Adalar Belediyesi’ne yönelik operasyon Büyükada’da protesto edilirken Belediye Başkanı Akpolat adliyeye sevk edildi

Pazar günü Büyükada’da Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat ve gözaltına alınan diğer kişilerin derhal serbest bırakılması talebiyle kitlesel bir yürüyüş ve protesto düzenlendi.

Loading Tweet ...
Tweet not loading? See it directly on Twitter

Cuma sabahı düzenlenen polis operasyonuyla gözaltına alınan Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Belediye Başkanı Akpolat dahil 39 kişi bugün Anadolu Adliyesi’ne sevk edildi. Yolsuzluk iddiasıyla 47 kişi hakkındaki gözaltı kararı kapsamında 42 kişi gözaltına alınmış, 3’ü savcılık talimatıyla serbest bırakılmıştı; bu yazı yazılırken sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ya da adli kontrol kararı bekleniyordu.

Adalar Belediyesi’ne yönelik operasyon, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hükümetinin CHP’yi hedef alan daha kapsamlı, siyasi güdümlü yargı harekâtının bir parçasıdır. Dünya Sosyalist Web Sitesi ve Sosyalist Eşitlik Partisi – Dördüncü Enternasyonal, temel demokratik hakları ortadan kaldıran bu siyasi baskıya karşı çıkmakta ve gözaltına alınanların ve diğer siyasi mahpusların derhal serbest bırakılmasını talep etmektedir.

Bu ve önceki operasyonların siyasi niteliği, halkın geniş kesimlerinin gözünde açıktır. AREA Araştırma’nın mart sonundaki anketine göre, halkın sadece yüzde 23,7’si CHP’li belediyelere yönelik operasyonların iddialarına inanırken, yüzde 61’i bunların “siyasi amaçlı” olduğunu düşünüyor.

21 Haziran 2026 Pazar günü Büyükada'da, Adalar Belediyesi'ne düzenlenen operasyonu protesto etmek ve Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın ve gözaltına alınan diğer kişilerin serbest bırakılmasını talep etmek için kitlesel bir yürüyüş düzenlendi. [Photo: ErcanAkpolat1 / X]

Operasyon, daha ilk saatinden itibaren Büyükada’da güçlü bir tepkiyle karşılandı. Cuma öğleden sonra ada sakinleri halkın kendi inisiyatifiyle Saat Meydanı’nda toplandı. Gerçek gazetesinin haberine göre, Ada Gönüllüleri Derneği Başkanı Avukat İrem Berksoy, Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetinin yolsuzlukla anılan isimlerine dokunulmadığına dikkat çekerek “yolsuzlukla mücadele” iddiasının içinin boş olduğunu vurguladı.

Dün adadaki protesto sırasında WSWS muhabirlerine konuşan CHP Şanlıurfa Milletvekili ve Avukat Mahmut Tanal, Ercan Akpolat’ın gözaltına alınmasının “hukuki değil tamamen siyasi” olduğunu belirtti. Akpolat dahil seçilmiş belediye başkanlarının savcılık tarafından ifade vermeye çağrılmak yerine sabah baskınlarıyla gözaltına alınmasının hukuksuz bir “gözdağı” olduğunu söyleyen Tanal da yargının seçiciliğine dikkat çekti:

Loading Tweet ...
Tweet not loading? See it directly on Twitter

Biz şunu istiyoruz: Suçta ve cezada eşitlik istiyoruz. Suçta ve cezada adalet istiyoruz. Ercan Başkan’a uygulanan hukuk neyse AKP’li belediye başkanlarına da aynı hukuku uygulayın. AKP'’li belediye başkanlarına uygulanan hukuk neyse aynısını Ercan Başkan’a uygulayın… Ne yapılıyorlar? CHP’li belediye başkanlarına operasyonlar düzenliyorlar. AKP’ye geçerse ... soruşturma varsa kapanıyor, takipsizlik veriyor. Örnek var. Aydın Büyükşehir Belediyesi. Gaziantep Şehit Kamil Belediyesi. Bunlar nedir? [Belediye başkanları] AKP’ye geçince açılmış davalarda berat ediliyor, soruşturmalarda takipsizlik kararı veriliyor.

Bu operasyonların hükümetten bağımsız olmadığını ya da gerçek saiklerin “yolsuzlukla mücadele” olmadığını gösteren en somut kanıtlardan biri, benzer iddiaların kimlere yöneltildiği ve kimlere yöneltilmediğidir.

CHP’nin AKP’yi geride bırakarak ülke genelinde birinci parti olduğu 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden bu yana operasyonlar neredeyse tümüyle CHP ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nden (DEM Parti) belediyelere yönelirken, AKP’li belediyelere dönük bir operasyon dalgası söz konusu olmadı. Bir cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ı yenebileceği görülen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Mart 2025’te tutuklanmasının ardından operasyonlar aralıksız devam etti. En son geçtiğimiz ay bir mahkeme, yetki sınırlarını aşarak CHP’nin Özgür Özel önderliğindeki seçilmiş yönetimini görevden aldı.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın nisan başında İçişleri Bakanlığı verilerine dayanarak aktardığına göre, 31 Mart 2024’ten bu yana soruşturma açılan 1048 belediyenin 472’si AKP’li, 217’si CHP’li, 78’i MHP’li ve yalnızca 16’sı DEM Partili idi. Ama kayyım ve görevden alma uygulamaları yalnızca DEM Partili ve CHP’li belediyelere uygulandı.

Siyasi baskının biçimi partiye göre şekillenmektedir: Kürt hareketine ve onunla 2024 seçiminde “kent uzlaşısı” ittifakı kuran CHP’lilere “terör” (Esenyurt, Şişli, Ovacık ve DEM Partili belediyelerde silahlı örgüt [PKK] üyeliği/yardım/propaganda), CHP belediyelerine ise “yolsuzluk” şablonu uygulanıyor. DEM Partili belediyelere yönelik yeni kayyım dalgasının hapisteki PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te örgüte silah bırakma çağrısı yapmasından sonra durması, operasyonların siyasi karakterinin bir başka kanıtıdır. Ankara ile PKK arasındaki müzakerelerin olası çöküşü, seçilmiş Kürt siyasetçilere yeni bir baskı dalgasını beraberinde getirebilir.

Tanal’ın örnek verdiği belediyeler oldukça açıklayıcıdır: Gaziantep’teki Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, CHP’liyken hakkında soruşturma açılan bir isimdi; CHP’den istifa edip AKP’ye geçmesinden kısa süre sonra savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, CHP’li belediye başkanlarının tutuklandığı bir dönemde, Ağustos 2025’te AKP’ye geçti ve hakkındaki davalardan beraat etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Aydın’a “Ya Silivri’ye [cezaevine] gireceksin, ya AK Parti’ye geçeceksin,” denildiğini söyledi. AKP’ye geçen bu belediyelerde Sayıştay raporlarıyla saptanan usulsüzlükler ise hiçbir operasyona konu olmadı.

Yargının siyasi karakterini teşhir eden bir diğer olay da kısa süre önce büyük tavukçuluk şirketlerine yapılan operasyonun ve atılan adımların sermaye çevrelerinin tepkisi üzerine iptal edilmesidir. 12 Haziran’da 13 tavuk şirketine yapılan operasyonda 32 kişi gözaltına alınmış ve şirketlere kayyım atanmıştı ancak sanayi ve ticaret çevrelerinin tepkisi üzerine yöneticiler hızla tahliye edildi ve kayyımlar yalnızca yedi gün sonra geri çekildi.

ANKA Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam, kulislerde Adalet Bakanlığı’nın bu olay üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından “ciddi biçimde uyarıldığının” konuşulduğunu aktardı. Sermaye baskısıyla bir haftada geri alınan bir operasyonla, aylardır kesintisiz süren CHP’ye yönelik operasyonlar arasındaki fark, yargının bağımsız bir hukuk aygıtı değil, siyasi bir araç olarak işlediğini göstermektedir.

Adalar Belediyesi’ne yönelik operasyonun siyasi karakterinin dışında, Büyükada tarihi öneme sahip bir adadır. Burası 1917 Ekim Devrimi’ne Vladimir Lenin’le birlikte önderlik eden Lev Troçki’nin 1929-1933 arasında sürgün yıllarını geçirdiği, Hayatım ile Rus Devrimi’nin Tarihi’ni ve Almanya’da faşizmin yükselişine karşı benzersiz uyarılarını kaleme aldığı, 1933’te Dördüncü Enternasyonal’i kurma çağrısını yaptığı adadır.

Dünya Sosyalist Web Sitesi, 2023’ten bu yana Adalar Belediyesi ile Troçki’nin tarihsel ve kültürel mirasının korunması ve anılması için ilkeli bir işbirliği yürütüyor; adada 2023’ten beri her ağustos ayında “Uluslararası Lev Troçki Anması” etkinliği düzenleniyor. Akpolat yönetimi, Troçki’nin Büyükada’da yaşadığı evin restore edilerek uluslararası bir kültür merkezine dönüştürülmesi projesinin önemli bir destekçisi oldu.