1 Mayıs 2022: COVID-19 pandemisi ve sosyalizm için mücadele

Blake, WSWS yazarı ve COVID-19 Pandemisine Yönelik Küresel İşçi Soruşturması koordinatörüdür. Tüm konuşmaları Türkçe altyazılı ile izlemek için tıklayın.

Detroit, Michigan’dan devrimci selamlar.

Bu, COVID-19 pandemisi koşulları altında bir araya geldiğimiz üçüncü 1 Mayıs.

Dünya çapında resmi ölüm sayısı 6.260.000’e yaklaşıyor. Dünyanın çoğu yerindeki yetersiz test, raporlama ve veri toplama nedeniyle uzmanlar, gerçek ölü sayısının bu rakamın üç katı olduğuna ve dünya çapında 20 milyona ulaştığına inanıyor.

COVID-19 pandemisi ve sosyalizm için mücadele

Bu ölümlerin ezici çoğunluğu önlenebilirdi. Önlenmemelerinin temel nedeni, kendi egemen sınıfları adına hareket eden dünyadaki hükümetlerin bilinçli olarak halk sağlığını özel kâra tabi kılmayı seçmeleri ve pandemiyi durdurmak için uluslararası koordinasyonu reddetmeleridir.

Pandemi vurguncuları trilyonlarca dolar biriktirdi. Bu yılki Oxfam raporu, pandeminin başlangıcından bu yana her 26 saatte bir yeni bir milyarderin ortaya çıktığını belirtiyor. 160 milyondan fazla insan yoksulluğa itilirken dünyanın en zengin 10 kişisi servetlerini ikiye katladı.

Hiçbir şey, kapitalist sistemin kendi halklarıyla savaş halinde olduğunu bundan daha açık bir şekilde ortaya koymamaktadır.

Geçtiğimiz yıl boyunca, küresel ölüm sayısı iki katının üzerine çıktı. Bu milyonlarca ölüm daha da trajik, çünkü hayat kurtaran aşıların üretilmesinden sonra meydana geldiler.

İlaç tekellerinin özel mülkiyeti ve aşı milliyetçiliği, bugün dünya nüfusunun yalnızca yüzde 59’unun ilk aşı serisini aldığı bir durum yarattı.

Düşük gelirli ülkelerdeki tüm insanların yalnızca yüzde 0,6’sı ve Afrikalıların sadece yüzde 1,5’i gerekli bir dozu yaptırabildi!

2020 ve 2021’de küresel ortalama yaşam süresi, toplamda yaklaşık iki yıl azaldı. Bunlar, BM’nin 1950’de verileri takip etmeye başlamasından beri ilk yıllık düşüşler oldu.

Kişi başına ortalamada Peru, dünyanın en sert etkilenen ülkesi oldu. 230.000 Perulu, COVID-19’dan öldü. Bu, ülkedeki her 143 kişiden biri demek.

Lima, Peru'da aileler ücretsiz yemek için kuyrukta bekliyor, 17 Haziran 2020. (Kaynak: AP Photo/Rodrigo Abd)

Dünya kapitalizminin merkezi olan Amerika Birleşik Devletleri’nde virüs nedeniyle 1,1 milyon insan öldü ve ortalama yaşam süresi 2 yıldan fazla azaldı.

Rusya’da 1,2 milyondan fazla insan COVID’den öldü. Bu, resmi rakamın kabaca 4 katıdır ve ABD’deki kişi başına ölüm oranının iki katından fazladır.

Hindistan’da 5,9 milyon insan virüse yenik düştü, bu da resmi ölü sayısının kabaca 11 katı.

Aile üyeleri, Srinagar'daki bir krematoryumda COVID-19'dan ölen bir kişinin yanan ateşinin yanında dua ediyor, 25 Mayıs 2021. (Kaynak: AP Photo/ Dar Yasin)

En yaşlılar ve en savunmasız olanlar pandeminin başlıca kurbanları oldu. Ancak dünya çapında çalışma çağındaki milyonlarca yetişkin ve on binlerce çocuk da hayatını kaybetti.

Şubat ayında yayımlanan bir araştırma, geçtiğimiz Ekim ayının sonuna kadar dünya çapında 5,2 milyondan fazla çocuğun bir ebeveynini veya birincil bakıcısını COVID-19’dan kaybettiğini tespit etti. Bu ölümlerden etkilenen her çocuk derin bir travma yaşamıştır ve en yakınlarından yoksun bir ömür geçirmektedir.

20 milyon önlenebilir ölüm, pandeminin en trajik sonucudur. Ama dünya çapında yüz milyonlarca insan da artık Uzun COVID hastalığı nedeniyle zayıf düşmüş durumda.

Çok sayıda araştırma, COVID ile enfekte olanların en az yüzde 10’unun 3 ay veya daha uzun süre devam eden semptomlar geliştirmeye devam ettiğini gösteriyor. Onların da çoğu ilk enfeksiyondan bir yıldan uzun bir süre sonra sıkıntı çekmeye devam ediyor.

Bu semptomlar vücuttaki hemen hemen her organı etkileyebiliyor. COVID-19 enfeksiyonu artık kalp hastalığı, beyin hasarı, diyabet, böbrek hastalığı, bozuk bir bağışıklık sistemi vb. yanı sıra tüm nedenlere bağlı ölüm riskinin artmasıyla ilişkilendirilmiştir.

Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi, pandeminin ilk aşamalarından itibaren yalnızca SARS-CoV-2’nin kontrolsüz yayılmasının potansiyel olarak feci sonuçları konusunda uyarıda bulunmakla kalmadı. Aynı zamanda pandemiyi durdurmak üzere bir strateji geliştirdik. Dünya Sosyalist Web Sitesi, 28 Şubat 2020’de yayımlanan bir açıklamada şunları ifade ediyordu:

Koronavirüse yapılan müdahale ulusal düzeyde koordine edilemez. Virüs, sınır, vize ya da göç sınırlaması tanımamaktadır… Çözüm küresel olmalıdır. Dünyanın her yerinden bilim insanlarına, koronavirüsü kontrol altına almak, ona çare üretmek ve nihayet yok etmek için etkin önlemlerin alınmasını yalnızca ertelemeye hizmet eden ‘ulusal çıkarlar’ ve jeopolitik çatışmalar eliyle engellenmeden, araştırmalarını ve teknolojilerini paylaşma izni verilmelidir.

Açıklamada, pandemiyi durdurmak için tüm halk sağlığı önlemlerinin kullanılması, dev sağlık şirketlerinin kamu kuruluşlarına dönüştürülmesi ve tüm işçilere ve küçük işletmelere doğrudan mali destek sağlanması çağrısında bulunulmuştu.

2020 boyunca yayımlanan sayısız açıklamada, bu programı geliştirdik; okulların ve işyerlerinin zorla yeniden açılmasına dayanan öldürücü “sürü bağışıklığı” stratejisine son verilmesini talep ettik. Pandeminin ilk yılındaki ölümlerin büyük çoğunluğuna, İsveç, ABD, Birleşik Krallık, Brezilya, Hindistan gibi ülkelerin öncülük ettiği bu canice politika yol açtı.

20 Ağustos 2021’de WSWS şu uyarıda bulundu:

Virüs yayıldığı sürece, tüm insanlığı tehdit eden yeni, daha bulaşıcı, ölümcül ve aşıya dirençli varyantlara dönüşmeye devam edecek. Dünya ölçeğinde ortadan kaldırılmadığı sürece, COVID-19’un közleri yanmaya devam edecek ve virüsün yeniden alevlenmesinin koşullarını yaratacaktır.

Bu açıklama, pandemiyi durdurmanın ve hayatları kurtarmanın tek yolu olarak ortadan kaldırma-yok etme (eliminasyon/eradikasyon) stratejisine açıklık getiriyordu: “Yok etme, virüsün kesin olarak kökünün kazınması için, COVID-19 ile mücadele tedbirleri cephanesindeki her silahın küresel ölçekte koordine edilerek genel olarak konuşlandırılmasını gerektirmektedir.”

Bu stratejiyi ayrıntılı olarak açıklamak için, Ağustos ve Ekim aylarında, dünyanın çeşitli yerlerinden önde gelen bilim insanlarını bir araya getiren internet seminerleri düzenledik. Bu etkinlikler 100’den fazla ülkeden binlerce işçi tarafından izlendi.

DEUK, ona bağlı Sosyalist Eşitlik Partileri/Grupları ve Taban Komitelerinin Uluslararası İşçi İttifakı (TK-Uİİ), Britanyalı veli Lisa Diaz tarafından çağrısı yapılan bir dizi küresel okul grevinin düzenlenmesine yardımcı oldu. Dünya çapındaki işçilere, ortadan kaldırma stratejisi için mücadele etmek üzere taban komiteleri oluşturmalarında yardımcı olduk.

Kasım ayının sonlarında WSWS, dünya çapında canice pandemi politikalarının uygulanmasını kolaylaştıran yalanları ve yanlış bilgileri ifşa çıkarmak için COVID-19 Pandemisine Yönelik Küresel İşçi Soruşturması’nı başlattı.

Soruşturma, işçilerin, bilim insanlarının ve uzmanların –bazıları burada gösterilen– tanıklıklarına başvurmaya başladı. Soruşturma üzerinde çalışmalar devam ediyor ancak ilk bulgular şimdiden dünya çapında işlenen büyük toplumsal suç hakkında bir fikir veriyor.

Hava yoluyla bulaşmaya dair bilimsel bulguların üzerinin örtülmesini ve bunun bilimsel olmayan, maske karşıtı politikaların desteklenmesindeki doğal sonuçlarını belgeledik. İsveç, Brezilya, ABD ve Birleşik Krallık’ta uygulanan “sürü bağışıklığı” politikaları konusunda uzmanlarla konuştuk. Avustralya’da ve başka ülkelerde ortadan kaldırma politikası için mücadele eden bilim insanlarıyla görüştük.

COVID-19 Pandemisine Yönelik Küresel İşçi Soruşturması için ilk beyan verenlerin bazı fotoğrafları (WSWS Media) [Photo: WSWS]

Hemşireler, otomotiv işçileri, müzisyenler, doktorlar, eğitim emekçileri, toplu taşıma çalışanları ve daha birçoğu dahil olmak üzere, dünyanın dört bir yanında farklı sektörlerdeki işçilerin gerçek yaşam deneyimlerini belgeledik.

Soruşturmanın başlatılmasının ne kadar ileri görüşlü olduğunun altını çizecek şekilde, ondan yalnızca dört gün sonra, Güney Afrika’da son derece bulaşıcı ve aşıya dirençli Omicron varyantının hızla yayıldığı haberi geldi.

Politikacıların ve medyanın Omicron’un “hafif” olduğuna dair yalanlarının aksine, küresel fazladan ölümler Ocak ayı sonunda günde yaklaşık 40.000’e ulaştı (kaydedilen ikinci en yüksek rakam) ve 2022’de şimdiye kadar dünya çapında 3,3 milyon insan öldü.

Omicron dalgası sırasında, “azaltıcı” bir yaklaşım benimseyen her ülke, artık COVID-19’un “endemik” hale geldiği yalanına dayanarak tamamen “sürü bağışıklığı”nı benimsedi. Bu süreçte, veri denetimini ve raporlamasını sistematik olarak kaldırdılar, testleri azalttılar ve maske zorunlulukları gibi tüm azaltma önlemlerini kıstılar.

Dünyanın egemen sınıfları, bu yeni bulaşıcı hastalığa karşı mücadeleyi kasten bırakmayı seçtiler. İnsan uygarlığında kaydedilen, tıp bilimi ve halk sağlığının gelişimi yoluyla yansıtılan yüzlerce yıllık ilerleme reddedildi.

Aşırı sağ, halkı kasten yanlış yönlendirip aşıların etkinliğini reddederken, görünüşte liberal partiler halk sağlığına yönelik bu vahşi saldırıya katıldı. Orta Çağ’a kadar uzanan en temel izolasyon ve karantina önlemleri bile terk edildi.

Bu acımasız politikalara yanıt olarak, sınıf mücadelesi tüm dünyada yoğunlaştı. Ocak ayında, ABD genelinde en az 15 şehirde ve Avrupa’daki çeşitli ülkelerde, öğrenciler, öğretmenler ve veliler, ipleri kendi ellerine aldılar ve viral bulaşmayı durdurmak için okulları kapattırdılar.

Ardından, Şubat ayı sonlarında Ukrayna’da savaşın patlak vermesi, pandemi hakkındaki tüm raporları durdurmak ve dikkatleri verilerin üstünü örtmekten, tüm halk sağlığı önlemlerine son verilmesinden uzaklaştırmak için kullanıldı.

Ocak 2022'de Omicron BA.1 varyantı dalgasının zirve yaptığı sırasında ABD, Kanada ve Avrupa'daki okul grevlerinin yerlerini gösteren harita (WSWS Media)

Emperyalist güçler ve medyaları, Omicron BA.1, BA.2 ve şimdi diğer alt varyantların dalgalar halinde yayılmasını durdurmak için hiçbir şey yapmazken, durmadan Çin’i Sıfır COVID politikasını sürdürdüğü için suçluyor.

Sıfır COVID’e ilişkin Batı medyasındaki distopik tasvirlerin aksine, Çin işçi sınıfı içinde bu politikaya muazzam bir destek var. Çin’in Sıfır COVID politikasının etkinliği, ortadan kaldırmanın pandemiyi durdurmak için tek uygulanabilir strateji olmaya devam ettiğinin ampirik kanıtıdır.

Çin’deki Sıfır COVID politikasının temel yetersizliği, politikanın ulusal sınırlarla sınırlı olmasından kaynaklanmaktadır. Çin’de uygulanan halk sağlığı önlemleri dünya çapında benimsenirse ve bu önlemler, Çin dışındaki bilim insanlarının öncülük ettiği hava kaynaklı bulaşmayı azaltma adımlarıyla birleştirilirse, pandemi birkaç ay içinde dünya çapında sona erdirilebilir.

Kapanmaların ardından Çin'de günlük yeni vakalardaki kademeli düşüşü gösteren grafik (WSWS Media)

Çin deneyimi ve DEUK tarafından ana hatları belirtilen strateji, son iki yılda kaybedilen 20 milyon insan hayatının büyük kısmının kurtarılabileceğini açıkça ortaya koymaktadır.

Pandemi, egemen seçkinlerin toplu ölümlere tam kayıtsızlığını ortaya koydu. Onlar şimdi de insanlığı kontrolden çıkıp nükleer savaşa yol açma tehlikesi oluşturan yıkıcı bir savaşın içine sokuyorlar. Pandemi sırasındaki gaddarlık, onları insanlığın yok olmasına yol açabilecek bir savaş yürütmeye psikolojik olarak hazırlamış durumda.

Benzer şekilde, kapitalistler ve politikacıları, on yıllardır iklim değişikliğinin yıldan yıla daha da kötüleşmesine bilinçli olarak izin verdiler. Bu durum, önümüzdeki on yıllarda kitlesel yok oluşlara ve dünya çapında yüz milyonlarca insanın ölümüne neden olma tehdidi oluşturuyor. Perşembe günü yayımlanan bir araştırma, iklim değişikliğinin gelecekteki yayılma olaylarının tehlikesini büyük ölçüde artıracağını ve bunun da önümüzdeki yıllarda daha fazla pandemiye neden olabileceğini tespit etti.

Dünyanın her yerinde binlerce bilim insanı pandemiyi inceledi, tehlikeleri konusunda uyarıda bulundu ve hayatları kurtarmak için politikayı değiştirme mücadelesi verdi. Çalışmalarına son derece müteşekkiriz. Ama bu cesur ve özverili gayretler, kapitalist hükümetler tarafından sabote edildi.

Fakat nesnel çıkarları halk sağlığı ilkeleriyle örtüşen başka bir toplumsal güç daha var: uluslararası işçi sınıfı. Bilim insanlarının yönelmesi gereken işte bu güçlü ve ilerici sınıftır.

Pandemi sürecinde devasa boyutta bir suç işlendi; bir toplumsal cinayet suçu. Bunun hesabı sorulacak ve bundan sorumlu olanlar hesap verecek.

İşçiler, gençler, bilim insanları ve orta sınıfın ilerici kesimleri, bu deneyimden gerekli sonuçları çıkarmalıdır. Pandemi, dünya kapitalizminin ekonomik, siyasi, toplumsal ve ahlaki iflasını ortaya çıkardı. Kapitalizmin yıkılması gerekiyor.

Bugünkü 1 Mayıs toplantısına katılan herkese sesleniyoruz:

Küresel ortadan kaldırma mücadelesine katılın! Pandemiyi sona erdirmek için küresel bir kitle hareketi var olana kadar, potansiyel olarak önümüzdeki yıllarda kitlesel enfeksiyon ve ölüm dalgaları olacak.

Küresel İşçi Soruşturması’na katılın! Bunun, her ülkede ve işçi sınıfının tüm kesimleri içinde yaygınlaştırılması gerekiyor. Egemen seçkinler ve medya pandeminin bittiğini ilan ederken, biz daha da derine inmeli, işlenen ve her geçen gün derinleşen tüm suçları belgelemeliyiz.

Özellikle en kritik görev, her ülkenin işçi sınıfı içinde, dünya savaşına gidişi durdurmak, COVID-19’a karşı ve dünya sosyalist devrimi uğruna küresel bir kavga başlatmak için mücadele eden Troçkist bir devrimci önderliğin inşa edilmesidir.

Loading