynadığına dair ayrıntılı bir açıklama yapmadan öldü.

Sylvia Ageloff

Troçki’yi öldürmek için kurulan komplonun dikkatlice yeniden kurgulanmasından şu inkâr edilemez gerçek ortaya çıkmaktadır: Olaylar zincirinden Ageloff çıkarıldığında, 20 Ağustos 1940’ta bir suikast olmayacaktı. Sylvia Ageloff ile ilişkisinin sağladığı imkân olmasaydı, Mercader, Troçki’nin konutuna giremezdi. Suikast öncesinde, “Sylvia’nın nişanlısı gerçekte kim?” diye sormuş olmak, hem Mercader’i hem de Ageloff’u çevreleyen bir dizi soruya kapı açacaktı. “Jacques Mornard-Frank Jacson”ın iyi niyetlerinin en üstünkörü şekilde incelenmesi bile (bu, 24 Mayıs 1940’ta Stalinist ajanların Troçki’nin hayatına kastetmesinden sonra kesinlikle gerekli bir görevdi), onu şüphenin hedefi haline getirir, Troçki’ye erişimini keser ve şu soruyu gündeme getirirdi: “Sylvia Ageloff onu neden buraya getirdi?”

Bu, Troçki’nin ölümünden altı hafta sonra, SWP önderi James P. Cannon’ın 28 Eylül 1940’ta düzenlenen bir SWP genel kurulunda yaptığı konuşmada aşağı yukarı itiraf edilmişti:

Hareketimizde, geçmişten bir kalıntı olarak belirli bir dikkatsizlik var. İnsanların, hatta önde gelen konumlarda olanların geçmişlerini (nereden geldiklerini, nasıl yaşadıklarını, kiminle evli olduklarını vb.) yeterince derin biçimde araştırmadık. Geçmişte, ne zaman -devrimci bir örgüt için temel olan- bu tür sorular ortaya atılsa, küçük burjuva muhalefet, “Aman tanrım, yoldaşların özel yaşamına karışıyorsunuz!” diye haykırırdı. Evet! Evet, bizim yaptığımız, daha doğru bir ifadeyle, yapmakla tehdit ettiğimiz şey (geçmişte böyle bir şey hiç yaşanmamıştı) tam da budur. Eğer biz bu tür konuları biraz daha dikkatli biçimde araştırmış olsaydık, geçmişteki kimi kötü şeyleri önleyebilirdik. [4]

Cannon’ın ayrıntılara girmediği bu sözleri, SWP’nin Coyoacán’da Troçki’yi çevreleyen ve partide “önde gelen konumlardaki” insanları soruşturmamış olduğunun itirafıydı.

Cannon, daha fazla soru sormak ve “bu tür konuları biraz daha dikkatli biçimde araştırmış” olmak gerektiğini belirtiyordu. Bu, en hafif deyimle, yetersiz kalan bir ifadedir. Cannon bu sözleri söylediğinde, Sylvia Ageloff, cinayet suçlamasıyla Meksika polisi tarafından gözaltına alınmıştı. Fakat Cannon’ın yaptıkları sözlerini tutmadı. SWP, Troçki’nin ölümünden sonra Ageloff hakkında tam bir sessizliğe büründü ve onun bilinmezliğe çekilmesine izin verdi. SWP’nin gazetesi The Militant, suikasttan sonra Ageloff’un tutuklandığını haber yapmadı ve 1950’de Ageloff, Temsilciler Meclisi’nde Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi’nin önüne çıktığında, onun orada verdiği ifadeden söz etmedi.

Mit ile gerçek arasındaki çelişkiler: Sylvia Ageloff kimdi?

Bu araştırma Sylvia Ageloff ile ilgili kritik soruları inceliyor: Aile geçmişi neydi? Siyasi geçmişi neydi? Stalinistlerle arkadaşları ya da ailesi aracılığıyla kişisel bağlantıları var mıydı? Hareketle nasıl tanışmış ve eğer varsa, Troçki’ye olan yakınlığını haklı çıkaracak ne tür katkılar yapmıştı? Meksika’daki yetkililer, Ageloff’un suçluluğu veya masumiyeti konusunda neye inanıyorlardı? Gerçekler, Ageloff’un mazeretiyle ne kadar uyumluydu?

Bu sorular artık olgusal kayıtlara dayanarak cevaplanabilir. Bu kayıtlar şunları içermektedir: Ageloff’un önemli akademik eğitimiyle ilgili bilgiler, basında yer alan haberler, Ageloff ve Mercader’i tanıyanların eşzamanlı gözlemleri, Ageloff ailesinin Ageloff ve Mercader’in Meksika davası sırasında yaptığı açıklamalar, suikastla ilgili yayınlar, Güvenlik ve Dördüncü Enternasyonal soruşturması tarafından ortaya çıkarılan FBI raporları ve diğer değerli materyaller.

Bu soruşturma ayrıca tanınmış Meksikalı kriminolog Martin Gabriel Barrón Cruz tarafından yazılan ve Meksika’nın federal kriminoloji dairesi tarafından yayımlanan “Lev Troçki Cinayetinde İdari İşlemler” (Meksika Ulusal Ceza Bilimleri Enstitüsü, 2018) gibi yakın dönemde İspanyolca olarak yapılan araştırmalardan da yararlanmaktadır. Adı geçen çalışma, Meksika tarihindeki bu en önemli cezai soruşturmanın ayrıntılı bir geriye dönük analizini içermekte ve Ageloff ile Mercader aleyhine açılan ceza davasındaki kritik yasal dosyaların bir kopyasını kapsamaktadır.

Bu makale aynı zamanda İspanyolca yazılmış iki önemli kitaba gönderme yapıyor: Gregorio Luri’nin Vaadedilmiş Gökyüzü: Stalin’in Hizmetindeki Bir Kadın (Editorial Ariel, 2016) ve Eduard Puigventós López’in Ramón Mercader: Buz Baltalı Adam (Now Books, 2015).

Bu kanıt niteliğindeki kayıtlara dayanarak mitsel Sylvia Ageloff’u gerçekte var olan kişiyle karşılaştırmak mümkündür.

“Zavallı Küçük Slyvia” mitinin sürüp gitmesi için Sosyalist İşçi Partisi’nin ona yüklediği ve sonradan kurgusal sinema anlatılarında popülerleşen, saf, deneyimsiz sosyal hizmet görevlisi karakterinin, yani Bayan Yalnız Kalpler’e mektup göndermiş olabilecek bir kişinin, eleştirisiz kabul edilmesi gerekir. Bu mitin kalıcılığı asla sorgulanmamasına bağlıdır, çünkü uydurulmuş kişinin gerçek Ageloff ile hiçbir ilgisi yoktur.

Soruşturma zorunlu olarak Ageloff ailesinin incelenmesi ile başlamaktadır.

Samuel Ageloff

Sylvia Ageloff, evde Rusça konuşan Rus göçmeni Samuel Ageloff (1884–1972) ile Anna Maslow (1881–1930) çiftinin kızı olarak 1909 yılında doğdu. Samuel, Belarus’ta bulunan Lepel’de dünyaya gelmiş ve 1900 civarı ABD’ye göç ederek 1902’de Anna ile evlenmişti. Anna’nın ölümünden sonra Samuel tekrar evlendi.

Samuel Ageloff, emlak sektöründe varlıklı bir iş adamı haline geldi. Ageloff kız kardeşlerin yaşamlarına dair kurgulanmış bir anlatı olan The Two Sisters of Coyoacán’ın yazarı Roberta Satow’a göre:

1917’ye kadar esas olarak aile konutlarının yeniden düzenlenmesiyle ilgilenmişti ancak daha sonra kamuya açık garajların yapımında öncü oldu. Ayrıca Coney Island ve Bensonhurst’te konutlar ve Flatbush Caddesi’nde mağazalar inşa etti. Daha sonra Williamsburg’da apartmanlar inşa etti ve doksan dokuz yıllığına ofis binaları kiraladı. Müzik Akademisi’nin karşısındaki bir ofis binası da dahil olmak üzere ofisler kiraladı. [5]

Satow’un hikâyesi kurgusal olsa da, Samuel Ageloff hakkında topladığı arka plan bilgileri gerçekle örtüşmektedir. Satow’un araştırması, Samuel Ageloff’un Coney Island’da 48, Bensonhurst’te 65 ev ve Brooklyn’de bulunan Flatbush Caddesi’nde de birçok mağaza inşa ettiğini tespit etmişti. Samuel Ageloff 1929’da Manhattan’daki East Third Street ve Fourth Street’te bulunan iki Ageloff Kuleleri’ni inşa etti. [6]

Samuel Ageloff’un reklamı, Brooklyn Daily Eagle, 1923

Satow, Dünya Sosyalist Web Sitesi’ne yaptığı açıklamada, “Bu, çok zengin bir aileydi,” diyordu. [7] Başarılı iş adamlarının dışında, ailede sanatçılar ve psikologlar vardı. WSWS, Ageloff’ların bir akrabası ve mesleği psikolog olan Amy Feld ile konuştu. Feld, kız kardeşlerin Fransız-Rus ressam Marc Chagall ve “ihtiyaçlar hiyerarşisi” teorisini geliştiren, uluslararası üne sahip psikolog Abraham Maslow ile akrabalık bağı olduğunu söyledi.

Ageloff’ların dört kızı; Lillian (1902–1986), Hilda (1906–1997), Sylvia (1909–1995), Ruth (1913–2009) ve iki oğlu vardı; Allan (1903–1997), Monte (1907–1965). Sylvia oldukça siyasi bir aileden geliyordu ve kız kardeşlerin üçü gençlik dönemlerinde sosyalist harekete girmişti.

Hilda Ageloff

2 Eylül 1931’de Brooklyn Daily Eagle, Hilda Ageloff’un Sovyetler Birliği’ne gittiğini ve Sovyetler Birliği Halk Eğitimi Komisyonu üyesi –Lenin’in eşi– Nadejda Krupskaya ile röportaj yaptığını bildiriyordu. Bu gezi, Troçki’nin Türkiye’ye sürgün edilmesinden iki yıl sonra, Sovyetler Birliği’ndeki destekçileri Stalinist rejim tarafından zulüm görürken gerçekleşiyordu. Bir zamanlar Troçki’ye sempatiyle yaklaşmış olan Krupskaya, uzun süre önce Sol Muhalefet’i alenen suçlamaya zorlanmıştı.

Brooklyn Daily Eagle, 2 Eylül 1931

Brooklyn Daily Eagle’a göre:

198 Westminster Road’dan Bayan Hilda Ageloff, bugün, üç buçuk aylık Rusya seyahatinin en önemli kısmından, Madam Lenin ile yaptığı röportajdan bahsetti.

Bayan Ageloff, ortak çiftliklerde ve şehirlerde çocukların bakıldığı anaokullarında ve kreşlerde kullanılan yeni ilerici eğitim yöntemleri hakkında özel bir çalışma yaptığı için, Madam Lenin’e birçok soru sormak istiyordu…

Bir görüşme ayarlamak kolay olmadı. Yabancı gazetelerden birçok muhabir geri çevrilmişti… Ancak zorluklar aşıldı ve sonunda bir gün Bayan Ageloff, kendisini Rusya’nın kurtarıcı olarak saygı duyduğu adamın karısının huzurunda buluverdi.

Hilda Ageloff’un şunları söylediği aktarılıyor: “Devrimden sonra bu çalışmaya başladıklarında bu mümkün olamazdı ancak Madam Lenin, halkın Komünizm ilkelerine kazanıldığına inanıyor.”

Yazı şöyle sona eriyordu: “Bayan Ageloff da Madam Lenin’in coşkusunu paylaşıyor ve ilerici eğitim hareketiyle daha fazla çalışma yapmak için Rusya’ya dönmeyi planladığını söylüyor.”

27 Aralık 1931’de, New York Times, Hilda Ageloff imzalı “Sovyetler, Okul Öncesi Çalışmalarını Zorluyor. Büyük Adımlar Atıldığı Bildirildi” başlıklı yazıyı yayımladı. Bu makale, “Modern Eğitim Dünyasının Eğilimleri ve Gelgitleri” başlıklı bir Pazar serisinin başyazısıydı.

Hilda Ageloff’un makalesi, Sovyetler Birliği’ndeki eğitim sisteminin Stalinizm yanlısı bir anlatımıydı ve Stalinist bürokrasiyi yüceltiyordu. Bu, ancak bir Stalinist veya Stalinizm sempatizanı tarafından yazılabilecek türde bir makaleydi.

Ageloff’un yazısı, özellikle, “Lunaçarski’nin Halk Eğitimi Komiseri görevinden alınmasından beri” Sovyetler Birliği’ndeki “yetkili makamlar” tarafından kaydedilmiş ilerlemeleri övüyordu. Anatoli Lunaçarski, 1929’da, bürokrasinin, Sovyetler Birliği’nden sürülmüş olan Troçki ile ilişkili herkesi açığa alma sürecinde görevden alınmıştı.

Hilda Ageloff’un makalesi, “yetkili makamlar şimdi ana sanayi merkezlerinde ve kolektifleştirilmiş çiftlik bölgelerinde istikrarlı bir inşa programı başlattılar” övgüsünde bulunuyordu. Stalinist anlatıyı eleştirisiz bir şekilde ileri süren Ageloff, şöyle yazıyordu: “Yetkili makamlar sıkı mücadele ediyor” ve “büyük ve insani bir işin” üstesinden geliyorlar. Hilda Ageloff, Pravda’da yazıyormuşçasına, “bir sonraki Beş Yıllık Plan”ın başarısı, “geleceğin ebeveynleri olan genç komünistlere bağlı olacak,” diyordu.

Bazı Amerikalılar bu dönemde mesleki ve kültürel değişim amacıyla Sovyetler Birliği’ne seyahat edebilmiş olsa da, artık ölmüş olan Lenin’in, Sovyetler Birliği’nin en önde gelen isimlerden biri olan eşi ile devletin eğitim politikasını tartışmak için bir toplantı ayarlamak, Brooklyn Daily Eagle’ın belirttiği gibi, “kolay değildi.” Hilda Ageloff, Sovyet hükümetinin en üst kademelerinin, yani bizzat Stalin’in onayını almadan Lenin’in eşiyle görüşemezdi. Hilda’nın seyahatini mümkün kılan Sovyet yetkili makamları, Ageloff ailesine güveniyordu.

Avrupa seyahatinde Hilda’ya kız kardeşleri de eşlik etmişti ancak onunla Rusya’ya gidip gitmedikleri belli değil. Ancak Gregorio Luri, Mercader ailesine dair biyografisinde şöyle yazıyor: “Üç kız kardeş, Ağustos 1931’de, insanlığın geleceğinin SSCB’den geçtiğine ikna olmuş bir şekilde, Amerika Birleşik Devletleri’ne geri döndü.” [8] O sırada Sylvia 22; Ruth ise sadece 18 yaşındaydı.

Ruth Ageloff

Sylvia’nın küçük kız kardeşi Ruth Ageloff da politik bir yaşam sürüyordu ve yine karmaşık bir siyasi aileden biriyle evlenmişti.

Young Sidney Hook: Marxist and Pragmatist adlı kitabın yazarı Christopher Phelps’e göre, Ruth ve Sylvia, öğrenci oldukları New York Üniversitesi’nde (NYU) öğretim görevlisi olan James Burnham ile Hook’un tavsiyesiyle, radikal vaiz A.J. Muste önderliğindeki solcu bir parti olan Amerikan İşçi Partisi’ne (AWP) katılmaya teşvik edilmişti. [9] Phelps, biyografik bir dipnotta, dikkat çekici bir şekilde, Ageloff kız kardeşler “o zamandan beri tüm röportajları reddettiler ve bu biyografi için görüşme teklifini geri çevirdiler,” diye belirtiyordu. [10]

Ruth Ageloff ayrıca 1937’de, 23 yaşındayken, Meksiko’da Troçki’nin sekreteri olarak görev yaptı. Bu pozisyonu tam olarak nasıl elde ettiği belli değil. Büyük olasılıkla, buna kendisi gönüllü olmuştu. Amerikalı Troçkistlerin sürdürdüğü gevşek güvenlik önlemleri göz önüne alındığında, Rusçasının akıcı olması onun Meksika’ya gönderilebilmesine yetiyordu. Bu, Stalinistlerin ajanları SWP’nin dar kadrosunun içine sızdırmak için kullandıkları bir yöntemdi. Bundan bir yıl sonra, 1938’de, Chicago’dan Sylvia Callen adlı bir Stalinist, New York’a taşındı ve SWP’nin ulusal bürosunda çalışmayı teklif etti. Callen, birkaç ay içinde, SWP önderi James P. Cannon’ın kişisel sekreteri oldu.

Time dergisindeki bu fotoğrafta, Hilda ve Ruth Ageloff, Troçki ile birlikte görünüyor

New York Times’ın Ruth Ageloff’un (evlendikten sonraki soyadı Poulos) ölümünün ardından 4 Şubat 2009’da yayımladığı ölüm ilanında şunlar yazıyor:

POULOS—Ruth G. 13 Kasım 1913 – 31 Ocak 2009. John G. Poulos’un dul eşi, Rus göçmenleri Anna Maslow ile Samuel Ageloff’un kızları ve Ageloff kardeşlerin sonuncusu. Lisans; New York Üniversitesi ve yüksek lisans; Columbia Üniversitesi, Psikanaliz Ulusal Psikoloji Derneği mezunu. 1936’da [metinde aynen böyle geçiyor] ve 37’de Lev Troçki’ye ve John Dewey Komisyonu’na sekreterlik yaptığı Meksiko’da yaşadı. 50’li yaşlarında psikoterapist oldu ve 80’li yaşlarına kadar çalışmalarını sürdürdü. [11]

Troçki, Ocak 1937’ye kadar Meksika’ya gelmemişti. Ruth, Meksika’da Troçki için çalışıyordu ve Sylvia’ya bakılırsa, James P. Cannon tarafından tavsiye edilmişti. Meksikalı kriminolog Martín Gabriel Barrón Cruz, suikasttan sonra Meksikalı yetkililerin “Ruth’u Troçki’ye kimin önerdiği konusunda Sylvia’yı sorguladığını ve onun Cannon olduğunu itiraf ettiğini” yazar. Sylvia, sorguda, “‘Amerika Birleşik Devletleri’nde herhangi bir kişi Troçki ile ilişki kurmak istediğinde bunun Sosyalist İşçi Partisi [12] aracılığıyla yapıldığını [ve bu şekilde kız kardeşinin] kendisini Troçki’ye tanıtan bir kart aldığını’” kaydetmişti. [13]

Ruth’un siyasi hayatı Meksika’daki işinden sonra da devam etti. Haziran 1940’ta, Meksiko’dan döndükten sonra Ruth, 1930’ların grev hareketi sırasında öne çıkan, 1938’de Sanayi Örgütleri Kongresi’nin kuruluş kongresinde delege ve Sosyalist İşçi Partisi Ulusal Komite üyesi olan sendikacı John Poulos (1911–1980) ile evlendi. Poulos daha sonra, Max Shachtman başkanlığındaki İşçi Partisi’ne katılmak üzere SWP’den ayrılacaktı. Ölene kadar Shachtmancı harekette aktif yer alan John Poulos, hareketin yayını Labor Action’da düzenli olarak yazdı.

Poulos’un kardeşi ve ömür boyu sıkı işbirlikçisi olan Constantine Poulos, II. Dünya Savaşı sırasında, Britanya istihbaratı tarafından finanse edilen ve Britanya’nın istihbarat unsurlarına basın kartı sağlamak için kullanılan Overseas News Agency tarafından istihdam edildi. [14] Ayrıca karmaşık bir siyasi geçmişi olan Constantine, görünüşe göre bir Stalinistti. Yunan İç Savaşı sırasında, Constantine Poulos, Komünist Parti tarafından yönetilen EAM-ELAS milislerinin arasına giren ilk Amerikalı gazeteciydi. İç savaştan sonra, ABD’li müzakerecileri Stalinist EAM-ELAS liderliği ile buluşturan bir aracı işlevi gördü. Constantine daha sonra Komünist Parti ile olan bağları nedeniyle monarşist hükümet tarafından Yunanistan’dan sınır dışı edildi. John ise 1950’lerde kara listeye alındı ve Birleşik Otomotiv İşçileri (UAW) sendikasındaki görevinden uzaklaştırıldı. [15]

John Poulos ile Ruth Ageloff, John’un 1980 yılındaki ölümüne kadar evli kaldı. Çiftin, daha önce annesi ve teyzeleri hakkında röportajlar vermiş olan oğlu Eric Poulos, bu satırların yazarının görüşme talebine yanıt vermedi.

Sylvia Ageloff

Sylvia Ageloff, 1938 ilkbaharında Avrupa’ya seyahat etmeye karar verdiğinde 29 yaşındaydı. Ageloff, kız kardeşi Hilda’nın yedi yıl önce Sovyetler Birliği’ne yaptığı geziden bu yana çok seyahat etmiş, yüksek lisans yapmış ve sosyalist siyasete derinlemesine dahil olmuştu.

Ageloff, İngilizcenin yanı sıra bilindiği kadarıyla Fransızca ve Rusçayı akıcı bir şekilde konuşuyordu. Liseyi drama uzmanlığı ile bitirmişti. Oyunculuk becerilerini daha sonra Troçki suikastının ardından uygulamaya koyacaktı. Ageloff, liseden mezun olduktan sonra eğitimine devam etti. Kadınların kolej/üniversite eğitimi almasının nadir olduğu bir dönemde, hem New York Üniversitesi’nden psikoloji diploması aldı hem de yüksek lisans dereceleri yaptı. Ageloff, 1934’te Columbia Üniversitesi’nden çocuk psikolojisi alanında yüksek lisans derecesi aldı.

Ajan George J. Starr tarafından hazırlanan 3 Eylül 1940 tarihli bir FBI raporu, Ageloff’un siyasi geçmişinin muhbirlerle yapılan görüşmeler yoluyla derlenen ayrıntılı bir incelemesini sağlıyordu.

Ageloff, hem İlerici İşçi Eylemi Konferansı’nda (CPLA) hem de 1933’te kurulan Amerikan İşçi Partisi’nde (AWP), radikal din adamı A.J. Muste’yi desteklemişti. Ardından da İşçi Partisi’ne (ABD) katılmıştı. Bu parti, AWP ile Troçkist Amerika Komünist Birliği’nin (CLA) Aralık 1934’te birleşmesinin ürünüydü.

FBI raporu, Ageloff’un başlangıçta kız kardeşleriyle birlikte AWP’ye katıldığını açıklıyordu.

İşçi Partisi (ABD), Büyük Bunalım ve grev dalgasının işçi sınıfının ve orta sınıfın geniş kesimlerini radikalleştirmesiyle oluşan geniş, heterojen bir siyasi oluşumdu. AWP ile birleşme, Amerikan Troçkist hareketine, radikalleşmiş katmanları eğitip gerçek Marksizme kazanabileceği daha geniş bir ortam sağlamayı amaçlıyordu.

AWP, 1934’teki Toledo Auto-Lite grevinde ve ayrıca partinin işsizlik konseyleri kurmasıyla, büyük ölçüde endüstriyel Orta Batı ve yoksul Appalachian bölgelerinde öne çıkmış radikallerden ve işçi liderlerinden oluşuyordu. AWP, sosyal bileşim bakımından biçimsiz, sosyalist siyaseti tanıtması açısından ise eklektikti. Fakat Stalinizme karşı çıkmış ve işçiler ile işsizler arasında önemli bir izleyici kitlesi kazanmıştı.

Troçkist hareketle birleşme, AWP’nin sağ kanadını rahatsız etti ve Louis Budenz, Harry Howe gibi AWP liderlerinin İşçi Partisi’nden (ABD) ayrılmasına ve Stalinist harekete katılmasına neden oldu. Birleşme, esas olarak işsizlere radikal bir destek sağlamayı gerektirdiği sürece Muste’yi ve AWP’yi mali olarak desteklemiş olan hali vakti yerinde ilerici Hristiyan kesimi de kızdırmıştı. Muste ve hareketi devrimci politika ile flört ederken, bu mali destekçiler hareketten uzaklaştılar.

İşçi Partisi (ABD), 1934’te kurulduktan sonraki aylar içinde, Troçkistlerin, hem üye sayısı artan hem de siyasi çizgisi radikalleşen Sosyalist Parti’ye (SP) katılma önerisi üzerine bir dizi çatışma içine girdi. Partinin Troçkist üyeleri 1936’da SP’ye girince, İşçi Partisi (ABD) de son buldu.

Görünüşe göre Ageloff, önce SP, sonra da SWP içinde, eski bir IWW üyesi ve 1920’lerde komünist gençlik hareketinin lideri olan Martin Abern çevresindeki New Yorklu Troçkistler grubuna yakındı. Abern; Troçki’ye verdiği destek nedeniyle 1928’de Komünist Parti’den atılmış, Cannon ve Shachtman ile birlikte CLA’nın kurucu üyesi olmuştu. Abern, CLA’nın kuruluşunda cesur bir rol oynamış olsa da, hizipleşme eğilimi, onu özellikle partinin New York şubesinde küçük burjuva unsurlar için bir çekim merkezi haline getirdi.

Ageloff, Ocak 1938’deki kuruluşunda Sosyalist İşçi Partisi üyesi oldu ancak 1939–40 hizip mücadelesi sırasında Shachtman ve Abern önderliğindeki muhalif azınlık eğilimini destekledi. Nisan 1940’ta SWP’den ayrılan Ageloff, azınlığın partiden ayrıldıktan sonra kurduğu İşçi Partisi’ne katıldı.

James Cannon, Martin Abern, Max Shachtman

Ageloff’un uzman psikologluk eğitimi

Ageloff, mesleki yaşamında insanları dikkatlice gözlemlemek ve söylediklerini dinlemek üzere eğitilmiş bir uzman psikologdu. “Irksal ve Cinsel Farklılıkların Karşılaştırılmasında Telkine Açıklık Konusunda ‘Prestij’ ve ‘Hedef’ Faktörleri Üzerine Bir Çalışma” başlıklı yüksek lisans tezi, Columbia Üniversitesi’nin Butler Kütüphanesi’nde halen dosyalanmış olarak duruyor.

Ageloff’un tezi, insanların saygı duydukları bireyler tarafından kandırılmaya yatkınlığını ele alıyordu. “Telkine açıklık” teması üzerine kapsamlı araştırmalar ve testler yaptı. Yaptığı araştırma, bireylerin saygı duydukları insanlar tarafından baskı altına alındığında sağduyuyu terk etmeye psikolojik olarak yatkın oldukları sonucuna varmasına neden oldu. Bu, daha sonra kendisinin Mercader tarafından kandırıldığını iddia edecek bir kadın için ilginç bir uzmanlık alanıydı.

Sylvia Ageloff’un 1934 tarihli tezi

Amerikan Psikoloji Derneği (APA), “telkine açıklığı”, “başkalarının fikirlerini, inançlarını, tutumlarını veya eylemlerini kolayca ve eleştirmeden benimseme eğilimi” olarak tanımlar. APA, Ageloff’un tezinin özel odak noktası olan “prestij telkini”ni ise, “ikna edebilme gücü, geçerli statüye sahip bir kişi tarafından verilmesinden veya o kişiye atıfta bulunmasından kaynaklanan bir mesaj” olarak tanımlar.

Ageloff’un tezi, siyah ve beyaz okul çocuklarını, saygı duydukları bir figürün –öğretmenlerinin– ifadelerine karşı duyarlılıklarını belirlemek için, öğretmenin direktifleri giderek daha şüpheli ve uygunsuz hale gelirken test etmişti. Ageloff, yaklaşımını şöyle özetliyordu: “Burada, deneycinin kişisel etkisini” ölçmeyi amaçlayan “bir dizi testle, aynı ırksal gruplar, yani Beyaz ve Siyah gruplar arasındaki farklılıkları incelemeyi öneriyoruz.” Ageloff, bir çocuğun bir yabancıdan sadece yazılı telkinler veya sözlü talimatlar almasının aksine, çocuk saygı duyulan kişiden etkilendiği zaman, “öznenin hatalı kararlar verme eğilimi gösterebileceğini” veya “taklit ederek ya da başkasının etkisi altında hareket edebileceğini” öngörüyordu. [16]

Ageloff kardeşlerin bir akrabası ve Hypocrite Reader’da yayımlanan 2015 tarihli “Thinking with Sylvia Ageloff” makalesinin yazarı olan Eric M. Gurevitch, Ageloff’un tezinin Columbia kütüphanesinden çıkış kaydını yaptıran ilk kişiydi. Gurevitch, bu satırların yazarıyla yaptığı görüşmede şunları söyledi: “Ageloff kimi zaman kandırılmış salak olarak betimlenir, bazen de cinsel açıdan hüsrana uğramış ve çirkin Yahudi kadındır ya da bunların varyasyonlarıdır. Ama bunlar sadece klişeler ve kinayeler.” Gurevitch ardından şunu ekliyordu: “Ne olduğunu düşünürseniz düşünün, o aptal değildi.” [17]

Gurevitch bunu şöyle açıklıyordu: “Tez, onun yüksek lisans tezi, gerçekten en çağdaş sosyal psikologların rehberliğinde üretilmiş bir şey. O, bu yeni, gelişmekte olan sosyal psikoloji alanı hakkında gerçek bir anlayışa sahip.”

Gurevitch şöyle devam ediyordu: “Araştırması, şu ‘saf kimdir’ düşüncesi hakkındadır. Tüm bunların komik tarafı, hikâyenin tamamen başkalarının sizi etkilemek istediği şeylere nasıl uyduğunuzla ilgili olmasıdır. Bunun gerçekten ilgilendiği bir şey olması garip.”

Two Sisters of Coyoacán’ın yazarı ve aynı zamanda psikanalist olan Roberta Satow, bu konuda şunları ifade ediyordu: “Eğer isterseniz, telkine açıklık bir baştan çıkarma biçimidir. Ve kendisi baştan çıkarıldı, bu yüzden onun tezinin konusunun bu olması çok enteresan.” [18]

Ageloff'un “kandırıldığı” hikâyesi, ancak kandırılma olasılığını asla dikkate almadığı kabul edilirse mantıklı olur. Fakat tezinin gösterdiği üzere Ageloff, sadece birkaç yıl sonra görünüşte kurbanı olduğu olguyu derinlemesine incelemişti.

1938 yazı: Ageloff, Dördüncü Enternasyonal’in kuruluş konferansı için Avrupa’ya gidiyor

Ageloff’un, 1938 yazında (kendisine “Jacques Mornard” adını veren) Mercader ile tanıştığı Avrupa gezisi, hayatında çok önemli bir deneyimdi. Yolculuk amacı, daha sonra iddia edeceği gibi tatil değildi. Aksine, Avrupa’daki faaliyetinin incelenmesi, Ageloff’un Dördüncü Enternasyonal’in Eylül 1938’de düzenlenen kuruluş konferansının hazırlanmasına ilişkin siyasi çalışmalarla uğraştığını ortaya koymaktadır. 1938’de GPU’nun SWP’ye sızma çalışmalarını yöneten Komünist Parti lideri Louis Budenz, This is My Story adlı kitabında, Ageloff’tan Troçkist hareketin “kuryesi” olarak söz eder.

Ageloff’un Avrupa gezisi, Stalin’in Büyük Terör’ü sırasında ve GPU’nun Avrupa’daki Dördüncü Enternasyonal üyelerini yok etmek üzere yürüttüğü kanlı bir harekât ortamında gerçekleşmişti. Bir Troçkistin hususi bir tatil yapmasının hiç de yeri ve sırası değildi. Ageloff’un yolculuğunun bağlamı, Stalinist Ruby Weil’i seyahat arkadaşı olarak seçmesini daha da esrarengiz kılıyor.

Şubat 1938’de, Ageloff’un Avrupa’ya seyahat etmeye karar vermesinden haftalar önce, GPU şebekesi, Troçki’nin oğlu Lev Sedov’u Paris’teki Mirabeau Kliniği’nde öldürmüştü. Fransız Troçkist hareketi içindeki parti adı Etienne olan GPU ajanı Mark Zborowski, GPU’ya suikastı gerçekleştirmesini mümkün kılan kritik bilgiler sağlamıştı. Zborowski ayrıca üç suikastın daha hazırlanmasına yardımcı olmuştu: 1) Erwin Wolf: Troçki’nin siyasi sekreteri, Temmuz 1937’de İspanya’ya girdikten sonra GPU tarafından öldürüldü; 2) Ignace Reiss: GPU’dan kaçarak ayrılmıştı, Eylül 1937’de İsviçre’de suikasta uğradı; 3) Rudolf Klement: Dördüncü Enternasyonal’in sekreteri, Temmuz 1938’de Paris’te öldürüldü.

Troçkistlerin Stalinistler tarafından hedef alındığı bu katliamın ortasında, Sylvia Ageloff, aktif bir Stalinist olduğunu bildiği bir kişiyle, GPU ajanı Ruby Weil ile beraber Paris’e seyahat etti. [19]

Sylvia Ageloff, 1938’de seyahat arkadaşı olan GPU ajanı Ruby Weil hakkında ne biliyordu?

Ageloff sonradan Weil’in Stalinist bir ajan olduğunu bilmediğini ve arkadaş oldukları için onunla Avrupa’ya seyahat etmeyi kabul ettiğini iddia etti. Bu arkadaşlık, Mercader/Mornard’ı Troçkist ortama sokma komplosuna dair Stalinist arka plan öyküsünün kritik bir yönü oldu. Mercader/Mornard’a hareketle nasıl temasa geçtiği sorulsaydı, tanıdığı Ruby Weil’in onu arkadaşı Sylvia ile tanıştırdığını masumca açıklayabilirdi.

Ruby Weil’in okul yıllığı fotoğrafı, Evansville, Indiana

Ama eğer Sylvia Ageloff, Ruby Weil’in Komünist Partili olduğunu biliyorduysa, Dördüncü Enternasyonal’in gizli kuruluş konferansını hazırlamaya giderken, özellikle Stalinist Büyük Terör sırasında ve GPU’nun Paris ve Avrupa genelinde Troçkistleri öldürdüğü koşullarda, neden Weil ile seyahat etsin?

Avrupa’ya birlikte seyahat etmeye karar verdikleri sırada Sylvia Ageloff ve kız kardeşlerinin Weil kardeşler hakkında bildiklerinin izini sürmek, Troçki suikastından sonra yapılan açıklamaların gözden geçirilmesini gerektiriyor.

Aralık 1950’de Sylvia ve Hilda Ageloff, Troçki suikastı ve GPU’nun bu suikasttaki rolü hakkında bildiklerini Kongre önünde anlatmaya çağırıldı. Her iki kız kardeş de Weil’in Stalinist hareket içinde aktif olduğunu bildiğine tanıklık etti. Sylvia Ageloff, yemin altındayken şöyle diyordu: Weil’in “Komünist Parti’ye katıldığına dair söylentiler vardı.” [20]

Hilda Ageloff ise, ifadesinde, Ruby Weil ile “1936’da veya o civarda [metinde aynen böyle geçiyor: AWP, Troçkist CLA ile Aralık 1934’te birleşerek bağımsız bir örgüt olarak varlığına son vermişti] üyesi olduğumuz Amerikan İşçi Partisi’nde [AWP]” tanıştığını söylüyor ve şöyle devam ediyordu: “Ruby Weil, eniştesi Harry Howe ile beraber gazetede çalışıyordu. Onu bu şekilde tanıdım. Daha sonra partiden ayrıldı ve gazetede çalışmayı bıraktı. Sanırım, Harry Howe da gazeteyi bıraktı.” [21]

Sylvia Ageloff, 1940’ta, Troçki suikastından kısa süre sonraki sorgu sırasında Meksika polisine, Ruby Weil ile seyahat etmeyi kabul ettiği sırada, onun Stalinist bağlantılarının farkında olduğunu söylemişti. Polisin bir görüşme tutanağında şunlar yazılı: “Ageloff, [Weil kız kardeşlerden] birinin Harry Howe adlı kocasının AWP’ye üye olduğunu ve daha sonra Stalinistlere katıldığını biliyormuş. Howe şu anda New York’ta yaşıyor ancak adresini bilmiyor.” [22]

Harry Howe, A.J. Muste’nin sadece sıradan bir destekçisi değildi. Howe, 1935 yılında, Musteci AWP ile Troçkist CLA’nın birleşmesiyle kurulmuş olan İşçi Partisi’nin (ABD) gazetesi New Militant’ın yardımcı editörü olmuştu. Howe’nin adı, gazetenin editörleri listesinde Cannon’ınkinin yanında görünüyor. [23] Howe, Muste yönetimindeki İlerici İşçi Eylemi Konferansı tarafından işletilen New York Meslek Okulu’nun önde gelen bir üyesiydi ve 1932’de emek gazeteciliği kursunda eğitmen olarak listelenmişti. [24]

Özel mektuplar, Howe’nin Troçkistlerle birleşmeye çok düşmanca yaklaşmış olduğunu gösteriyor. Howe’nin 1934’te bir AWP üyesine yazdığı mektup, Troçkizme düşmanlığını açıkça ortaya koyuyor: “Bu kadar yüksek sesle reddettiğimiz sekterlik yönünde ilerliyoruz.” Parti “çok hızlı bir şekilde sola gidiyor … Devrimci saflık için diğer tüm küçük gruplarla rekabet etme işinden oldukça sıkılmaya başladım.” [25]

Muste’nin biyografisini yazan Leilah Danielson, Howe’nin AWP’nin “en önemli ulusal önderleri” arasında olduğunu söylüyordu. CLA ile birleşmeden sonra Howe, Budenz’in izinden giderek 1935’te İşçi Partisi’nden (ABD) istifa etti. [26]

Howe’nin eşi, Ruby Weil’in kız kardeşi Marion Weil’di. Daha sonra, 25 Eylül 1940’ta Meksika konsolosluğunun ABD Dışişleri Bakanlığı ile yaptığı bir yazışmada, Joseph Hansen’in ABD hükümetine, Sylvia Ageloff’un Ruby Weil ile seyahat etmeye karar verdiğinde Ruby’nin kız kardeşi Marion’ın da bir Stalinist olduğunu ve üçüncü bir Weil kız kardeş olan Gertrude’nin de Ageloff ile Mercader arasındaki görüşmenin ayarlanmasında rol almış olabileceğini bildiğini söylediği ortaya çıktı. Güvenlik ve Dördüncü Enternasyonal soruşturması aracılığıyla yayımlanan yazışmada şunlar yazıyor:

Bay Hansen, değerli bilgilerin aşağıdaki şekilde elde edilebileceğini belirtti: Bakanlık, bu ofisten Ruby Weil’e dair gönderilerdeki [metinde aynen böyle geçiyor] önceki sözü hatırlayacaktır. Hansen’e göre o [Ruby], üç kız kardeşten biri; diğer ikisinin adları Gertrude ile Marian. [27] Gertrude, bir Haham ile evli ve Albuquerque, New Mexico’da yaşıyor; Marian’ın 1938’de Paris’teki Sylvia Ageloff’a yazdığı bir mektupta bahsettiği, Sylvia’nın Jacson’la tanışması gerektiğini söyleyen kişi o olmasına rağmen, Gertrude hiçbir zaman siyasetle ilgilenmemiş. Hansen’in Gertrude’nin adının bu bağlamda kullanılmasına ilişkin açıklaması şöyle: Marian uzun süredir bağnaz ve adanmış bir Stalinist; kendisini Jacson ile Sylvia arasındaki bir görüşme ile ilgilenen aracı olarak göstermesi halinde, Sylvia onun dürtülerinden şüphelenme sebebi olabilirdi. Bakanlık, Gertrude’den bazı değerli bilgiler öğrenebilir. Hansen, yukarıdaki bilgilerin Sylvia tarafından kardeşi Monte’ye anlatıldığını söyledi.

Hilda Ageloff, sonradan, Ageloff kardeşlerin Marion Weil’i, Sylvia Ageloff’un Ruby Weil ile seyahat ettiği sırada tanıdıklarına şahitlik etti: “Bir keresinde [Ruby’nin] kız kardeşi Marion’ı aramıştım, nasıl olduğunu sordum; iyi olduğunu söyledi.” [28]

Coyoácan’daki villada Troçki’nin çalışma odasına giden yol (Fotoğraf: David North)

Temmuz 1938: Ageloff ve “Jacques Mornard” Paris’te buluşuyor

Hikâyenin itiraz edilmemiş versiyonuna göre Weil, Temmuz ayının başında Paris’te Ageloff’u “Jacques Mornard” ile tanıştırdı. “Jacques Mornard”, Ageloff’a cömertçe davrandı ve onu kendisine âşık etti. Mornard, La Nation Belge, Le Soir, Les Dernieres Nouvelles, Auto ve Les Sports gibi gazeteler için yazan bir spor gazetecisi olduğunu söyledi. [29] 1926’da ölen Belçikalı bir diplomatın çocuğu olduğu için harcayacak bolca parası olduğunu belirtti.

Saldırının ardından Meksika polisi tarafından alınan ifadede Ageloff, onu hiç çalışırken görmediğini veya yayımlanan yazılarını okumadığını açıklamıştı. Ageloff, onun 1939’da Kuzey Amerika’ya geldikten sonra kullandığı “Jacson” ismini kullanarak, “Jacson’ın kendisine söylediklerini doğru kabul etmişti.” Ageloff şöyle devam ediyordu: onun “her zaman yığınla parası vardı ve sık sık en iyi yerlere giderdi.” [30]

İlk bariz soru şudur: yüksek eğitimli bir entelektüel ve Troçkist harekette üst düzey sorumluluklarla görevlendirilmiş, sözde adanmış bir devrimci sosyalist olan Ageloff, Mornard’a inanılacak olursa, ailesi gerici Belçika devletiyle yakın ilişkileri bulunan zengin bir playboyla neden düşüncesizce bir ilişkiye dalsın?

Her halükarda, Ageloff’un Mornard ile ilişkisinin ilk aşamalarından itibaren, yeni sevgilisinin çok şüpheli bir kişi olduğu apaçık ortadaydı. İlk karşılaşmalarının koşulları olmayacak türdendi ve Mornard’ın kişisel hikâyesinde göze batan çelişkiler vardı. Ve siyasi ortam —Sovyetler Birliği’ndeki Moskova Duruşmaları ve Stalinist terör; İspanya’da (Erwin Wolf), İsviçre’de (Ignace Reiss) ve Fransa’da (Lev Sedov ve Rudolf Klement) Troçkistlere yönelik GPU suikastları— dikkate alındığında, Ageloff’un, Mornard’ın bir Stalinist ajan olma olasılığını asla düşünmediğine inanmak imkânsızdır.

5 Şubat 2021

Sürecek

***

Dipnotlar:

[1] Martín Gabriel Barrón Cruz, “Actuaciones Ministeriales en el Homicidio de León Trotsky,” Instituto Nacional de Sciencias Penales, Mexico D.F., 2018, s. 39.
[2] Javier Rioyo ve José Luis López Linares tarafından yönetilen 1996 tarihli belgesel film Asaltar los Cielos’tan (Göklerde Fırtına) alındı.
[3] Age.
[4] James P. Cannon, The Socialist Party in World War II: Writings and Speeches, 1940 43 (Pathfinder Press, 1975), s. 81–82.
[5] Bkz. Satow’un web sitesi, erişim: https://www.twosistersofCoyoacán.com/about
[6] Aisha Carter, “Sunny East Village Pad in Ageloff Towers Is the Perfect Starter Apartment,” 6 Sq Ft, 16 Nisan 2015.
[7] Eric London’ın Roberta Satow ile röportajı, 18 Ağustos 2020.
[8] Gregorio Luri, El Cielo Prometido: Una Mujer al Servicio de Stalin (Barcelona: Editorial Planeta, 2016), s. 214.
[9] ABD’deki Troçkist hareket AWP ile 1934’te birleşecekti.
[10] Christopher Phelps, Young Sidney Hook: Marxist and Pragmatist (Ann Arbor: University of Michigan Press, 2005), s. 111, 32. dipnot. İlk kez 1997’de Cornell University Press tarafından basıldı. Phelps, araştırmasını üç kız kardeş de hayattayken yaptığını belirtiyor.
[11] Şurada bulunabilir.
[12] ABD’deki Troçkist hareket, Sosyalist İşçi Partisi’ni (SWP) Ocak 1938’de kurdu.
[13] Barrón Cruz, s. 54–55.
[14] P.J. Grisar, “Sharks Defending Britain from Nazis? How ‘Fake News’ Helped Foil Hitler,” Forward, 22 Ekim 2018. (“yayın, Britanya casuslarına basın kartları sağlıyordu.”)
[15] Dan Georgakas, “The Greeks in America,” Journal of the Hellenic Diaspora, NY, İlkbahar-Yaz 1987, Cilt 14 Sayı 1-2, s. 29–31.
[16] Sylvia Ageloff, “A Study of ‘Prestige’ and ‘Objective’ Factors in Suggestibility In A Comparison of Racial and Sex Differences,” Mayıs 1934, Columbia Üniversitesi, Butler Kütüphanesi’nde mevcut.
[17] Eric London’ın Eric M. Gurevitch ile röportajı, 17 Ağustos 2020.
[18] Eric London’ın Roberta Satow ile röportajı, 18 Ağustos 2020.
[19] Atlantik ötesi bir okyanus gemisindeki standart bir kamaranın 200 dolarlık maliyeti 1938’de çoğu insan için çok pahalıydı. 1938’den arşivlenmiş broşürlerin gösterdiği fiyatlara şuradan bakılabilir. 2020 dolarıyla, standart bir bilet bugün aşağı yukarı 3.700 dolar tutacaktır.
[20] Lev Troçki Suikastının Amerikan Boyutları, ABD Temsilciler Meclisi Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi, 1950, s. 3.402.
[21] Agy., s. 3.407.
[22] Barrón Cruz, s. 163.
[23] Örneğin, bkz.
[24] Örneğin, bkz. Labor Age’in Kasım 1932 sayısı, s. 2.
[25] Leilah Danielson, “Howe to Hardman, June 21, 1934,” American Gandhi: AJ Muste and the History of Radicalism in the Twentieth Century (Philadelphia: Penn Press, 2014), s. 188.
[26] Age., s. 404, 57. dipnot.
[27] Yararlanılan kaynakların çoğu Ruby Weil’in kız kardeşinin adını “Marian” değil, “Marion” olarak yazmaktadır.
[28] Lev Troçki Suikastının Amerikan Boyutları, s. 3.409.
[29] Eduard Puigventós López, Ramón Mercader, el Hombre del Piolet: Biografía del asesino de Trotsky (Barcelona: Now Books, 2015), e-kitapta s. 2.424.
[30] Age. s. 2.415.

Loading