Liman ve rıhtım işçileri cuma günü “Liman işçileri savaş için çalışmaz” sloganıyla greve gitti ve gösteriler düzenledi. Eylemler beş kıta ve 22 ülkedeki 113 limanı kapsıyordu. Uluslararası eylem günü, uluslararası işçi sınıfının dayanışmasının ve gücünün güçlü bir ifadesiydi.
Eylem; Filistinlilere yönelik soykırıma, ABD-İsrail’in İran’a karşı savaşına, Ukrayna’daki savaşa ve limanların savaş hazırlık merkezi hâline getirilmesine karşı on binlerce işçiyi harekete geçirdi. Bu eylem, Avrupa genelinde ve ötesinde, hükümetlerin yıkıcı kemer sıkma politikaları dayatırken yeniden silahlanmaya yüz milyarlar akıtmasına karşı artan bir grev ve protesto dalgasının ortasında gerçekleşti.

İlk olarak Yunanistan, İtalya, Fransa, Bask Ülkesi, Türkiye ve Fas’taki liman işçileri sendikaları tarafından çağrısı yapılan eylem, 25’ten fazla sendika tarafından desteklendi. Ortak açıklamalarında şu ifadeler yer aldı: “Limanlar silah, mühimmat, askerî teçhizat ve asker taşımacılığı için kullanılmamalıdır.”
İtalya’da liman işçilerinin iş bırakma eylemleri, Unione Sindacale di Base (USB) tarafından yaşam pahalılığına, düşük ücretlere ve savaş ekonomisine karşı çağrısı yapılan 24 saatlik genel grevin bir parçasıydı.
Başbakan Giorgia Meloni’nin aşırı sağcı hükümeti, grevlere ve protestolara karşı çevik kuvvet polislerini harekete geçirdi. Milano’da, polisle birlikte devriye gezmek üzere 20 Ekim’de onaylanan bir güvenlik kararnamesi kapsamında yıl sonuna kadar görevlendirilen ek 500 asker de sokaklardaydı.
27 Ekim’de Ulaştırma Bakanı Matteo Salvini, Tüm Azizler Yortusu tatil dönemini gerekçe göstererek hava, demiryolu ve deniz taşımacılığı, taksiler ile yerel toplu taşımada grevin ertelenmesini gerektiren bir kararname imzaladı. Kararnameye rağmen greve giden işçiler günlük 500 ila 1.000 avro para cezasıyla karşı karşıya. USB, bu kararı “yanlış ve gayrimeşru bir karar, buna itaat etmiyoruz” diye kınadı ve yaptırımlarla karşı karşıya kalan işçilere yasal savunma sağlayacağını belirtti.
İtalya’da 40’tan fazla şehirde gösteriler düzenlendi. Milano’da yaklaşık 25.000 kişi yürüdü ve 30.000’den fazla işçi ve öğrenci şehrin doğu çevre yolunu bir saatten fazla süreyle trafiğe kapattı. Napoli’nin Piazza Mancini meydanında Meloni’nin bir resminin yakıldığı eylemde yaklaşık 20.000 kişi miting düzenledi; Livorno’da ise liman işçileri ve itfaiyeciler dâhil 10.000 öğrenci ve işçi valiliğe doğru yürüdü. Organizatörlerin 12.000 kişi olarak kaydettiği Floransa’da, yaklaşık 2.000 kişinin katıldığı Palermo’da ve yanı sıra Roma, Bologna, Brescia ile Mestre’de de yürüyüşler gerçekleştirildi.

Polis, birçok şehirde yürüyüşçülere karşı güç kullandı. Torino’da Piazza Castello’daki valilik binası dışında polisin saldırısı ve tazyikli su kullanımı sonucu iki kişi yaralandı. Roma’da Via Claudia yakınlarında öğrencilere saldırdılar. Vicenza’da çevre yoluna doğru ilerleyen yaklaşık 2.000 göstericiye tazyikli su ve göz yaşartıcı gazla müdahale eden polisin saldırısı sonucu, organizatörlerin belirttiğine göre biri kafasına göz yaşartıcı gaz kapsülü isabet eden üç protestocu yaralandı. Mestre’de polis cop kullandı. Napoli’de ise protestocular, çevik kuvvet polisinin onları engellemeye çalışmasının ardından ancak bir saatten uzun bir sürenin sonunda limana ulaşabildiler.
Dünya çapında liman ve rıhtım işçilerinin gerçekleştirdiği eylemler şunlardı:
- İtalya: Liman işçileri Cenova, Livorno, Trieste, Civitavecchia, Ancona, Ravenna, Gioia Tauro, Carrara ve Bari’de grev yaptı. Cenova’da yüzlerce kişi şafak vakti yanan lastiklerle Albertazzi liman kapısını bloke etti. Öğrenciler ve işçiler Principe istasyonundan yürüyerek limana girmeden önce binlerce liman işçisine katıldı. Napoli’de protestocular limana Bausan kapısından girdi. Reggio Calabria’da işçiler ve gençlik liman işçilerinin arkasında miting düzenledi. Trieste’de limanın 4 Nolu Kapısı’ndan başlayan yürüyüş 10.000 kişiye ulaştı.
- Yunanistan: Gemicilerin grevi Pire, Rafina, Lavrio, Patras, İgumenitsa, Elefsina ve Rio-Antirrio olmak üzere yedi limanda feribotların hareket etmesini engelledi. Ülkenin en büyük limanı olan Pire’deki iş bırakma eylemine COSCO Konteyner Terminalleri önünde toplanan yaklaşık 3.000 liman ve deniz işçisi katıldı. Selanik kargo limanında ise üç saatlik bir iş durdurma eylemi 200’den fazla konteyner ve tırın geçişini durdurdu.
- Fransa: 7.500 liman işçisi dâhil olmak üzere yaklaşık 14.000 liman çalışanı Dunkerque, Calais, Boulogne, Le Havre, Rouen, Paris, Cherbourg, Saint-Malo, Roscoff, Brest, Lorient, Nantes Saint-Nazaire, La Rochelle, Bordeaux, Bayonne, Port-Vendres, Sète, Marsilya, Fos-sur-Mer, Toulon, Nice, Ajaccio, Bastia ve La Réunion olmak üzere 24 limanda grev yaptı. Le Havre’da limana hiçbir tır girmedi. Genel Emek Konfederasyonu’nun (CGT) yerel yetkilisi François Brisot, “Ne yükleme var ne de boşaltma” dedi. Dunkerque’in dökme yük, sıvı ve akaryakıt terminalleri bloke edildi, Nantes Saint-Nazaire’de dokuz gemi hareketsiz kaldı ve Fos-sur-Mer’de yüzlerce kişi miting düzenledi.
İspanya ve Bask Ülkesi: Bilbao, Pasaia, Algeciras, Avilés, Barselona, Valencia, Cádiz, Almería, Gijón, Santa Cruz de Tenerife, Huelva, Las Palmas, Málaga, Santander, Sevilla ve Vigo olmak üzere 16 limanda öğleden sonra 1’den 3’e kadar iki saatlik iş durdurma eylemleri çağrısı yapıldı.
Belçika: Anvers’te BBTK sendikası üyeleri eyleme katıldı.
Almanya: ver.di sendikasının Kuzey Denizi limanlarında ücret artışı için planladığı süresiz grev gerçekleşmedi. Sendika, yüzde 8,2’lik talebine karşılık 12 ayda yüzde 3,4’lük artışla yetindi. Hamburg’da ver.di’nin denizcilik uzman grubu bunun yerine eylem günüyle dayanışma göstermeye karar verdi.
Danimarka: Kopenhag liman işçileri Nordhavn’da bir miting düzenledi.
Türkiye: Protestocular İstanbul Haydarpaşa limanı dışında “Savaşa hayır, silahlanmaya hayır!” yazılı pankart altında toplandı ve İsrail’e yapılan silah sevkiyatlarının son bulması çağrısında bulundu. Limter-İş sendikası tarafından saat 11.00 için çağrısı yapılan protesto öncesinde Liman-İş sendikası Mersin, Gemlik ve İstanbul limanlarında basın açıklamaları yapacağını duyurmuştu.
Fas: Tanca ve Kazablanka’da iki saate varan iş durdurma eylemleri gerçekleştirildi.
Hindistan: Mumbai ve Koçi’de yaklaşık 500’er, Tuticorin’de ise 200 kişi olmak üzere büyük limanlarda yaklaşık 5.000 liman işçisi gösteri yaptı. Eyleme, Hindistan’ın Mumbai yakınlarındaki en büyük konteyner limanı olan Nhava Sheva da dahildi.
Marsilya’da WSWS muhabirleri liman işçisi Pierre ile konuştu. CGT’nin çağrısının ardından limanda, Fos-sur-Mer CGT Limanlar ve Rıhtımlar genel sekreterinin konuşmasını dinlemek üzere 500 ila 800 liman işçisinin katılımıyla genel bir toplantı düzenlendi.
Pierre şunları söyledi: “Tüm liman faaliyeti durmuştu. Gördüğüm kadarıyla bazı taşeronlar limanda altyapı çalışmalarıyla ilgili çalışmaya devam edebildi. Ancak gemilerin boşaltılması ve konteynerlerin tırlara yüklenmesiyle ilgili tüm faaliyetler durmuş durumdaydı.” İşçiler “uluslararası durumdan, Ukrayna’da ve ayrıca Ortadoğu’da neler olabileceğinden endişe duyuyorlar. Mevcut durum, aynı zamanda liman işçilerinin ve rıhtım çalışanlarının yaşam koşullarını, özellikle de ücretlerini etkileyen hayat pahalılığını ve yüksek yakıt fiyatlarını da etkiliyor.”
Yunanistan’da, Atina metropol bölgesindeki Pire’de eylem çağrısı, gemicilerin maaş zammı için yaptığı 24 saatlik ülke çapındaki genel grev sırasında konteyner liman işçileri sendikası ENEDEP tarafından yapıldı.
Grev, aralarında Panhelenik Ticari Denizcilik Mühendisleri Sendikası ve Panhelenik Ticari Denizcilik Denizcileri Sendikası’nın da bulunduğu üç denizci sendikası tarafından koordine edildi. Bu sendikalar yüzde 12 maaş artışı, iyileştirilmiş çalışma ve iş güvenliği koşulları, yedi saatlik iş günü ve gemilerde zorunlu tıbbi personel talep ediyor. Yunan Limanları Daimi Çalışanları Federasyonu üç saatlik bir iş durdurma eylemi düzenlerken, Pire İşçi Merkezi —yerel sendikalar konseyi— bütün kentte 24 saatlik grev ilan etti.
Pire’de öğrencilerin savaşa karşı çizdiği resimler sergilendi ve İspanya’nın Urda kentindeki tren kazasının kurbanları için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.
Yunanistan’ın üçüncü büyük kenti olan Patras’ta işçiler liman girişini bloke etti. Tırların arkasına monte edilen ve girişin her iki yanına yerleştirilen iki hidrolik vinç, Yunanca ve İngilizce olarak “Onların kârları ve savaş için çalışmıyoruz” yazılı bir pankart astı.
Hintli liman işçileri, İsrail’in Filistinlilere yönelik soykırımını silahlandırmada kritik bir rol oynamış olan Bharatiya Janata Partisi hükümetiyle karşı karşıya. 30 Temmuz’da yayınlanan bir Uluslararası Af Örgütü raporuna göre, Hint devlet şirketleri ve özel şirketler 7 Ekim 2023 ile 30 Kasım 2025 arasında İsrail’e en az 2.596 sevkiyat gerçekleştirdi. Bunlar Tel Aviv’in savaş makinesi için en az 564.970 patlayıcı mühimmat parçası, 390.516 hafif silah parçası ve 298 askerî araç bileşeninin yanı sıra Elbit Systems’e tedarik edilen 155 mm’lik top mermileri ve SkyStriker kamikaze insansız hava araçları için savaş başlıkları dâhil olmak üzere neredeyse bir milyon ürün içeriyordu.
Avrupa’daki Sosyalist Eşitlik Partileri (SEP), 29 Ekim tarihli açıklamalarında liman işçilerinin eyleminin “uluslararası işçi sınıfının savaş makinesini sekteye uğratabilecek muazzam gücüne işaret” ettiğini belirtti. Açıklamada “Bu güç şimdi bilinçli olarak örgütlenmeli ve genişletilmelidir” denildi ve eylemin “tek günlük bir protestoyla sınırlı kalamayacağı”, “süresiz ve eşgüdümlü grevlerin başlangıç noktası” olması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, ortak bildirgelerinde “Ukrayna’dan söz bile” etmeyen organizatörlerin siyasi sınırlılıkları konusunda uyarıda bulunuldu. Almanya’daki ver.di dâhil olmak üzere Avrupa sendika bürokrasileri NATO’nun Rusya’ya karşı savaşını desteklemektedir. Stalinistlerin yönetimindeki Dünya Sendikalar Federasyonu’na (WFTU) bağlı olan USB ve diğer sendikalar emperyalist hükümetler ile Putin rejimi arasında müzakere çağrılarıyla kendilerini sınırlandırırken, CGT ise muhalefeti Başkan Emmanuel Macron ile yapılacak görüşmelere kanalize etmeye çalışıyor.
Sosyalist Eşitlik Partileri; işyerlerinde, okullarda ve işçi sınıfı mahallelerinde bağımsız taban komitelerinin kurulması ve liman işçilerinin Taban Komitelerinin Uluslararası İşçi İttifakı aracılığıyla demiryolu işçileri, tır şoförleri, gemiciler ve zorunlu askerliğe direnen gençlerle birleşmesi çağrısında bulundu. Açıklamada şu vurgulandı: “Amaç, kapitalist oligarşinin egemenliğine meydan okuyan ve işçilerin siyasi iktidarı ele geçirmesi sorununu gündeme getiren süresiz bir Avrupa genel grevinin hazırlanması olmalıdır.”
İşçilerin ve gençliğin önündeki görev, sosyalist enternasyonalizm programının bilinçli bir şekilde benimsenmesi yoluyla bu mücadeleleri genişletmek ve geliştirmektir. Bu da bir dünya sosyalist federasyonunun parçası olarak Avrupa Birleşik Sosyalist Devletleri için mücadele etmek ve işçi sınıfının devrimci liderliği olarak Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin (DEUK) şubeleri olan Sosyalist Eşitlik Partilerini inşa etmek demektir.
