Almanya’daki Sosyalist Eşitlik Partisi (Sozialistische Gleichheitspartei, SGP) üyeleri ve destekçileri Berlin eyalet seçimleri için yürütülen kampanyanın ilk günlerinde, meslek okullarında, mahallelerde ve fabrikalarda binlerce bildiri dağıtarak birçok işçi ve genç ile sohbet ettiler. SGP, Almanya’da egemen sınıfın savaş politikalarına karşı çıkan ve Berlin Temsilciler Meclisi (eyalet meclisi) seçimlerini savaşa ve sosyal yıkıma karşı bir referanduma dönüştüren tek partidir.
SGP, NATO’nun Ukrayna’da Rusya’ya karşı yürüttüğü ve nükleer bir savaşa dönüşme tehdidi taşıyan vekâlet savaşına karşı uluslararası bir kitle hareketi inşa etmek için mücadele ediyor. Parti, seçim bildirisinde savaş ve kriz vurguncularının mal varlıklarının kamulaştırılmasını, tüm silah sevkiyatlarının ve ekonomik yaptırımların durdurulmasını ve kreşler, okullar ve hastanelere 100 milyar avro kaynak aktarılmasını talep ediyor.
SGP, işçiler ile seçim kampanyasını tartışmak, mitingler düzenlemek ve kampanya materyalleri dağıtmak için bir seçim aracı kullanıyor. Tüm okurlarımızı 7 Ocak Cumartesi günü saat 14:00’te Spandau Belediye Binası önünde yapılacak ilk aday forumuna katılmaya, adaylara sorular sormaya ve SGP’nin seçim kampanyasına aktif olarak katılmaya davet ediyoruz.
Kötü hava koşullarına rağmen SGP’nin kampanyası büyük bir ilgiyle karşılandı. Spandau’daki işçi mahallesi Siemensstadt’ta yaşayanlar, partinin Karl Liebknecht, Rosa Luxemburg, Vladimir Lenin ve Lev Troçki’nin devrimci sosyalizm geleneğinden geldiğini açıklamasına yumruklarını havaya kaldırarak desteklerini gösterdiler. SGP üyelerinin Bundeswehr (Silahlı Kuvvetler) için ayrılan 100 milyar avroluk “özel fon”un iptal edilmesini ve bunun yerine eğitim ve sosyal hizmetlere yatırım yapılmasını talep etmeleri alkışlarla karşılandı.
Berlin-Spandau’daki Juliusturm’da bulunan motosiklet fabrikasının önünde karşılaştığımız bir BMW işçisi, Kırmızı-Yeşil-Kırmızı Senato (Berlin Eyalet Yönetimi) partilerinin -Sosyal Demokratlar (SPD), Yeşiller ve Sol Parti- Ukrayna savaşını desteklemesine ilişkin bir soruya, “Aslında hepsi destekliyor. Eğer savaşı tırmandırmaya devam etmeselerdi, savaş çoktan sona erebilirdi” yanıtını verdi. Kapitalist partilerin ve adına konuştukları varlıklı sınıfların savaşı durdurmayacağının açık olduğunu söyleyen işçi, “Ne de olsa hepsi savaştan zenginleşiyor,” dedi.
Uzun yıllardır emekli olan Vanco, “Bu politikalara karşı henüz kitlesel bir hareket olmamasına şaşırıyorum,” dedi ve şunları ekledi: “Batılı ülkeler demokrasi ve özgürlük adına tüm dünyayı yok ediyor. Önce Yugoslavya, şimdi de Ukrayna olmak üzere diğer devletleri yok ediyorlar. Ben Makedonyalıyım, orada neredeyse hiç doktor kalmadı çünkü çoğu Almanya’ya geldi. Şimdi [depozitolardan gelir elde etmek için] şişe toplamak zorundayım, çünkü insanlar emekli maaşlarıyla geçinemiyorlar. Almanya’da bir milyon evsiz ve 6,2 milyon okuma yazma bilmeyen insan var.”
Berlin’de eğitimci olarak çalışan ve SGP kampanyasını destekleyen Witali, “Okullarda ve kreşlerde ciddi düzeyde bir personel açığı var,” diyerek şunları ekledi: “Pandemiye karşı, pencereleri 15 dakikada bir açmaktan daha iyi bir şey düşünemediler. Hava filtrelerinin maliyeti çok yüksek değil ama okullar kendi başlarına bunları karşılayamaz. Hükümetin silah yerine buna para harcaması gerekir. Pek çok yerde milyarlara ihtiyaç var. Ayrıca enerji ve gıda fiyatlarının ne kadar arttığı düşünüldüğünde ‘enerji sübvansiyonu’ gibi önlemler gülünç. Köpeğe kemik atmak gibi bir şey. Silahlanmaya harcanan para ile kıyaslandığında hiçbir şey.
“30 yıldır anaokulu öğretmenlerinin ilkokul öğretmenleri ile aynı maaşı alması konusunda tartışmalar var. Ancak para olmadığı gerekçesiyle bu talep her zaman reddedildi. Oysa özellikle anaokulunda iyi bir gelişim desteği sağlamak ve mesleği olabildiğince cazip hale getirmek çok önemli. Sürekli bir kadro açığı varsa çocuklar nasıl geliştirilecek? Anaokulu öğretmenleri sadece çocuklara bakıcılık yapıyorlar ve artık pedagojik bir iş yapamıyorlar.
“Bugün propagandanın sadece Sovyetler Birliği gibi ülkelerde var olduğu söyleniyor ama ben buna katılmıyorum. Amerika ve Batılı ülkeler sözde ‘demokrasi için’ ve ‘terörizme karşı’ savaşıyor ama gerçekte terörizm bu ülkeler tarafından destekleniyor ve demokrasi yok ediliyor. Terimlerin yerleri basitçe değiştiriliyor ve yeniden yorumlanıyorlar. Bunu korkutucu buluyorum ve bu uzun süredir devam eden bir Batı propagandası.”
Luc, SGP ile birkaç hafta önce, gençlik örgütü IYSSE’nin (Toplumsal Eşitlik İçin Uluslararası Gençlik ve Öğrenciler) Berlin Humboldt Üniversitesi kampüsünde uluslararası çevrimiçi toplantıyı tanıtmak için düzenlediği kampanya sırasında tanışmıştı.
Luc işletme bölümünde birinci sınıf öğrencisi. SGP’nin kampanyasını aktif olarak destekliyor ve arkadaşlarını ve ailesini SGP’ye oy vermeye çağırıyor:
“SGP uluslararası bir perspektifi temsil eden tek parti ki bu çok önemli. Aynı zamanda işçi sınıfının çıkarlarını gerçekten temsil eden ve varlıklı orta sınıfa hitap etmeyen tek parti.
“Savaşın gelişimi çok dramatik. 1939’dakine benzer olaylar baş gösteriyor. İşaretler aynı: muazzam derecede artan askeri harcamalar ve siyasetteki tüm partilerin nefes kesen savaş retoriği. Ölümcül tarihsel korelasyonlar fark edilebiliyor. Hükümet savaşın devam etmesi için her şeyi yapıyor. Medyada ise sadece tek taraflı bir bakış açısı var; o zaman insan bunun arkasında ne olduğunu ve neyin amaçlandığını merak ediyor. Ordu ve polis içindeki sağcı terörist ağlarla da ilgilenilmiyor; sadece ‘bireysel failler’den bahsediliyor.”
Luc sözlerini şöyle sürdürdü: “Savaş, kapitalizm ve aşırı sağcılığın kaçınılmaz olarak birbiriyle bağlantılı olduğu ve el ele gittiği açıktır. Kapitalizm varlığını devam ettirebilmek için emperyalist ve savaşçı eylemlere ihtiyaç duyuyor. Bu, diğer ülkeleri sömürerek zenginliklerini arttırmak ve güçlerini güvence altına almak isteyen seçkinlerle ilgili bir durum.”
Pandemi sırasında 100 milyar avroluk özel bir fon verilen Bundeswehr’in benzeri görülmemiş bir şekilde silahlandırılmasıyla ilgili olarak “işçi sınıfı için tam bir felaket geliyor” diye uyarıda bulunan Luc, “Silahlanmaya ve seçkinlerin yararına olan politikalara milyarlar harcanıyor. Ancak gerçekten yardıma ihtiyacı olan insanlar –işçiler, halk– bu milyarlardan hiçbir şey görmüyor,” diye ekledi.
Alman hükümetinin Ukrayna’da Nazi Wehrmacht (ordusu) işbirlikçilerini öven faşist grupları silahlandırıyor olması, “özellikle Almanya gibi aslında büyük bir tarihi sorumluluk taşıması gereken bir ülke için tam bir saçmalıktır,” diyen Luc, “Bu, aşırı sağa karşı siyasetin kör olduğunu gösteriyor. Aşırı sağcılık sadece hoş görülmekle kalmıyor, seçkinlerin yararına olduğu için aktif olarak destekleniyor,” diye belirtti. SGP buna karşı çıkan tek partiydi: “Bu yüzden seçim kampanyasını destekliyorum.”
SGP’nin seçim kampanyası hakkında daha fazla bilgi için http://www.gleichheit.de/ adresini ziyaret edebilirsiniz.
6 Ocak 2022
