ABD, İran’ı bombalamaya yeniden başladı

26 Ağustos 2026 Çarşamba günü, Hürmüz Boğazı’nda İran’ın Bandar Abbas açıklarındaki ticari gemiler demirlemişken, çocuklar sahilde oynuyor. [AP Photo/Amir Biazar]

ABD güçleri, pazar günü erken saatlerde, bir aydan uzun bir sürenin ardından ilk kez İran topraklarını bombaladı ve Hürmüz Boğazı’ndaki İran’a ait Lark Adası’nda iki roketatar mevzisini vurdu. İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu, pazar günü bombardımanda askerlerin ve sivillerin öldüğünü ve yaralandığını açıkladı. Örgütün sözcüsü Hüseyin Mohebi, saldırıyı “stratejik ve ölümcül bir hata” olarak nitelendirdi ve misilleme yapılacağı sözünü verdi.

Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a karşı başlattığı ve ilk saldırılarında Dinî Lider Ali Hamaney’in suikastla öldürüldüğü savaş, cuma günü altıncı ayını geride bıraktı. ABD Başkanı Donald Trump, mart ayında savaşın “dört ila beş hafta” süreceğini öngörmüştü.

İran hükümeti hâlâ ayakta duruyor ve gemilerin çoğu, savaştan önce dünya petrolünün beşte birinin taşındığı Hürmüz Boğazı’ndan geçemiyor. İran Sağlık Bakanlığı, insani bilançoyu en son 10 Haziran’da yayımladı: en az 3.468 ölü ve 26.500’den fazla yaralı. Bakanlık o tarihten bu yana hiçbir veri açıklamadı.

Trump yönetimi, bu kilit geçiş noktasının denetimini ele geçirmek ve böylece İran’ın petrol ihracatının yüzde 80’inden fazlasını satın alan Çin’in yakıt tedariki üzerinde hakimiyet kurmak için savaşa girdi. Pazar günkü saldırıyla sona eren bir aylık duraklama boyunca yönetim, İran limanlarına yönelik deniz ablukasını sıkılaştırdı ve başlıca hedefi Pekin olan ekonomik savaşı genişletti.

Savaş, gıda ve yakıt fiyatlarında bir sıçramayı besleyerek hem ABD’de hem de dünya genelinde işçilerin karşı karşıya olduğu geçim krizini derinleştirdi. Benzinin ülke genelindeki ortalama fiyatı cuma günü galon başına 4,09 dolardı; bu, bir yıl öncesine göre 88 sent daha yüksek. Temmuz ayına kadarki 12 ayda tüketici fiyatları yüzde 3,4 arttı; en hızlı yükseliş gıda ve enerjide yaşandı. Savaşa nüfusun ezici bir çoğunluğu karşı çıkıyor: pazar günü Face the Nation programında aktarılan CBS News anketine göre, Amerikalıların yüzde 61’i savaşı onaylamıyor.

Trump, çarşamba günü Truth Social’da, kendisini duman ve savaş uçaklarının ortasında gösteren yapay zekâ ürünü bir görsel paylaştı. Görselin yanında, suikasta kurban giden Hamaney’in “GÖREV TAMAMLANDI 2026” ibareli bir fotoğrafı ile George W. Bush’un “GÖREV TAMAMLANMADI 2001-2021” ibareli bir fotoğrafı yer alıyordu.

Bush, Irak savaşının altıncı haftasında, Mayıs 2003’te USS Abraham Lincoln uçak gemisinde “Görev Tamamlandı” pankartının altında konuşmuştu; aynı uçak gemisi, neredeyse dokuz ay kaldığı Ortadoğu’dan bu ay ayrıldı.

NBC’nin Meet the Press programında pazar günü konuşan Teksas Cumhuriyetçi Senatörü Ted Cruz, rejim değişikliği çağrılarını yineledi: “Benim ısrarla savunduğum şey şu: Başkan Trump ve Trump yönetimi protestocuları, İran halkını silahlandırsın, Kürtleri silahlandırsın ve protestocuların bu rejimi iktidardan indirmesine izin versin.”

Intercept’in salı günü bildirdiğine göre, Savunma Bakanlığı kayıtları 28 Şubat’tan bu yana 18 Amerikan askerinin öldüğünü ve 758 askerin yaralandığını gösteriyor; aynı yayın organının 4 Ağustos’ta yayımladığı daha kapsamlı bir dökümde ölü ve yaralı sayısı 900’ün üzerindeydi.

Hazine Bakanı Scott Bessent, 24 Ağustos Pazartesi günü, İran’a karşı “ekonomik D-Day*” olarak adlandırdığı yaptırımları başlattı. Yaklaşık 60 şirketi, gemiyi ve kişiyi kara listeye alan Bessent, hafta sonuna kadar büyük bir finans kuruluşuna yaptırım uygulanacağını duyuracakları sözünü verdi. Cuma günü Hazine, Mısır’ın en büyük ikinci bankası olan Banque Misr’in Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki ofislerini dolar sisteminin dışına itmek üzere harekete geçti. Düzenlemede hiçbir Çin bankasının adı geçmedi.

Bessent, Associated Press’e verdiği ve pazar günü yayımlanan bir röportajda, bu hafta bir bankaya daha yaptırım uygulanacağını söyledi. “Mecbur kalırsak bu, finansal şiddet olacak” diyen Bessent, Çin konusunda “bütün seçenekler masada” diye ekledi.

Bu operasyon, 90 milyon nüfuslu bir ülkenin kuşatılmasıdır: Tahran ile ticaret yapan her bankaya, şirkete ya da hükümete karşı ekonomik yıkım tehdidiyle desteklenen bir deniz ablukası. Bunun mantığı doğrudan Pekin’e uzanıyor. Washington, İran’ın büyük bölümü Çin’e yönelen kalan ticaretini tümüyle kesmek için, nükleer silahlara sahip bir güce karşı finansal bir savaş yürütmek zorunda kalacaktır.

Demokratların Trump’a yönelttiği eleştiriler ise büyük ölçüde sağdan geliyor; onu, savaşı Washington’ın koşullarıyla bitirmeyi başaramamakla suçluyorlar.

22 Temmuz’daki Senato Ödenekler Komitesi oturumunda Michigan Demokrat Senatörü Gary Peters, 67 milyar dolarlık savaş fonu talebini savunan Savunma Bakanı Pete Hegseth’e şunları söyledi: “Bir stratejiniz yok. Bu savaşı gerçekten kazanmak için uzun vadeli bir planınız yok.” Peters, yönetimin sicilini “bu savaşı bugüne kadar kazanma konusunda tam ve mutlak bir başarısızlık” olarak niteledi ve Hegseth’e şöyle dedi: “Asıl başarısızlık sizsiniz efendim.”

İran’a karşı süren savaşın parası her iki parti tarafından onaylandı. Aralık ayında, aralarında Azınlık Lideri Hakeem Jeffries’in de bulunduğu Temsilciler Meclisi üyesi 115 Demokrat, Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’na oy verdi; Charles Schumer, Richard Durbin ve 21 Demokrat senatör de yasayı Senato’dan geçirdi. Ocak ayında ise Temsilciler Meclisi üyesi 149 Demokrat, İran’ın bombalanmasına beş hafta kala 839 milyar dolarlık Pentagon harcama tasarısını onayladı.

En son oylama ağustos ayının ilk haftasında yapıldı. Senato, İran’a yönelik yaptırımları uzatan ve Rusya’ya yenilerini getiren bir tasarıyı 11’e karşı 86 oyla kabul etti. Tasarı, aralarında Çin ve Hindistan’ın da bulunduğu en büyük Rus petrol ve doğal gaz alıcılarına yüzde 100’e varan gümrük vergileri uygulama yetkisi veriyor. Demokratlar tasarıyı 37’ye karşı 10 oyla destekledi. Tasarının başlıca Demokrat destekçisi olan Connecticut Senatörü Richard Blumenthal, doğrudan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e seslendi: “Zaten sendelemekte olan ekonominiz boğulacak, hatta yerle bir edilecek.” Schumer ise tasarının, “Amerika’nın Ukrayna’yı sonuna kadar destekleyeceği yönünde Moskova’ya yanlış anlaşılmaya yer bırakmayan bir mesaj” gönderdiğini söyledi.

İran’a yönelik ekonomik kuşatma, Rusya’ya karşı savaşın tırmandırılması da dâhil olmak üzere, genişleyen bir emperyalist savaş harekatının parçasıdır. Salı günü CIA Direktörü John Ratcliffe gizlice Moskova’ya gitti; bu, Ukrayna savaşının başlamasından bu yana bir CIA direktörünün Rusya’yı ziyaret ettiğinin bilindiği ilk durum. CNN, perşembe günü Ratcliffe’in Rusya’ya “NATO topraklarında bir saldırı düzenlememesi yönünde bir uyarı” ilettiğini bildirdi. Bu, Washington’ın bizzat kendisinin NATO ile Rusya arasındaki açık bir savaşı güncel bir tehlike olarak gördüğüne işaret ediyor.

Ratcliffe’in ziyaretinin arka planında, NATO güçlerinin bir dizi provokatif eylemi vardı. 24 Ağustos’ta Kiev’de bulunan Britanya Başbakanı Andy Burnham, Ukrayna ve Fransa’nın üretim yapabilmesi için Storm Shadow seyir füzesinin Britanya yapımı parçalarına ait gizli tasarım verilerini Ukrayna’ya teslim etti; Avrupa Komisyonu ise füzeler ve hava savunma sistemleri için 6,1 milyar avroluk ek kaynak onayladı. Financial Times’ın temmuz ayında bildirdiğine göre, Ukrayna insansız hava araçları, Amerikan ve Fransız hedefleme verileriyle yönlendirilerek Rusya’nın yüzlerce mil içindeki rafinerileri vurdu.

İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırıları da hafta boyunca sürdü. Al Jazeera’nın o gün bildirdiğine göre, 24 Ağustos’ta Gazze’ye düzenlenen İsrail saldırılarında en az yedi kişi öldürüldü; ölenler arasında Bureyc’de yaşamını yitiren 4 yaşındaki bir çocuk da vardı. Saldırılarda bir cami, bir tuzdan arındırma tesisi ve bir yardım deposu vuruldu. Gazze Sağlık Bakanlığı, 24 Ağustos itibarıyla ölü sayısını 73.422 olarak açıkladı; bu rakama, 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkesten bu yana öldürülen 1.288 kişi de dâhil. Cuma günü, işgal altındaki Batı Şeria’nın Cenin kentinde bir İsrail hava saldırısında üç Filistinli öldürüldü; pazar günü ise onlarca yerleşimci Kusra köyüne saldırdı.

Cumartesi günü maskeli İsrailli yerleşimciler, Batı Şeria’nın Nablus yakınlarındaki Calud köyünde bir NBC News ekibini pusuya düşürdü. Muhabir Matt Bradley’i, kameraman Khaldoon Eid’i ve yapımcı Lawahez Jabari’yi sopalarla döven yerleşimciler, ekibin röportaj yaptığı ve daha önce evinden sürdükleri Filistinli kadın Aida Ahmed Abdullah’ı da yaraladı. Bradley olayı şöyle anlattı: “Arabadan fırladılar, bizi dövdüler, sonra tekrar arabaya atlayıp gittiler.” İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu saldırıyı “bir avuç isyancıya” yordu.

Dipnot:

* D-Day, askeri operasyonların ve büyük taarruzların başlaması için planlanan kritik günü ifade eder; İkinci Dünya Savaşı’nda Normandiya Çıkarması için kullanılır.

Loading