Sosyalist Eşitlik Partisi (SGP) Genel Başkanı Christoph Vandreier, İran’a yönelik emperyalist saldırıya karşı uluslararası ölçekte savaş karşıtı bir sosyalist hareket çağrısı yapan aşağıdaki açıklamayı pazartesi akşamı yayımladı. Vandreier, bu açıklamada, uluslararası hukuku ihlal eden saldırıya destek veren Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’i özellikle kınadı. Merz, dün bir kez daha Trump ve Beyaz Saray’ın suçlu rejim değişikliği savaşına açıkça destek verdiğini ifade etmişti.
Vandreier’in videosu, ilk 24 saat içinde Facebook’ta 190.000, TikTok’ta 115.000 ve diğer platformlarda binlerce kez izlendi. Bu süre zarfında 20.000’den fazla beğeni ve 1.000’den fazla destekleyici yorum aldı, bu da savaşın yaygın bir şekilde reddedildiğini ve savaşa karşı sosyalist bir perspektifin gerekliliğini gösteriyor.
Trump İran’ı bombalıyor, çocukları öldürüyor ve tüm bölgeyi ateşe veriyor. Friedrich Merz ise bunu alkışlıyor. İşte Batı’nın sürekli bahsettiği “kurallara dayalı düzen” budur.
28 Şubat’ta, ABD ve İsrail, BM’nin onayı ve Kongre’nin izni olmadan İran’a saldırdı. Bu, uluslararası hukuku açıkça ihlal eden bir eylemdir. İran devlet başkanını, onlarca hükümet yetkilisini ve hatta bir kız okulunu bombaladılar ve 150’den fazla çocuğu katlettiler. Bu, hassas bir hava saldırısı değil, devlet terörizmidir.
Peki, Merz ve Avrupa hükümetleri ne yapıyor? Saldırganları kınamıyorlar, İran’ı kınıyorlar. Üs, uçak ve siyasi kılıf sağlıyorlar. Merz, Almanya’yı Trump ile aynı safta, petrol, Çin üzerinde hakimiyet ve jeopolitik çıkarlar uğruna büyük bir çatışma, hatta nükleer savaş riskini göze alan bir cephede birleştiriyor. Bu, barışa karşı işlenen bir suça ortaklıktır. Naziler Nürnberg’de bu ana suçtan mahkûm edilmiştir.
Alman hükümeti, Rusya’nın uluslararası hukuku ihlal ettiğini gerekçe göstererek Ukrayna savaşının tırmanmasını ve milyarlarca dolarlık silah sevkiyatını durmadan haklı göstermeye çalışırken, ABD’nin durumunda bundan bahsetmiyor bile.
Merz’in İran’ın Ortadoğu’daki terörden sorumlu olduğu ve bu nedenle savaşın haklı olduğu iddiası, aşılması zor bir sinizm örneğidir. Gazze’de İsrail ordusu tarafından yapılan korkunç soykırımda on binlerce kadın ve çocuğun ayrım gözetmeksizin katledilmesini haklı gösteren ve destekleyen Alman hükümetiydi. Ve şüphesiz tarihte bölgede yapılan en büyük terörist harekât budur.
Hayır, İran’a karşı savaş insan hakları, terörle mücadele veya nükleer bomba önlemeyle ilgili değildir. Bu savaş, petrol zengini Ortadoğu’daki jeopolitik çıkarlar ve Çin’e karşı savaş hazırlıkları ile ilgilidir.
Egemen sınıf, acımasızlığıyla her şeyi yapmaya hazır olduğunu gösteriyor ve insan uygarlığının ayakta kalmasını tartışmaya açacak bir dünya savaşına doğru ilerliyor.
Halkın geniş kesimleri bu çılgınlığı reddediyor. ABD’de yapılan anketler, ezici bir çoğunluğun İran’a karşı savaşa karşı olduğunu gösteriyor. Ancak bu muhalefet, siyaset kurumunda hiçbir şekilde ifade bulamıyor. Almanya’daki Sol Parti bile rejim değişikliği operasyonunu ve federal hükümetin hedeflerini destekliyor. Sadece bu hedeflerin başka yollarla daha iyi gerçekleştirilebileceğini söylüyor.
Sosyalist Eşitlik Partisi açıkça diyor ki:
Bu savaş, barışa karşı işlenmiş bir suçtur. Küresel savaşa ve nükleer felakete doğru atılmış bir adımdır. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik tüm saldırılarının derhal durdurulmasını talep ediyoruz. Bu savaşa tek kuruş, tek gram destek vermeyin. Batı’nın tüm askeri birlikleri Ortadoğu’dan çekilsin ve yaptırımlar sonlandırılsın. İşçi sınıfının uluslararası, sosyalist bir savaş karşıtı hareketini inşa edelim.
Merz’in savaşa verdiği desteğe, Trump’a ve bu emperyalist çılgınlığa karşıysanız, örgütlenin! Sosyalist Eşitlik Partisi’ne katılın ve savaşa karşı bilinçli bir uluslararası hareketin inşasına yardımcı olun.
