Perspektif

“Demokratik sosyalist” Mamdani’nin ihanetlerle dolu bir ayı

New York Valisi Kathy Hochul, 6 Ocak 2026 Salı günü New York'ta New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani ve New York Emniyet Müdürü Jessica Tisch ile düzenlediği basın toplantısında konuşuyor. [AP Photo/Yuki Iwamura]

Geçtiğimiz kasım ayında, yeni seçilmiş “Demokratik Sosyalist” Zohran Mamdani ile bir saat geçiren Donald Trump, onu “gayet makul” biri olarak tanımlamış ve “gerçekten büyük” işler yapacağını öngörmüştü. Görünen o ki Mamdani, faşist başkanı yanıltmadı.

Mamdani, New York Belediye Başkanlığı koltuğuna oturalı henüz bir ay oluyor. Ancak bu kısa sürede, kendisini o koltuğa taşıyan muhalif dalgayı bütünüyle reddetme ve kitlelere ihanet etme konusunda “büyük işler” başardı. Sezar, Galya için “Geldim, gördüm, yendim,” demişti; Mamdani ise belediye konutu Gracie Mansion’a “Geldi, uzlaştı ve teslim oldu.”

Bitmek bilmeyen geri çekilme zincirinin son halkası perşembe günü yaşandı: Mamdani, ön seçimlerde sağcı bir Demokrat olan New York Valisi Kathy Hochul’u destekleyeceğini açıkladı. Daha iki yıl önce, henüz sıradan bir meclis üyesiyken Hochul’un Gazze’deki soykırıma desteğini “iğrenç” bulduğunu söylüyor, onun siyasi çizgisini “çakma Cumhuriyetçilik” olarak yeriyordu.

Ancak The Nation’da yayımlanan açıklamasında Mamdani’nin bu “iğrentisi” birdenbire hayranlığa dönüştü. Hochul’u desteklemesini, “hükümet etme konusundaki ortak yetkinlik ve güvenilirlik anlayışlarına” bağladı. Mamdani’ye göre Hochul, “dönüştürücü bir ruhla” yönetmeyi seçmişti; hatta aralarındaki bu paslaşmayı “etkin bir yönetim modeli” olarak pazarlamaya bile kalktı.

Bu süslü siyasi laf kalabalığının ortasında Mamdani, tek bir kelimeyle bile olsa New York’ta dört haftadır grevde olan 15 binden fazla hemşireden bahsetmedi. Hemşireler iş güvencesi, düzgün ücretler ve güvenli çalışma koşulları istiyorlar.

Demokrat Parti düzeninin milyoner sadıklarından biri olan Hochul ise, bu grevi kırmak için her yolu deniyor. Daha grev başlamadan “olağanüstü hâl” ilan ederek hastanelerin dışarıdan lisanssız hemşire (grev kırıcı) getirmesinin önünü açtı. Hastaneler grev kırıcılar için 100 milyon dolardan fazla harcarken, grevdeki hemşirelerin sağlık sigortaları kesildi, maaşları ödenmedi.

Daha bu hafta başında, yüzlerce hemşire dondurucu soğukta Hochul’un Manhattan’daki ofisine yürüyerek “Onu oylarla gönderin!” diye haykırdı ve valiyi “hayatlarını tehlikeye atmakla” suçladı. Sadece birkaç saat sonra Hochul, hemşirelere olan küçümsemesini ve hastane yönetimlerindeki oligarklara olan sadakatini kanıtlarcasına, grev kırma tedbirlerini uzattı.

Mamdani ise bir yandan grev hatlarında boy gösterip fotoğraf çektirirken, diğer yandan perde arkasında Hochul ve sendika bürokrasisiyle işbirliği yaparak grevi bitirmeye çalışıyor; yani hemşireleri sırtından bıçaklıyor.

Mamdani, Hochul’u destekleyerek siyasi bir müttefike hançer saplama konusundaki maharetini de kanıtladı. Zira ön seçimlerde Hochul’un en büyük rakibi, yardımcısı olarak India Walton’ı seçen Vali Yardımcısı Antonio Delgado’dur. Amerika’nın Demokratik Sosyalistleri (DSA) üyesi Walton, 2021’de Buffalo’da belediye başkanı adayıyken Mamdani onun için bizzat kampanya yürütümüştü.

Bu destek, Mamdani’nin ilk ayını damgalayan kirli ihanetler serisinin sadece sonuncusudur. Daha on gün önce Mamdani, Queens’te ruhsal bir kriz geçiren 22 yaşındaki Bangladeşli göçmen Jabez Chakraborty’yi vuran polisleri övdü. Ailesi yardım için 911’i aramış ancak Chakraborty polisler tarafından kurşun yağmuruna tutulmuştu. Aile gözaltına alınıp sorgulanırken, Mamdani “toplumu güvende tutan ilk müdahale ekiplerine şükranlarını” sunmakla meşguldü.

Bunu, Manhattan’da Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı’na (ICE) karşı barışçıl bir protestoya yönelik baskı izledi. Burada, insan hakları örgütleri tarafından uzun süredir kınanan NYPD’nin (New York Emniyet Müdürlüğü) Stratejik Müdahale Grubu (SRG) çok sayıda göstericiyi gözaltına aldı. Mamdani daha önce SRG’yi lağvetme sözü vermişti.

Perşembe günü, aynı polis teşkilatı New York City’deki bir hastanenin önünde protesto eden 13 hemşireyi ve Columbia Üniversitesi’nde Trump ve ICE’ın eylemlerini protesto eden bir düzine öğretim üyesi, personel ve öğrenciyi gözaltına aldı.

Bu icraatlar, Jessica Tisch tarafından yönetildi. Mamdani’nin belediye başkanlığındaki ilk icraatlarından biri, Tisch’i yeniden emniyet müdür olarak atamak olmuştu. Milyarder bir mirasçı ve New York’un geniş gözetleme aygıtının önde gelen mimarı olan Tisch, NYPD’nin soykırım karşıtı protestolara yönelik baskısı ve ICE ile işbirliği içinde göçmenlerin gözaltına alınmasında merkezi bir rol oynamıştır.

Mamdani yönetimi, şehrin 12,6 milyar dolarlık bütçe açığından dolayı büyük kesintiler yapmayı planlıyor. “Kemer sıkma” politikasının karşıtı gibi görünse de “verimlilik” kisvesi altında harcama kesintilerini belirlemekle görevli “Tasarruf Sorumluları” (CSO) ağını şehir teşkilatları genelinde kuran Mamdani, Hochul ile işbirliği içinde, seçim kampanyasının ana sloganlarından biri olan zenginlere vergi uygulama tartışmalarını rafa kaldırmayı kabul etti.

Mamdani’nin New York’un ilk “sosyalist” belediye başkanı olarak seçilmesinden bu yana attığı tüm adımlar, 21 Kasım’da Beyaz Saray’da Donald Trump ile yaptığı görüşmeyle birlikte aniden sağa kayışının devamı niteliğindedir.

O zaman DSA ve Mamdani’nin sahte solcu destekçileri, onun Trump’ı kucaklamasını, faşist başkanın “ucuz fiyatlar gündemi”ne desteğini kazanmaya yönelik taktiksel bir ustalık olarak selamlamışlardı.

Ne sahtekarlık! Aslında eski bir New York dolandırıcısı olan Trump, Mamdani’yi tartmış ve onun ne olduğunu anlamıştı: başının okşanmasını bekleyen yeni bir küçük burjuva siyasi dalkavuk. Mamdani, Trump’ın Wall Street’in güçlü borsacılarına endişelenecek bir şey olmadığını söylemesinden başka bir şey istemiyordu. New York güvenli ellerde kalmaya devam edecekti.

Mamdani göreve başladıktan iki gün sonra Trump, Venezuela’yı istila etti ve ülkenin Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu kaçırdı. Maduro, Mamdani’nin yetki alanında bulunan Brooklyn’deki federal hapishaneye nakledildi. Mamdani, Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde bu operasyonla ilgili endişelerini dile getirdiğini iddia etti ama o günden bu yana hiçbir şey söylemedi.

Mamdani, Hochul’a desteğini açıklarken, ikilinin “New Yorkluları ICE’dan korumak için mücadele ettiklerini” ve “demokrasimizi” savunduklarını yazdı. Bunlar yalan ifadelerdir. Trump ile görüşmesinden bu yana Mamdani, Anayasa’ya savaş açan ve başkanlık diktatörlüğü dayatan bir başkana yönelik herhangi bir somut kamuoyu eleştirisi yapmaktan kaçındı. Birçok habere göre, Trump ile Mamdani düzenli olarak iletişim halindedir. Trump kısa süre önce Mamdani’yi bütçe planları için överek “Zohran nihayet durumun ne kadar kötü olduğu konusunda dürüst davranıyor,” dedi.

Mamdani kasım ayında seçildiğinde Dünya Sosyalist Web Sitesi, Mamdani’yi göreve taşıyan geniş muhalefetin nesnel önemini kavramıştı; ancak hâkim olan illüzyonlara prim vermedi. Yeni yönetimin kapitalizm yanlısı sınıfsal karakteri hızla açığa çıkacaktı. Biz o zaman şu uyarıyı yapmıştık: “Peki, işçiler mücadeleye girdiğinde Mamdani ne yapacak? Sınıf çıkarlarının mantığı kaçınılmaz olarak kendini gösterecek. Mamdani, mali ve siyasi düzenin taleplerine boyun eğecek.”

Ve nitekim öyle de yaptı. Mamdani, geleneksel, sağcı bir kapitalist politikacı gibi hareket ediyor.

Mamdani bunu yaparak, siyasi öncelleri tarafından belirlenen bir örüntüyü sürdürüyor. Yunanistan’da Syriza, İspanya’da Podemos, Almanya’da Sol Parti, Birleşik Krallık’ta Jeremy Corbyn, Amerika Birleşik Devletleri’nde Bernie Sanders ve Alexandria Ocasio-Cortez; hepsi kemer sıkma politikalarından ve eşitsizlikten kopma sözü vermişti; ancak hepsi karşı çıktıklarını iddia ettikleri mali seçkinlere teslim oldular.

Mamdani, kendisini yalnızca sahip olduğunu iddia ettiği ilkeleri bir kenara bırakma hızıyla ayırt ediyor. Syriza’nın 2015’te iktidara geldikten sonra kemer sıkmayı sona erdirme vaadinden dönmesi ve Avrupa bankalarının acımasız taleplerini dayatması birkaç ay sürmüştü. Mamdani ise Syriza’nın bu “başarılarını” sadece birkaç hafta içinde yakalıyor. Her şey bittiğinde Mamdani, tüm sahte solcular arasındaki en sefil ve rezil kişi olarak ifşa olacak.

Ama Mamdani, siyasi suç ortaklarından oluşan güvenilir bir korodan mahrum kalmadı: Mamdani’nin zaferi üzerine “sosyalizm kazandı!” diye ilan eden DSA’dan; “Zohran Mamdani’nin Zaferi İleriye Giden Yolu Gösteriyor” diyen Jacobin dergisine ve “Trump ve Demokrat Parti Düzeniyle Savaşmak İçin Tam Gaz İleri” başlıklı heyecanlı bir başyazı yayımlayan Sosyalist Alternatif’e kadar herkes kutlamadaydı.

WSWS “sahte sol” terimini kullandığında, bu bir yakıştırma değil, isabetli bir siyasi tanımdır. Bunlar, kapitalist egemenliğin kritik araçları olarak işlev gören ikinci sınıf burjuva politikacılarıdır. Sosyal açıdan; şirketlere ve devlet aygıtına sıkı sıkıya bağlı olan, yalnızca servet ve güç hiyerarşisi içinde daha rahat bir konum peşinde koşan varlıklı üst orta sınıf katmanlarını temsil ederler.

Mamdani’ye oy veren veya onu destekleyen işçiler ve gençler için keskin siyasi dersler çıkarmak zorunludur. Sosyalizm mücadelesi, Demokrat Parti ile tam ve uzlaşmaz bir kopuşu ve işçi sınıfının siyasi bağımsızlığının tesis edilmesini gerektirir. İleriye giden yol, mevcut sistemi reforme etme illüzyonlarında değil, işçi sınıfının büyüyen mücadelelerine yönelmekte ve kapitalizme, faşizme ve savaşa son vermek için gereken devrimci liderliği inşa etmektedir.

6 Şubat 2026

Loading