Perspektif

Trump’a ve ICE’ye yönelik uluslararası muhalefet Milano’daki Kış Olimpiyatları’na damga vuruyor

[AP Photo/Luca Bruno]

2026 Kış Olimpiyatları, Trump’a ve onun ölüm saçan Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı (ICE) ajanlarının Milano’daki varlığına karşı büyük bir muhalefet patlamasına sahne oldu.

İtalya’nın faşist başbakanı Georgia Meloni, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’i Milano’da karşıladı ve şehri tecrit altına aldı. Yaklaşık 6.000 ağır silahlı İtalyan polis ve askeri sokaklarda devriye geziyor. Çatılara keskin nişancılar yerleştirildi, şehir genelinde uçuşa yasak bölgeler oluşturuldu ve özel bir kararnameyle polis, Milano’da şiddetli protestolara katılabileceklerinden şüphelendiği kişileri 12 saat süreyle tutuklayabiliyor.

Bununla birlikte, Olimpiyat sporcularının atletik başarılarının ötesinde, dünyanın dikkatini Oyunlara çeken şey, bu polis devleti uygulamalarından çok, Atlantik’in her iki yakasında faşist politikalara karşı büyüyen siyasi muhalefetin ifadeleri oldu. Protestolar Milano’yu salladı, Oyunların açılış törenine savaş karşıtlığı damga vurdu ve ABD’li Olimpiyat sporcuları Trump yönetimini açıkça eleştirdi.

ABD şehirlerinde ICE’nin yasa dışı işgalleri, göçmenlerin sınır dışı edilmesi ve Minneapolis’te Renée Nicole Good ile Alex Pretti’nin öldürülmesi, Avrupa’da ve diğer yerlerde geniş kitleleri şok ediyor ve radikalleştiriyor. Dünyanın dört bir yanındaki emekçiler, Trump yönetimi altında, daha önce hiç görmedikleri türden bir ABD hükümetiyle karşı karşıya olduklarını giderek daha açık bir şekilde anlıyorlar: faşist politikaları alenen ilan eden ve uygulayan, tamamen kanunsuz bir rejim.

Milano’daki olaylar, bunun uluslararası alanda daha geniş kesimler arasında uyandırdığı tepkinin ilk aşamalarını yansıtmaktadır. 30-31 Ocak tarihlerinde Milano’da binlerce kişi, ICE’ın Oyunlara katılacağı duyurusunu protesto etti. Protestocular, adını 25 Nisan 1945’te Milano’da Nazi ve İtalyan faşist yetkililere karşı İtalyan direnişinin genel grev ve silahlı ayaklanmasından alan 25 Nisan Meydanı’nda toplandılar. Bu ayaklanma, faşist diktatör Benito Mussolini’nin yakalanıp idam edilmesinin önünü açmıştı.

Öfke patlaması İtalyan yetkilileri şok ederken İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ICE’a yönelik eleştirileri kınadı ve soykırımcı Nazi SS paramiliterlerine atıfta bulunarak, “SS geliyor gibi bir durum yok,” dedi. Ancak bu açıklama, durumu yatıştırmadı, çünkü ICE ile Nazi milisleri arasındaki açık benzerlikler halkın gözünde oldukça belirgindi. ICE, işçi sınıfını harcanabilir gören egemen sınıf adına yaygın baskı, sınır dışı etme, kitlesel gözaltı ve yargısız infazlar yapan bir devlet terörü organıdır.

İtalya’daki sosyal koşullara, İsrail’in Gazze’deki soykırımına ve Milano’daki ICE varlığına karşı protestolar devam ediyor. Binlerce kişi bu hafta sonu Milano’da tekrar bir araya geldi ve polisin şehri kapatmasına rağmen Olimpiyat Köyü’ne doğru yürüyüşe geçti. Kalabalığa göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su sıkan çevik kuvvet polisiyle çatışmalar yaşandı.

Savaş karşıtı veya Trump’a karşı imalı muhalefet ifadeleri, açılış töreninin senaryosuna bile girdi. Milanolu rapçi Ghali, Gianni Rodari’nin 1948 tarihli ünlü savaş karşıtı çocuk şiiri Promemoria’yı seslendirdi, ABD/Güney Afrikalı aktris Charlize Theron ise eski Güney Afrika Cumhurbaşkanı Nelson Mandela’nın ırkçı önyargılara karşı çıkan bir yazısını okudu.

Açılış törenine katılan 60.000 kişilik kalabalık, ABD Olimpiyat heyetinin geçişi sırasında, stadyum ekranlarında gösterilen ABD Başkan Yardımcısı Vance yuhalandı. Kalabalık, Olimpiyat organizatörlerinin, ABD sporcuları yürüyüş yaparken onları yuhalamamaları yönündeki çağrılarını görmezden geldi.

Son olarak, Trump ve Meloni hükümetleri, Olimpiyat sporcularının yaptığı açıklamalardan büyük rahatsızlık duydular. Bu sporcuların çoğu, olağanüstü atletik yeteneklere sahip ve yıllarını sıkı antrenmanlara adamış insanlardır. Birçoğu, yarışma süresince Olimpiyat Köyü’nde kalır ve dünyanın dört bir yanından gelen sporcularla tanışarak uluslararası dostluk ve saygı temelinde bağlar kurar. Açıklamaları, Olimpiyatların medya haberlerinde yoğun olarak yer alan milliyetçilik ve bayrak sallama olaylarının, kendi istekleriyle yaptıkları bir şey değil, onlara dayatılan bir şey olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

ICE operasyonları sırasında ülkesini temsil etmekten rahatsız olup olmadığı sorulan ABD’li serbest stil kayakçı Hunter Hess, “Bayrağı takıyor olmam, ABD’de olan her şeyi temsil ettiğim anlamına gelmez,” diye yanıtladı.

Aynı takımdan serbest stil kayakçı Chris Lillis, ICE’ın icraatları ve ABD’deki genel olaylar hakkında “kalbinin kırık” olduğunu söyleyerek şunları ekledi: “Bence ülke olarak, herkesin haklarına saygı duymaya ve vatandaşlarımıza ve herkese sevgi ve saygı ile davranmaya odaklanmalıyız. Umarım insanlar Olimpiyatlarda yarışan sporcuları izlerken, temsil etmeye çalıştığımız Amerika’nın bu olduğunu anlarlar.”

Olimpiyat tarihinin kritik anlarında güçlü siyasi anlam taşıyan bu tür açıklamaların yapılmasının uzun bir geçmişi vardır. 1968 yılında, Dr. Martin Luther King Jr.’ın suikasta kurban gitmesinden sadece birkaç ay sonra, ABD’li sporcular, unutulmaz bir protestoya imza atarak, ırkçılığa karşı çıkmak için Siyah Güç selamı vermişlerdi.

Hitler rejiminin ev sahipliği yaptığı 1936 Berlin Olimpiyatları sırasında ise ABD’li siyah atlet Jesse Owens dört altın madalya kazanarak Nazi ırk ideolojisini yerle bir etmişti. Alman uzun atlamacı Luz Long, Owens’ın bu yarışmanın ilk turunda iki faul yapmasının ardından ona önemli bir tavsiye vermiş ve Owens’ın elemeyi geçip finale yükselmesine ve sonunda altın madalya kazanmasına olanak sağlamıştı. Gümüş madalya kazanan Luz, Hitler’in huzurunda Owens’ı kucaklayarak kamuoyu önünde tebrik etmişti.

Hunt ve Lillis’in açıklamaları, dünya nüfusunun geniş kesimleri arasında Trump ve Meloni gibi hükümetlerin temsil ettiği şeylere karşı artan düşmanlığı yansıtmaktadır. Halktan kopuk ve hor görülen gerici hükümetlere karşı köklü bir sosyal ve siyasi radikalleşme başlamış durumda. Sansür ve polis devleti baskısına rağmen, bu kitlesel duygu yüzeye çıkmanın yolunu buluyor.

Beklendiği gibi, Trump ve Meloni, Oyunlar sırasında kendilerine karşı çıkan sporculara ve protestoculara bayağı suçlamalarla yanıt verdiler. Trump, Truth Social’da Hunter Hess’e “gerçek bir kaybeden, mevcut Kış Olimpiyatları’nda ülkesini temsil etmediğini söylüyor,” diye saldırırken, Meloni Olimpiyatlar sırasında protesto edenleri “İtalya ve İtalyanların düşmanları” olarak nitelendirdi.

Fakat “halk düşmanları”nın kimler olduğu ortadadır. Halk düşmanları; savaş çıkaran, soykırım yapan, göçmen karşıtı ırkçılığı kışkırtan, kemer sıkma politikalarına ve polis devleti baskısına başvuranlardır, yani egemen kapitalist oligarşinin faşist temsilcileridir, onları protesto eden işçiler ve gençler değil.

Sınıf mücadelesinin yeniden canlanması ve kapitalist oligarşinin elinden ekonomik ve siyasi gücü alabilecek sosyal gücün, yani işçi sınıfının harekete geçmesiyle birlikte, uluslararası alanda muhalefet havası güçleniyor. Ocak ayında Minneapolis’te Good ve Pretti’nin polis tarafından öldürülmesine karşı düzenlenen kitlesel protestolar, ABD’de ve uluslararası ölçekte gelişmekte olan sosyal çalkantının bir ifadesidir.

Nitekim, Olimpiyatların açılış töreninin yapıldığı gün —ABD’de 46.000 sağlık emekçisinin grevi devam ederken— İtalya ve Akdeniz’deki liman işçileri “Liman işçileri savaş için çalışmaz” sloganıyla bir günlük greve gittiler. Grev, Ortadoğu’ya ve Gazze’deki soykırıma giden silahların gecikmesine neden oldu ve sendika yöneticilerinin liman işçilerini çalışmaya devam ettirdiği limanlarda silah taşıyan gemileri engelledi.

Bu olaylar, işçi sınıfının mücadelelerinin uluslararası düzeyde birleştirilmesi olanağını ve gerekliliğini göstermektedir. Böyle bir hareketin bilinçli hedefi, kemer sıkma, emperyalist savaş ve diktatörlük politikaları izleyen kapitalist hükümetleri devirmek ve iktidarı emekçilerin eline geçirmek için işçilerin toplumsal ve endüstriyel gücünü seferber etmek olmalıdır. Böylece, toplumsal ve ekonomik kaynakların özel kâr değil, toplumsal ihtiyaçları karşılamak için kullanıldığı sosyalist bir toplum inşa edilmelidir.

Loading