Perspektif

Will Lehman’ın UAW başkanlığına aday gösterilmesi: Taban iktidarı için mücadelede bir kilometre taşı

Will Lehman

17 Haziran Çarşamba günü, ABD’deki Mack Trucks fabrikası işçisi Will Lehman, Detroit’te düzenlenen Birleşik Otomotiv İşçileri (UAW) Sendikası 39. Tüzük Kurultayı’nda sendika başkanlığına aday gösterildi. UAW bürokrasisini lağvetme ve yetkiyi/iktidarı tabana aktarma programını öne süren sosyalist bir işçinin aday gösterilmesi, ulusal ve küresel önem taşıyan büyük bir gelişmedir.

Lehman’ın, kurultayda izin verilen azami sayı olan iki delege tarafından aday gösterilmesi, otomotiv işçilerini bu program etrafında seferber etmeye yönelik istikrarlı bir kampanyanın sonucuydu. Kurultay öncesi haftalarda Lehman, aday gösterilmesi için doğrudan işçilere ve delegelere çağrıda bulundu. Aralarında Nexteer, Dana, Stellantis ve Ford fabrikalarından UAW üyelerinin de bulunduğu destekçileri, kurultayda Lehman için kampanya yürüttü.

İşçiler Lehman’ın kampanyasını destekledi; çünkü bu kampanya, UAW aygıtıyla ilgili kendi deneyimlerini dile getiriyordu: satış sözleşmeleri, muhalefetin bastırılması, şirket kârının savunulması ve işçi mücadelelerinin Demokrat Parti’ye ve devlete tabi kılınması.

Lehman’ın aday gösterilmesi, büyüyen bir başkaldırının en bilinçli ifadesidir. Saginaw’daki Nexteer işçileri UAW destekli üç anlaşmayı reddetti ve yüzde 86 oy oranıyla sendikaya greve gitme yetkisi verdi. Three Rivers’taki American Axle işçileri 2008’den bu yana ilk kez işi bıraktı. Dana işçileri, tavizleri onlardan habersiz dayatma yönündeki aynı girişime direndi. Ford, General Motors ve Stellantis’teki işçiler, UAW bürokrasisinin işbirliğiyle yapılan toplu işten çıkarmalara ve fabrika kapanışlarına karşı mücadele ediyor.

Bu, Lehman’ın UAW başkanlığına ikinci kez adaylığıdır. 2022 seçimi, UAW’nin sözde demokratik reformlarının bir sahtekârlık olduğunu teşhir etmişti. O seçimde üyelerin yalnızca yüzde 10’u oy kullandı. Bürokrasi, işçilerin seçimden haberdar olmasını, oy pusulalarını almasını ve uluslararası yetkililer için yapılan ilk doğrudan oylamaya katılmasını engellemek için elinden geleni yaptı.

Aygıt bu kez de farklı davranmayacaktır. Bürokrasi, Lehman’ın kampanyasını yalıtmak, üyeler arasındaki tartışmayı bastırmak ve seçimi aygıtın rakip hizipleri arasında bir yarış olarak sunmak için elindeki her aracı kullanacaktır.

Lehman’ın kampanyası, şu andan ekim ayında seçimin sona ereceği zamana kadar işçilerden azami desteği hak ediyor. Aktif bir fabrika işçisi olan Lehman’ın yaslanabileceği ne bir aygıtı ne de güçlü siyasi bağlantıları var. Lehman’ın kampanyası, ancak onu destekleyen militan işçilerden oluşan büyüyen bir ağ aracılığıyla tanınır hale gelecek.

Lehman’ın aday gösterilmesinin önemi, her şeyden önce savunduğu programda yatıyor. O, Amerika’nın Demokratik Sosyalistleri (DSA), Jacobin, Labor Notes dergileri ve sendikal aygıtın orta sınıf “solcu” savunucularının imkânsız olduğunu söylediği şeyi yapıyor. Açıkça bir sosyalist olarak seçime katılıyor; bürokrasinin ortadan kaldırılmasını talep ediyor, sendikaların Demokrat Parti’ye tabi kılınmasına karşı çıkıyor ve emperyalist savaşa karşı işçi sınıfının uluslararası birliğini öne sürüyor.

Lehman’ın aday gösterilmesinin ardından açıkladığı gibi: “Bu kampanya, işte o aygıta karşı yönelmiştir. Bu, yetkinin, sendikaya egemen olan bürokrasiden tabana —üretim sahasındaki işçilere— aktarılması mücadelesidir.”

Böyle bir kampanyanın, bürokrasinin egemen olduğu bir kurultayda oy pusulasına girmesi, aygıta yönelik ciddi bir darbedir. Kurultay, büyük ölçüde tam zamanlı yetkilileri, sendika çalışanlarını ve maaşlı görevlileri bir araya getirdi. Bu, işçi mücadelesinin bir aracı olarak değil, şirketlerin taleplerini dayatan bir sanayi polisi gücü işlevi gören bir aygıttır.

Bununla birlikte, çoğu ilk kez bir kurultaya katılan, Lehman’ın kampanyasına yanıt veren ve kurultayın örgütlenme biçiminin tamamından tiksinti duyduğunu dile getiren bir delege kesimi de vardı.

Kurultayda bürokrasi, mevcut Başkan Shawn Fain için 30 bin dolarlık zam da dahil olmak üzere üst düzey yetkililere maaş zamlarını onayladı. Bu, nesnel olarak, onlarca yıllık ihanetler sonucunda var olma mücadelesi veren işçi sınıfının sömürüsünden bürokrasinin aldığı payı artırma yönünde bir karardı. Kurultay, aidatların otomatik olarak düşürüldüğü grev fonu eşiğini 850 milyon dolardan 1,3 milyar dolara yükseltti; böylece aidatları daha yüksek düzeyde tutarken grev ücretinde kayda değer artış yapılmasını reddetti ve işçilere haftalık verilen grev desteğinde yalnızca göstermelik bir artış yaptı.

Sendika şubelerinden gelen kararlar gündeme alınacak kadar destek topladığında ise aygıt, kuralları askıya alıp, onaylamadığı önergelerin daha fazla görüşülmesini engelleyen bir önergeyi geçirdi. Kurultay, ICE göçmenlik polisinin lağvedilmesini talep eden bir kararı reddederken, sendikanın İsrail’deki 400 bin dolarlık yatırımlarını elden çıkaran, yaptırım gücü olmayan bir önergeyi kabul etti.

Bürokrasi ardından kürsüyü, Wall Street’in ve savaşın bir aracı olduğu için işçiler arasında geniş çapta nefret edilen Demokrat Parti’ye devretti. AFL-CIO Başkanı Liz Shuler, kasım seçimlerinde Demokratları seçtirmek için on binlerce UAW kampanya işçisinin seferber edilmesi çağrısı yaptı. Kongre’de Çin’e karşı ticaret savaşı önlemleri için bir kampanyaya öncülük eden Kongre üyesi Debbie Dingell’e söz verildi. UAW’nin “sol” Demokrat adayı olarak öne çıkarılan Abdul El-Sayed ise özünde aynı mesajı ekonomik milliyetçilik diliyle iletti.

Fain, 2022’de DSA, Labor Notes ve Jacobin dergisinin desteğiyle seçilmişti. Orta sınıfın ayrıcalıklı katmanlarından devşirilen bu eğilimler, Demokrat Parti’nin ve sendikal aygıtın ayrılmaz bir parçasıdır. DSA’dan birçok kişiye Fain yönetimi altında üst düzey görevler verildi; onlar, binlerce kişinin işten çıkarılmasından, tehlikeli çalışma koşullarından ve “Önce Amerika” milliyetçiliğine desteğin yanı sıra ABD sanayisinin savaş için yeniden yapılandırılmasından ortaklaşa sorumlu hale geldiler.

Sosyalist olduğunu iddia edip de Lehman’ın kampanyasına desteğini esirgeyen herhangi bir örgüt, kendisini tümüyle ifşa etmektedir. Düşmanlıkları öyle yoğun ki, böyle bir kampanyanın var olduğunu bile güçlükle kabul edebiliyorlar. Artık fiilen UAW bürokrasisinin bir dergisi olan Labor Notes, etkinliği Fain’in demokratik onaylanma etkinliği olarak sundu ve Lehman’dan yalnızca bir kez, “az tanınan bir avuç aday” arasında söz etti.

Dünya Sosyalist Web Sitesi (WSWS), Lehman’ın kampanyasını destekliyor; çünkü bu kampanya, aygıta karşı bir taban isyanı geliştirmenin kritik bir mekanizmasıdır. Demokrat Parti’nin içindeki ve çevresindeki sahte sol örgütler, WSWS’yi “sekter” olmakla suçluyorlar. Bununla kastettikleri, WSWS’nin işçi sınıfını sendikaların bürokratik aygıtına ve Demokrat Parti’ye tabi kılmayı reddetmesidir.

Lehman’ın adaylığı şimdi, otomotiv sektöründeki ve dünyanın dört bir yanındaki işçilerin direnişini cesaretlendirip geliştirmeye yönelik bir kampanyanın başlangıç noktası haline gelmelidir. Bu kampanya şunları içermektedir:

  • Her fabrikada ve işyerinde, yetkiyi tabana aktarmak için, bizzat işçiler tarafından denetlenen ve UAW aygıtından bağımsız taban komitelerinin inşa edilmesi.
  • Bu komitelerin, Taban Komitelerinin Uluslararası İşçi İttifakı (TK-Uİİ) aracılığıyla bir araya getirilmesi ve işçilerin fabrikalar, şirketler, sektörler ve ulusal sınırların ötesinde birbirine bağlanması.
  • Fabrikalardaki ve işyerlerindeki mücadelenin, Amerikan kapitalizminin her iki partisine —Demokratlara ve Cumhuriyetçilere— karşı işçi sınıfının bağımsız bir siyasi hareketine dönüştürülmesi.
  • Amerika Birleşik Devletleri’ndeki otomotiv işçilerinin mücadelesinin, uluslararası direniş dalgasıyla birleştirilmesi.

UAW seçiminde gündeme gelen meseleler evrenseldir. Otomotiv işçilerini isyana sürükleyen aynı kapitalist kriz, dünyanın dört bir yanındaki işçileri de ayağa kaldırıyor. Meksika’da oto yedek parça işçileri, işten çıkarmalara ve işyeri kapanmalarına karşı fabrikaları işgal etti. Türkiye’de madenciler jandarma barikatlarını yıkarak madenleri ele geçirdi; gözaltılara ve şirket çetelerinin silahlı saldırılarına meydan okudu. İtalya’da genel grevler; kemer sıkmaya, soykırıma ve savaşa karşı ulaşımı, lojistiği, okulları ve kamu hizmetlerini defalarca durdurdu.

İşçiler her yerde katlanılmaz fiyat artışlarıyla, işten çıkarmalarla, iş hızının artırılmasıyla ve sefalet ücretleriyle karşı karşıyayken, kapitalist hükümetler toplumsal muhalefete diktatörlük, polis şiddeti, göçmenlere yönelik saldırılar ve savaşın genişletilmesiyle yanıt veriyor. UAW kurultayının arifesinde Elon Musk, dünyanın ilk dolar trilyoneri oldu; bu durum, servetini işçi sınıfının yoğunlaştırılmış sömürüsüyle elde eden kapitalist bir oligarşinin topluma egemen olmasının çarpıcı bir ifadesidir.

Bu oligarşiye, onun partilerine ya da onun taleplerini dayatan sendikal aygıtlara yapılacak çağrılarla hiçbir şey çözülemez. Belirleyici mesele, sınıf mücadelesinin geliştirilmesidir: sendika bürokrasisinin kontrolü parçalanmalı, her işyerinde taban komiteleri inşa edilmeli ve işçiler Taban Komitelerinin Uluslararası İşçi İttifakı (TK-Uİİ) aracılığıyla sanayiler ve ulusal sınırlar ötesi birleştirilmelidir.

Loading