İsrail ve Amerikan medyasında geçtiğimiz ay yayımlanan çok sayıda habere göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas’ın 7 Ekim 2023 saldırısı hakkında defalarca ayrıntılı uyarı almıştı.
Bu haberler, Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin (WSWS) 2 Aralık 2023 tarihli “Belgeler 7 Ekim saldırısını kolaylaştırmaya yönelik İsrail komplosunu gözler önüne seriyor” başlıklı perspektifinde yaptığı değerlendirmeyi doğruluyor. Söz konusu yazı, İsrailli yetkililerin “saldırıyı kolaylaştırmak için kasıtlı olarak geri çekilme kararı aldığı” sonucuna varmıştı.
WSWS, bu geri çekilmenin “Gazze halkına karşı uzun süredir planlanan soykırım için bir bahane oluşturmayı” amaçlayan bir komplonun parçası olduğunu yazmıştı. İsrail hükümeti, ABD emperyalizmiyle ittifak hâlinde, saldırıyı Gazze’deki soykırımın ve o günden beri Lübnan, Suriye, Yemen, Katar ve İran’a yayılan savaşın bahanesi olarak kullandı.
İsrail gazetesi Haaretz, 8 Eylül’de üç üst düzey yabancı kaynağa dayanarak, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid’in saldırıdan yaklaşık bir buçuk hafta önce Netanyahu’yu telefonla arayıp Hamas’ın büyük bir hamle yapacağı konusunda uyardığını bildirdi. Gazete, Bin Zayid’in “Netanyahu’yu durumu ciddiye almaya çağırdığını” ancak başbakanın “görece sakin tepki verdiğini” yazdı. Haaretz’e göre ordunun, Mossad’ın ya da İsrail’in iç güvenlik servisi Şin Bet’in şeflerinden hiçbiri “Bin Zayid’in uyarısından haberdar değildi.”
New York Times (NYT), 25 Eylül tarihli haberine göre, iki kişi, Bin Zayid’in Netanyahu’yu Hamas’ın büyük bir saldırı düzenlemeyi değerlendirdiği konusunda uyardığını söyledi. Netanyahu, 1 Ekim 2023’te Gazze’yi görüşmek üzere güvenlik birimlerinin başkanlarıyla bir araya geldi “NYT’nin incelediği toplantı tutanaklarına göre uyarıdan hiç söz etmedi.” NYT’nin yazdığına göre Netanyahu, İsrail’in Gazze’ye karşı atacağı herhangi bir adımın Suudi Arabistan’la diplomatik ilişki kurma şansını bozabileceğini söyledi.
The Atlantic’in 25 Eylül’de bildirdiğine göre, dönemin Mısır İstihbarat Başkanı Abbas Kamil, saldırıdan 11 gün önce, 26 Eylül 2023’te İsrail’e uçtu. Dergi şöyle yazdı: “Ziyaret hakkında sonradan bilgilendirilen eski bir İsrailli yetkiliye göre mesajı şuydu: Rotanızı değiştirmezseniz Gazze elinizde patlayacak.”
Wall Street Journal, 27 Eylül’de bir Arap hükümetinin yetkilisine dayanarak, Mısırlıların “saldırıdan 48 saat öncesine kadar İsrail’i uyarmayı sürdürdüğünü” yazdı.
Filistinli arabulucu Süfyan Ebu Zeyde, NPR’ın çarşamba günü yayımlanan haberinde, Hamas’ın Gazze’deki lideri Yahya Sinvar’ın 14 Eylül 2023’te İsrail’e iletilmek üzere şu mesajı yazdırdığını anlattı: “Müzakerelerde bir deprem olacak ve İsrailliler hapishanelerini boşaltmaya hazırlanmalı.” Haaretz’in 8 Eylül 2026 tarihli haberine göre, dönemin Şin Bet Başkanı Ronen Bar ertesi gün Netanyahu’ya Sinvar’ın “deprem” tehditleri hakkında bilgi verdi.
Netanyahu’nun ofisi Haaretz’in söz konusu haberini “düpedüz yalan” diye niteledi. Associated Press’in 28 Eylül’de bildirdiğine göre, Netanyahu ardından 27 Eylül’de gizlice Abu Dabi’ye uçtu ve Bin Zayid’den haberi yalanlamasını istedi. Netanyahu ziyareti doğruladı ancak böyle bir talepte bulunduğunu reddetti. Aynı hafta Haaretz’e ve diğer İsrail yayın organlarına, haberlerini “kan iftirası” olarak niteleyerek hakaret davası açtı.
Netanyahu üç yıldır saldırıya ilişkin bir devlet soruşturma komisyonu kurulmasını reddediyor. The Atlantic’in aktardığı, ağustos ayında yayımlanan bir seçim kampanyası videosunda, 7 Ekim’de kendisini derhal uyandırmadıkları için güvenlik yetkililerini suçladı: “Ekim öncesinde bir saldırının yakın olduğuna dair o kadar çok uyarı işareti, o kadar çok belirti vardı ki… Beni uyandırsalardı her şey farklı olurdu.”
New York Times, 30 Kasım 2023’te, İsrail’in Hamas’ın “Eriha Duvarı” kod adlı savaş planını saldırıdan bir yılı aşkın süre önce elinde bulundurduğunu ve yetkililerin “planı, gerçekleştirilmesi güç bir heves sayarak ciddiye almadığını” yazmıştı.
Temmuz 2023’te, ordunun sinyal istihbarat birimi olan 8200. Birim’deki kıdemli bir analist, NYT’nin sonradan gördüğü e-postalarda, Hamas’ın plana benzeyen, gün boyu süren yoğun bir tatbikat yaptığı konusunda uyarıda bulundu. Ordunun Gazze Tümeni’nden bir albay şu yanıtı verdi: “Kısacası, sabırla bekleyelim.” Analist şöyle karşılık verdi: “Bu, savaş başlatmak üzere tasarlanmış bir plan.”
Şin Bet’in soruşturması Mart 2025’te, teşkilat farklı davranmış olsaydı “katliamın önlenebileceği” sonucuna vardı ve Hamas’ın güçlerini artırmasına imkân tanıyan Gazze’deki sükûnet politikasını kusurlu buldu. New York Times’ın 25 Eylül’de aktardığı bir devlet denetçisi raporuna göre Netanyahu, orduya ve istihbarat teşkilatlarına Hamas’ı “etkili, ölçülü ve dizginleyici bir yönetim otoritesi” olarak iktidarda tutma talimatı vermişti.
Uyarıların geldiği aynı haftalarda Netanyahu, Ortadoğu’yu yeniden biçimlendirme planlarının tanıtımını yapıyordu. Saldırıdan 15 gün önce, 22 Eylül 2023’te BM Genel Kurulu’nda Suudi Arabistan’la barışın “gerçekten yeni bir Ortadoğu yaratacağını” söyledi ve Batı Şeria ile Gazze’yi İsrail sınırları içinde gösteren bir harita gösterdi.
Savaş, merkezî hedefi İran olan daha geniş bir emperyalist şiddet patlamasının parçası olarak, Netanyahu’nun “yeni Ortadoğu” dediği şey uğruna bir sefer başlatmanın vesilesi oldu. Saldırıdan iki gün sonra, 9 Ekim’de Netanyahu, İsrail’in güneyindeki yerel yöneticilere “Ortadoğu’yu değiştireceğiz,” sözünü verdi.
Gazze Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, Ekim 2023’ten beri İsrail’in öldürdüğü Filistinlilerin sayısı çarşamba günü 74.250’ye ulaştı; bunların 1.467’si, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesten sonra öldürüldü. Bir BM soruşturma komisyonu Eylül 2025’te “İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilere karşı soykırım yaptığı” tespitinde bulundu. İsrail 2024’te ve bu yıl yeniden Lübnan’ı istila etti, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın devrilmesinin ardından Suriye’nin güneyindeki tampon bölgeyi ele geçirdi, Yemen’i ve Katar’ı bombaladı. Netanyahu, 2 Eylül 2026’da İsrail kanalı i24NEWS’e, Israel National News’un çevirisiyle şunları söyledi: “Niyetim, nihayetinde ahtapotun başı olan İran’la yüzleşmemiz ve onun kollarını kesmemizdi.”
Dünya Sosyalist Web Sitesi, saldırılardan sonraki haftalar içinde ABD emperyalizminin İran’a saldırmaya hazırlandığı uyarısını yapmıştı. WSWS, 16 Ekim 2023 tarihli “İsrail’e soykırım için yeşil ışık yakan ABD, İran’a karşı savaşa hazırlanıyor” başlıklı perspektifinde şöyle yazmıştı: “ABD, mevcut krizi, Rusya ile savaşının ve Çin’e karşı savaş planlarının Ortadoğu cephesinde, İran’a karşı uzun süredir var olan savaş planlarını hayata geçirmek için kullanıyor.”
Bu hazırlıklar Biden yönetimi döneminde başlatıldı, ardından Trump yönetimi döneminde hayata geçirildi. Eski ABD Başkanı Joe Biden’ın kıdemli danışmanı Amos Hochstein, 19 Nisan’da CBS’in Face the Nation programında, ABD’nin Haziran 2025’te İran’ın nükleer tesislerini bombalamasının “Biden yönetimi içinde, ikinci bir dönem olursa yapmak zorunda kalabileceğimizi düşündüğümüz saldırıları” gerçekleştirdiğini söyledi ve ekledi: “Savaş oyunları yaptık. Bunun neye benzeyeceğine dair bazı provalar yaptık.” Bu, bütünüyle iki parti destekli bir politikaydı.
28 Şubat 2026’da Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail, İran’a karşı yeni bir savaş açtı ve savaşın ilk gününde Dini Lider Ali Hamaney’e suikast düzenledi. Al Jazeera, 28 Ağustos’ta İranlı yetkililere göre ölü sayısının 3.527 olduğunu bildirdi. Temmuzda ateşkesin bozulmasının ardından ABD savaş gemileri İran limanlarına yönelik ablukayı yeniden başlattı.
ABD Başkanı Donald Trump, 22 Eylül’de BM Genel Kurulu’na, “İslam Cumhuriyeti’ni yok edip etmemesi ve bunu çabucak yapıp yapmaması” gerektiğini sordu. Wall Street Journal, 25 Eylül’de ABD’li yetkililere dayanarak, Trump’ın “yardımcılarına kasımdaki ara seçimlerden sonra İran’ı bombalamaya yeniden başlamayı öngördüğünü söylediğini” yazdı.
Trump yönetimi Ortadoğu’ya üçüncü bir uçak gemisi saldırı grubu ve ek bir Deniz Piyadeleri sefer birliği göndererek bölgedeki asker sayısını 10 bine kadar çıkarıyor.
