Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin (DEUK) Britanya şubesi İşçilerin Devrimci Partisi (WRP), 1985’te, uzun süreli bir yozlaşma sürecinin ardından Troçkizmden kesin olarak koptu. DEUK, Mayıs-Haziran 1986’da bir araya gelerek WRP’nin çöküşüyle ilişkili teorik, siyasal ve tarihsel meselelere yönelik geniş kapsamlı ve ayrıntılı bir çözümleme yaptı. “İşçilerin Devrimci Partisi Troçkizme Nasıl İhanet Etti 1973-1985”, hareketi yeniden silahlandırıp işçi sınıfı içinde devrimci bir önderlik inşa ederken kendisini bekleyen siyasi mücadelelere hazırlama yönünde atılan büyük bir adımdı. Bu dersler, uluslararası ölçekte DEUK’un yeni şubelerinin gelişmesi açısından yaşamsaldır.
Aşağıdaki yazı, Fourth International [Dördüncü Enternasyonal] dergisinin 13. cildinin 1. sayısının (1986 Yaz) üçüncü bölümüdür. Dördüncü Enternasyonal’in tarihine ilişkin kapsamlı bir inceleme için ayrıca David North’un Savunduğumuz Miras eseri dikkatle incelenmelidir.
Britanya’da Troçkist bir partinin gelişmesinin ön koşulu, dünyanın en eski işçi sınıfı üzerinde emperyalizmin ve onun ideolojisinin basıncını yansıtan milliyetçi bir bakış açısına karşı verilen mücadeleydi. Dördüncü Enternasyonal’in kuruluş kongresinden önce Troçki, Britanya Bağımsız İşçi Partisi’nin (ILP) ulusal özerkliğini koruma girişimine uzlaşmaz biçimde karşı çıkmış; daha sonra da Healy’nin o dönemde üyesi olduğu İşçilerin Enternasyonalist Birliği’ni (WIL), Britanya’daki hizip farklılıklarını uluslararası proletaryanın çıkarlarına tabi kılmayı ve dünya partisinin disiplini içinde çalışmayı reddettiği için sert biçimde eleştirmişti. Troçki, WIL liderlerini şöyle uyarmıştı:
Ciddi öneme sahip devrimci bir siyasi gruplaşmayı sürdürmek ve geliştirmek ancak büyük ilkeler temelinde mümkündür. Yalnızca Dördüncü Enternasyonal bu ilkeleri somutlaştırmakta ve temsil etmektedir. Ulusal bir grubun sürekli bir devrimci rotayı devam ettirmesi ancak dünyanın dört bir yanındaki fikirdaşlarla tek bir örgüt içinde sıkı bir bağ içinde olması ve onlarla sürekli bir siyasi ve teorik iş birliği sürdürmesi halinde mümkündür. Yalnızca Dördüncü Enternasyonal böyle bir örgüttür. Salt ulusal tüm gruplaşmalar, uluslararası örgütlenmeyi, denetimi ve disiplini reddedenler, özünde gericidir. (Documents of the Fourth International, Pathfinder, s. 270)
Bu uyarı başlangıçta WIL tarafından dikkate alınmadı ve liderleri, örgütlerinin gelişmesinin Dördüncü Enternasyonal’in siyasi otoritesini kabul etmeden mümkün olmadığını nihayet kavrayana kadar değerli bir zaman yitirildi. 1944’te WIL, mevcut Britanya şubesiyle birleşmeyi kabul etti. Devrimci Komünist Parti’nin (RCP) gelişimi, önderlik içinde Jock Haston’ın başını çektiği küçük burjuva bir kliğe karşı verilen keskin bir iç mücadele aracılığıyla ilerledi. Bu mücadele, Shachtman’a yakınlık duyan ve Sosyalist İşçi Partisi (SWP) içinde Felix Morrow ve Albert Goldman tarafından temsil edilen küçük burjuva bir eğilime karşı yürütülen uluslararası bir mücadelenin parçasıydı. Healy, Britanya şubesinin önderi olarak bu mücadelenin seyri içinde öne çıktı.
1953’te Britanya şubesi, Troçkist hareketi Stalinizm içinde tasfiye etmeyi öneren Pablo ve Mandel liderliğindeki uluslararası revizyonist bir eğilimin büyümesi sonucunda bölündü. 1951 Üçüncü Kongresi belgelerine nüfuz eden revizyonist kavramlarla teorik açıdan zaten zayıflatılmış olan Dördüncü Enternasyonal’in varlığı tehlikeye girmişti. Britanya ve ABD’deki önderliklerin kritik teorik ve siyasi sorunlarda daha önce geri adım atmış olmalarına rağmen, Dördüncü Enternasyonal içinde kendisini işçi sınıfına dayandıran güçler revizyonistleri yenilgiye uğratmak üzere saflarını sıklaştırdılar. Bu mücadelenin doruk noktası, SWP önderi James P. Cannon’ın Kasım 1953’te yayımladığı Açık Mektup oldu; bu mektup, öğretiye bağlı Troçkistleri Uluslararası Sekreterlik içindeki Pablocu tasfiyecilere karşı seferber etmek ve onlara önderlik etmek üzere Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’ni (DEUK) kurdu. Pablo’ya ve onun Britanya’daki temsilcisi John Lawrence’a karşı mücadelede Cannon ile yakın iş birliği içinde çalışmış olan Healy, Açık Mektup’un yayımlanmasını destekledi.
Bu tarihî belge, Pablocuları “Troçkizmin çok sayıda ülkede tarihsel olarak yarattığı kadroları dağıtmak, bölmek ve koparmak; Dördüncü Enternasyonal’i tasfiye etmek için bilinçli ve planlı biçimde çalışmakla” suçluyordu. (The Militant, 21 Aralık 1953)
Mektup ardından Troçkizmin dayandığı tarihsel ilkeleri yeniden ortaya koydu:
1) Kapitalist sistemin can çekişmesi, giderek kötüleşen bunalımlar, dünya savaşları ve faşizm gibi barbarca ifadeler dolayımıyla, uygarlığı yıkımla tehdit etmektedir. Atom silahlarının gelişmesi, bugün, bu tehlikeyi olabilecek en vahim biçimde vurgulamaktadır.
2) Bu uçuruma gidiş, yalnızca kapitalizmin yerini dünya çapında planlı sosyalist ekonominin almasıyla; kapitalizmin ilk döneminde açılmış olan ilerleme çevriminin bu yolla yeniden başlatılmasıyla önlenebilir.
3) Bu, yalnızca, toplumdaki tek gerçek devrimci sınıf olan işçi sınıfının önderliği altında gerçekleştirilebilir. Ancak, dünyadaki toplumsal güçler arasındaki ilişkiler, işçilerin iktidar yolunu tutması için hiçbir zaman bugünkü kadar uygun olmamakla birlikte, bizzat işçi sınıfı bir önderlik kriziyle karşı karşıyadır.
4) İşçi sınıfı, kendisini bu dünya-tarihsel amacı gerçekleştirme yönünde örgütlemek için, her ülkede, Lenin tarafından geliştirilmiş türde devrimci sosyalist bir parti; yani, demokrasi ile merkeziyetçiliği (kararların alınmasında demokrasi, onları uygulamada merkeziyetçilik; üyeler tarafından denetlenen bir önderlik ve ateş altında görevlerini disiplinle yerine getirecek üyeler) diyalektik olarak birleştirme yeteneğine sahip savaşçı bir parti kurmak zorundadır.
5) Bunun önündeki başlıca engel, 1917 Ekim Devrimi’nin saygınlığını sömürerek işçilerin sempatisini kazanan, ardından da onların güvenine ihanet ederek ya sosyal demokrasinin kollarına ya duyarsızlığa ya da kapitalizme ilişkin yanılsamalara savuran Stalinizmdir. Bu ihanetlerin cezası, faşist ve monarşist güçlerin sağlamlaşması ve kapitalizm eliyle hazırlanıp teşvik edilen yeni savaşların patlaması biçiminde, işçi sınıfı tarafından ödenmektedir. Dördüncü Enternasyonal, ortaya çıktığı ilk günden beri, Stalinizmin SSCB’nin içinde ve dışında devrimci yoldan alaşağı edilmesini başlıca görevlerden biri olarak belirlemiştir.
6) Dördüncü Enternasyonal’in birçok şubesinin ve onun programına yakınlık duyan partilerle grupların esnek taktiklere olan gereksinimi, onların, Stalinizme teslim olmadan emperyalizme ve onun ulusal oluşumlar ya da sendika bürokrasileri gibi küçük burjuva ajanlarına karşı nasıl mücadele edileceğini; tersten söylersek, emperyalizme teslim olmadan, son tahlilde emperyalizmin küçük burjuva ajanı olan Stalinizme karşı nasıl mücadele edileceğini bilmelerini daha da kaçınılmaz kılmaktadır.
Lev Troçki tarafından belirlenmiş bu temel ilkeler, günümüz dünyasının giderek daha karmaşık ve değişken politikasında, bütün geçerliliğini korumaktadır. Devrimci durumların Troçki’nin öngörmüş olduğu gibi her tarafta gelişiyor olması, bir zamanlar dönemin canlı gerçekliğine derinlemesine bağlı olmayan, kısmen uzak gibi görünebilen soyutlamalara, artık tam bir somutluk kazandırmıştır. Gerçek şu ki, bu ilkeler, artık hem siyasi çözümlemelerde hem de pratik faaliyetin yönünün belirlenmesinde artan bir güçle doğrulanmaktadır. (Age)
Mektup, Pablo’nun programının ana hatlarını ve onun dünya genelindeki yıkıcı bölücü eylemlerini gözden geçirerek devam ediyor ve ardından dünyanın dört bir yanındaki Troçkistlere şu çağrıyı yapıyordu:
Özetle, Pablo’nun revizyonizmi ile öğretiye bağlı Troçkizm arasındaki ayrım çizgileri, siyasi ya da örgütsel herhangi bir uzlaşmayı olanaksız kılacak denli derindir. Pablo hizbi, çoğunluk görüşünü gerçek anlamda yansıtan demokratik kararların alınmasına izin vermeyeceğini göstermiştir. Onlar, suç niteliğindeki politikalarına kayıtsız şartsız boyun eğilmesini talep etmektedirler. Tüm öğretiye bağlı Troçkistleri Dördüncü Enternasyonal’den sürmek ya da onları susturup ellerini kollarını bağlamak konusunda kararlıdırlar.
Onların planı, Stalinistlerle uzlaşmacılıklarını parça parça ve yavaş yavaş içimize sokmak; olup bitenleri görüp itiraz edenlerden kurtulmaktır. Pablocu formülasyonların ilginç bulanıklığının ve diplomatik kaçamakların açıklaması budur.
Pablocu hizip, ilkesiz ve Makyavelist manevralarında şimdiye kadar bir ölçüde başarılı oldu. Ama şimdi niteliksel değişim noktasına ulaşılmıştır. Siyasi meseleler manevraların ötesine geçmiştir ve mücadele artık bir hesaplaşma halini almıştır.
Zorunlu olarak onun saflarının dışındaki konumumuzdan [SWP yasal engeller nedeniyle Dördüncü Enternasyonal’e resmen üye olamıyordu – çev.] Dördüncü Enternasyonal’in şubelerine bir tavsiyede bulunabilirsek; bize göre harekete geçmenin, kararlı bir biçimde harekete geçmenin zamanı gelmiştir. Dördüncü Enternasyonal’in öğretiye bağlı Troçkist çoğunluğu için, Pablo’nun yetkisini kötüye kullanmasına karşı kendi iradesini ortaya koyma zamanı gelmiştir. (Age)
Birkaç ay sonra, 1 Mart 1954’te Cannon bölünmenin tarihsel sonuçlarını çözümledi:
Lenin ile Troçki’nin bilinçli öncü parti teorisinin ve onun devrimci mücadelenin öncüsü rolünün tek koşulsuz savunucuları bizleriz. Bu teori, çağımızda yakıcı bir önem kazanmakta ve bütün diğer şeylere ağır basmaktadır.
Önderlik sorunu, artık sınıf mücadelesinin uzun bir süreçte kendiliğinden dışavurumlarıyla, hatta kapitalizmin özellikle güçsüz olduğu şu ya da bu ülkede iktidarın zaptıyla da sınırlı değildir. Bu, uluslararası devrimin ilerlemesi ve toplumun sosyalist dönüşümü sorunudur. Bunun kendiliğinden olabileceğini kabul etmek, gerçekte Marksizmden bütünüyle vazgeçmektir. Hayır! Bu yalnızca bilinçli bir faaliyet olabilir ve zorunlu olarak, tarihsel sürecin bilinç unsurunu temsil eden Marksist partinin önderliğini gerektirir. Bunu başka hiçbir parti yapmayacak. İşçi hareketi içindeki başka hiçbir eğilim tatmin edici bir ikame olarak kabul edilemez. Bu yüzden, bizim bütün diğer partiler ve eğilimler karşısındaki tavrımız uzlaşmaz biçimde düşmancadır.
Güçler ilişkisi öncünün kadrolarının, şu anda bu tür düşman eğilimlerin (Stalinist, Sosyal Demokrat, merkezci) egemenliğindeki örgütlere uyarlanmasını gerektirdiğinde, bu, her zaman onlara karşı mücadeleyi kolaylaştırmaya yönelik olmalıdır. Bu tür bir uyarlanma, asla onlarla uzlaşmayla sonuçlanmayacak; Marksistlere, Pablocuların Fransız genel grevine ilişkin yorumlarda yaptıkları gibi, dostça öğütler verme ve “samimi” eleştiriler yapma küçük işini verirken, onlara asla belirleyici tarihsel rol atfetmeyecek, taktiksel bir uyarlanma olarak görülmelidir. (Trotskyism Versus Revisionism, Cilt 2, New Park, s. 65)
Pablo’ya karşı yürütülen uluslararası mücadele, Troçkist hareketin Britanya’daki gelecekteki gelişimi açısından belirleyiciydi. Sayıca az olmalarına ve aşırı yoksulluklarına rağmen (ki bu yoksulluk, açıkça Stalinizm yanlısı Pablocu Lawrence grubunun onlara karşı örgütlediği provokasyonlarla daha da ağırlaşmıştı) Britanyalı Troçkistler, Dördüncü Enternasyonal içindeki mücadelenin teorik dersleriyle ölçüsüz derecede güçlenmişlerdi. Bunun, Kruşçev’in Stalin’in suçlarını kısmen ifşa etmesinin ve ardından Sovyetlerin Macaristan’ı istila etmesinin ardından 1956 yılında Komünist Parti içinde patlak veren krize müdahale etmeleri noktasında Britanyalı Troçkistlere vazgeçilmez bir hazırlık sağladığı görülecekti.
Pabloculuğa karşı mücadele ile siyasi olarak silahlanmış olan Troçkistler, Britanya Komünist Partisi saflarından önemli güçler kazanmayı başardılar; bu da hareketin hem teorik çalışmasının hem de sendikalar ve İşçi Partisi içindeki faaliyetlerinin genişlemesi yolunda yeni olanaklar sağladı. Bu kazanımlar, 1959’da Sosyalist İşçi Birliği’nin (SLL) kuruluşuyla pekiştirildi.
Bu dönemde Britanyalı Troçkistler, özellikle Cannon’ın Pabloculara karşı tutumunda bir gevşeme belirtisi göstermesinin ardından Uluslararası Komite’nin çalışmalarında giderek daha etkin bir siyasi rol oynamaya başladılar. Healy ve en yakın çalışma arkadaşı Mike Banda, Pablocuların Avrupa’daki evrimini, bilhassa Macaristan’ın istila edilmesine verdikleri merkezci tepkiyi yakından izlemişlerdi ve Uluslararası Sekreterlik ile Uluslararası Komite arasındaki siyasi farklılıkların azaldığını düşündürecek hiçbir gerekçe bulunmadığına ikna olmuşlardı. Aslında tam tersine ikna olmuşlardı. Bu nedenle, ABD’deki SWP içinde Pabloculara yönelik büyüyen uzlaşmacılığı artan bir kaygıyla izliyorlardı.
SLL ile SWP arasındaki artan siyasi gerilimin ardında, iki şubenin yöneliminde giderek büyüyen bir ayrışma yatıyordu. 1957’den itibaren SWP’nin ABD’de “yeniden kümelenme” adı verilen kampanyayı başlatmasıyla birlikte, partinin siyasi çalışması giderek daha fazla küçük burjuva radikalizmi çevresine yönelmişti. SWP’nin çizgisi, teorik yayın organında bile, Troçkizmin tarihsel düşmanlarına karşı yumuşamış ve daha uzlaşmacı bir hâl almıştı. 1958’e gelindiğinde Hansen, Kremlin bürokrasisine karşı siyasi devrimi alenen reddetmekteydi. Öte yandan SLL, sağcı Sosyal Demokrat bürokrasiye karşı amansız bir mücadele temelinde, kitlesel işçi hareketinin içine nüfuzunu derinleştiriyordu. Healy 1958 ve 1960’ta Cannon ve SWP’nin diğer önderleriyle bir araya gelerek onların Pablocularla yeniden birleşme yönündeki aceleci adımlarını frenlemenin ve Uluslararası Sekreterlik ile birlik görüşmelerinin ön koşulu olarak uluslararası kadronun azami netliğe kavuşturulması için çalışmanın mümkün olup olmadığını yokladı.
Ancak SWP ile SLL arasındaki siyasi farklılıklar büyümeye devam etti. 1960’ta, Castro’nun iktidara gelmesinden bir yılı aşkın bir süre sonra, SWP Küba’da bir işçi devletinin yaratılmış olduğu ve “Castro ekibi”nin Küba işçi sınıfının Troçkist partisinin yeterli bir ikamesi olan “bilinçsiz Marksistler”den oluştuğu pozisyonuna savruldu.
2 Ocak 1961’de Sosyalist İşçi Birliği’nin Ulusal Komitesi, SWP önderliğine bir mektup göndererek ABD’deki kıdemli Troçkistlerin Dördüncü Enternasyonal’in stratejik hedefinden uzaklaşmakta olduğu yönündeki derin kaygılarını dile getirdi. Mektup, SWP’ye ilkeler uğruna mücadelenin büyük önemini şöyle vurguluyordu:
Önem bakımından 1914-1917 dönemine kıyaslanabilecek bir evreye giriyoruz ve o dönemde olduğu gibi şimdi de kendi saflarımız içindeki her türlü merkezci eğilimden keskin ve net biçimde kopmak hayati önem taşımaktadır. Önümüzdeki yıllarda devrimci görevimizi Bolşeviklerin yaptığı gibi yerine getireceksek, Luxemburg’un değil Lenin’in örneğini izlemeliyiz: her türden çağdaş Kautsky’yi yalnızca eleştirmekle kalmayıp onlardan uzlaşmaz biçimde ayrılmalıyız; her şeyden önce Pablo çetesinden. (Trotskyism Versus Revisionism, Cilt 3, s. 46)
Burada dikkat çekilmesi gereken önemli bir nokta var. SLL şunda ısrar ediyordu; merkezciliğe ve oportünizmin her biçimine karşı mücadele en büyük önemini, tam da nesnel durumun sınıf mücadelesini yoğunlaştırdığı ve işçi sınıfı içinde parti inşasının olanaklarını genişlettiği noktada kazanır. Dahası bu teorik uzlaşmazlık tutumu, tam da SLL’nin işçi hareketi içinde büyük kazanımlar elde etmeye başladığı bir dönemde ortaya konuyordu. SLL, özellikle İşçi Partisi’ne bağlı Genç Sosyalistler içinde hizip çalışması yürütüyor ve genç bir kadroyu Troçkist olarak eğitiyordu.
Mektup, SWP’yi şöyle uyarıyordu:
Devrimci hareketin karşı karşıya olduğu en büyük tehlike, emperyalizmin gücüne ya da işçi hareketi içindeki bürokratik aygıtlara veya her ikisine birden teslimiyetten kaynaklanan tasfiyeciliktir. Pabloculuk, uluslararası Marksist hareket içindeki bu tasfiyeci eğilimi, bugün 1953’tekinden çok daha açık bir şekilde temsil etmektedir. Pabloculukta, ileri işçi sınıfı, artık tarihin öncüsü, emperyalizm çağındaki tüm Marksist teori ve stratejinin merkezi değil; soyut biçimde gözlenen ve değerlendirilen “dünya-tarihsel etmenler”in oyuncağıdır. (Age., s. 48)
SLL, Pablocuları izlenimcilik ile nesnelciliği bir araya getirmeleri nedeniyle sert biçimde eleştirdi ve revizyonizmlerinin Dördüncü Enternasyonal açısından taşıdığı anlamı şöyle çözümledi:
...devrimci hareketin tüm tarihsel sorumluluğu reddedilmekte, her şey panoramik güçlere tabi kılınmaktadır; Sovyet bürokrasisinin rolüne ve sömürge devrimindeki sınıf güçlerine ilişkin sorular çözümsüz bırakılmaktadır. Bu doğaldır; çünkü bu problemlerin anahtarı, ileri ülkelerdeki işçi sınıfının rolü ve bu ülkelerin işçi hareketlerindeki önderlik krizidir. (Age., s. 49)
Britanyalı Troçkistler şu uyarıda bulunuyordu:
İşçi sınıfının siyasi bağımsızlığı ve devrimci partilerin oluşturulması stratejisinden herhangi bir geri çekilme, Troçkist hareket adına dünya-tarihsel önemde bir hata anlamına gelecektir. Britanya’da, Sosyalist İşçi Birliği’nin kuruluşundan bu yana Pablocuların eylemlerinde ve İşçi Partisi’ndeki mevcut politika krizinde Pablo’nun revizyonizminin sonuçlarını gördük ve Pabloculuğun temsil ettiği revizyonizmden mutlak biçimde arınmış bir Leninist parti inşa etmenin gerekliliğine her zamankinden daha fazla ikna olduk. (Age)
İlkelerin parti inşasının önünde engel teşkil ettiğini iddia edenlerin aksine ve o iradesiz sahtekâr S.[avas] Mihail’ın kitlelerin yükselişinin teorik uzlaşmazlık ihtiyacını geçersiz kıldığı yönündeki iddialarıyla doğrudan çelişir biçimde, SLL şunu ilan etmişti:
Troçkizmin önünde açılan fırsatların büyüklüğünden ve buna bağlı olarak siyasi ve teorik netliğe olan gereksinimden dolayı, acilen, revizyonizmin bütün biçimlerine karşı bir hat oluşturmaya ihtiyacımız var. Pablocu revizyonizmin Troçkizm içi bir akım olarak değerlendirildiği döneme son vermenin zamanıdır. Bu yapılmadıkça, şimdi başlayan devrimci mücadelelere hazırlanamayız. SWP’nin bu ruhla bizimle birlikte ilerlemesini istiyoruz. (Age)
SWP, SLL’nin önerilerine düşmanca yanıt verdi. Amerikan işçi sınıfından umudunu kesmiş ve giderek orta sınıflaşan bir örgütün fahri ulusal başkanı olarak görev yapmayı kabullenen Cannon, 12 Mayıs 1961’de Farrell Dobbs’a şöyle yazıyordu: “Gerry ile aramızdaki uçurumun giderek genişlediği açıkça görülüyor. Bunu fark etmek, son zamanlardaki bu eğilimin nasıl tersine çevrilebileceğini anlamaktan daha kolay. Bana kalırsa, Gerry bir felakete doğru ilerliyor ve tüm örgütünü de peşinden sürüklüyor.” (Age., s. 71)
Sonraki iki yıl boyunca SLL, Hansen’in 1953 bölünmesinin tarihsel sonuçlarına ilişkin herhangi bir netleşmeyi engelleme girişimlerine rağmen, Marksist program ve yöntemin en temel sorunları üzerine bir tartışma için bastırdı. SLL önderlerinin, özellikle Cliff Slaughter’ın kaleme aldığı belgeler, 1939-40’taki küçük burjuva muhalefete karşı verilen büyük mücadeleden sonra Troçkizmin gelişimine yapılan en önemli katkılar arasındaydı. SLL Troçkist hareketin geniş kesimlerini yutan tasfiyeci dalgaya cesaretle meydan okudu; bu mücadeleye önderlik edenler tarih önünde kalıcı bir itibar kazandılar. Yarı sömürge ülkelerde anti-emperyalist mücadeleye geçici olarak hâkim olan çeşitli küçük burjuva önderlere uyum sağlamanın geri döndürülemez gibi görünen akıntısına karşı SLL, modası geçmiş ve ilgisiz diye alay konusu edilen ilkeleri savunmaya cüret etti. Proletarya diktatörlüğü perspektifini savundu ve Dördüncü Enternasyonal’i inşa etmenin zorlu yolundan kaçış arayan pragmatistler ile izlenimcilerin Marksist teoriyi yozlaştırmasına karşı mücadele verdi. SLL yalnızca Açık Mektup’u savunmakla kalmadı: Troçki’nin öğretilerinin özünü ve bunların Lenin’in gerçek bir proleter parti inşa etme uğruna ömür boyu sürdürdüğü mücadeleyle tarihsel bağını açığa çıkarmak için mücadele etti. Teorik geleneklerine ampirizmin hâkim olduğu bir ülkede faaliyet gösteren Britanyalı Troçkistler, Marksist teoride bir rönesansın savunucuları oldular ve Pablocuların Troçkizme yönelik saldırısının anti-diyalektik temelini oluşturan, iflas etmiş nesnelciliği teşhir ettiler.
Hansen’in Troçkizmi yeniden birleşme kisvesi altında tasfiye etme planına SLL’nin boyun eğmeyeceği haberi yayılmaya başladığında, karalama kampanyacıları SLL’yi ve ulusal sekreteri Gerry Healy’yi “aşırı solcu” sekterler olarak yaftalamak üzere harekete geçtiler. Ancak tüm iftiralara ve tahrifatlara rağmen SLL, dünyanın farklı bölgelerindeki Troçkistlerle bağlar kurmaya başladı. SLL önderleri olağanüstü bir sabırla SWP içinde bir Troçkist hizip yetiştirme işini üstlendiler; üyelerine tekrar tekrar, Dördüncü Enternasyonal’i savunmanın ve şubelerini dünya genelinde inşa etmenin, revizyonizme karşı en kapsamlı ve köklü mücadeleden başka hiçbir yolla mümkün olmadığını vurguladılar. Her şeyden önce, Dördüncü Enternasyonal uğruna mücadele her ülkedeki çalışmanın merkezine yerleştirilmedikçe, Britanya dahil dünyanın hiçbir yerinde hiçbir şey inşa edilemeyeceğinin altını çizdiler.
Haziran 1963’te, SWP Pablocularla ilkesiz yeniden birleşmesini gerçekleştirirken (bu adım, ardından gelen feci hatalar nedeniyle sayısız şubeyi yok edecek ve Latin Amerika’da yüzlerce Troçkistin hayatına mal olacaktı) Healy, yirmi yılı aşkın süredir yakın iş birliği içinde çalıştığı partiye son bir mektup yazdı. Onların LSSP’nin Sri Lanka’daki ihanetlerini örtbas etmelerini ve Ben Bella gibi çeşitli burjuva milliyetçileri propaganda malzemesi olarak şişirmelerini öfkeyle kınadı. İlkelerden vazgeçişlerini “tecrit”ten kurtuldukları iddiasıyla meşrulaştıranlara ise alayla karşılık verdi:
Elbette “sekter SLL” için vaktiniz yok. Bizim yoldaşlarımız, saflarda ve önderlikte, Troçkist hareketin en iyi gelenekleri doğrultusunda gece gündüz reformizme ve Stalinizme karşı mücadele ediyorlar. Ama henüz Ben Bella, Castro ve sözde Seylan 1 Mayıs mitingi gibi açık toplantılarda on binlere hitap etmiyorlar. Sizin gözünüzde biz yalnızca küçük, “aşırı solcu önemsiz tip”leriz.
Yoldaşlarımız son işsizlik karşıtı kampanyada önderliği üstlendiler, 1.300 kişilik bir kitle toplantısı örgütleyip konuştular ama bunlar ufak şeyler. Yoldaşlarımız şiddetli bir cadı avına rağmen gençlik hareketi içinde Sosyal Demokratlara güçlü darbeler indirirken, muhabiriniz T. J. Peters (bir zamanlar önde gelen bir SWP destekçisi olan, şimdiyse emekli bir liberal gibi yazan kişi) yalnızca “Britanya İşçi Partisi”nin önündeki parlak gelecekten söz ediyor.
Biz eski kafalı “sekterler”, örgütümüzün her zaman ayrılmaz bir parçası olduğu Dördüncü Enternasyonal’in, “Britanya İşçi Partisi”nin yozlaşmış önderliğine karşı tek alternatifi sunduğuna inanıyoruz. Ama Peters’ın bize ayıracak vakti yok. O da sizin gibi sonunda hidayete erdi.
Biraz zaman aldı tabii. (“Yeni dindarın şevki bir başka olur,” derler.) George Clarke’ın Pablo ile güçlerini birleştirip rezil Üçüncü Kongre’nin mesajını The Militant’ta ve o dönemki Fourth International dergisinde yayımlamasının üzerinden yaklaşık 12 yıl geçti. O dönemde Pablo’yu anlayamadınız, sonra 1953 bölünmesi geldi. Cannon bu bölünmeyi “Pabloculuğa asla geri dönmeyeceğiz” sözleriyle selamlamıştı. Ama sonunda başardınız. Artık her yerde müttefikleriniz var: Fidel Castro’dan Philip Gunawardene’ye ve Pablo’ya kadar.
Yalnızca bir şey söylemek istiyoruz ve bu konuda kongremiz oybirliği içindeydi. Partinizin çoğunluk önderliğinin tamamen boyun eğdiği, en gerici güçler karşısındaki bu utanç verici teslimiyete karşı örgütümüzün aldığı tutumla gurur duyuyoruz.” (Age., s. 163-64)
Açık Mektup’a karşı çıkmış ve ardından yeniden birleşmeye giden manevralarda kilit bir rol oynamış olan LSSP, bir yıl sonra, Haziran 1964’te, Bayan Bandaranaike’nin burjuva koalisyon hükümetine girdi. Sosyalist İşçi Birliği’nin uyarıları böylece doğrulanmış oldu. Healy, LSSP konferansına katılmak ve koalisyon hükümetine girmenin yolunu döşeyen hainlere karşı kampanya yürütmek üzere Kolombo’ya gitmişti. Konferansın yapıldığı gün, 6 Haziran 1964’te, Belediye Binası’nın kapıları önünde durarak içeri alınmasını talep etti; delegelere hitap edip onları N. M. Perrera, Colvin De Silva ve diğer LSSP önderlerinin burjuva hükümete katılma kararını reddetmeye çağırmak istiyordu. Konferansa kabul edilip edilmeyeceğiyle ilgili bir oylama yapılmasını sağlamayı başarmış olsa da Healy’nin katılımı reddedildi. Toplantı süresince kapıların önünde kaldı ve delegeleri LSSP önderliğiyle ilişkilerini koparıp devrimci kanadı desteklemeye çağırdı. Kongre sona erdiğinde Healy, Kolombo limanındaki dok işçilerine, Wellawatta dokuma fabrikasındaki tekstil işçilerine ve bir grup üniversite öğrencisine hitap etmeye gitti. Tüm bu toplantılarda LSSP’nin Hansen-Mandel “Birleşik Sekreterliği” ile iş birliği içinde gerçekleştirdiği ihanetin tarihsel anlamını açıkladı. Troçkizmin LSSP hainlerine karşı savunulması çağrısı güçlü bir yankı uyandırdı. Healy’nin Sri Lanka’da yürüttüğü çalışma (daha sonra Michael ve Tony Banda’nın yaptığı ziyaretlerle ilerletildi) bu ülkedeki Troçkist hareketin yeniden inşasının temelini atmıştır.
SLL SWP’nin Dördüncü Enternasyonal’i terk etmesinin ardından ABD’de de Troçkist hareketi yeniden örgütleme çalışması yürüttü. Yalnızca bölünmenin analiz edilmesinde değil, Amerikan proletaryası için devrimci bir perspektifin geliştirilmesinde de muazzam siyasi yardım sağlandı. Bölünmeyi yalnızca ABD’deki radikal siyaset bağlamında görme eğilimlerine karşı mücadele eden SLL, işçi sınıfına yönelen ve enternasyonalizme dayanan gerçek bir Marksist parti geliştirmek için mücadele etti. Bu uzun soluklu teorik ve siyasi netleşme sürecinin sonucunda Spartakist grubunun küçük burjuva radikal ve enternasyonalizm karşıtı karakteri teşhir edildi ve Dördüncü Enternasyonal için Amerikan Komitesi’nin Kasım 1966’da İşçiler Birliği’ne dönüştürülmesinin koşulları yaratıldı.
Sosyalist İşçi Birliği’nin 1961 ile 1966 arasında yürüttüğü çalışma, Dördüncü Enternasyonal’in inşasına tarihsel bir katkıyı temsil ediyordu. SLL, revizyonizme karşı mücadeleye ve dünya Troçkist hareketinin Fransa’daki OCI ile birlikte yeniden örgütlenmesine önderlik etme sorumluluğunu üstlenmişti.
SLL’nin Britanya içindeki devasa siyasi ve örgütsel ilerlemelerin temellerini attığı dönem, tam da uluslararası cephede yoğun teorik çalışmanın yürütüldüğü bu dönemdi. 1964’te SLL, İşçi Partisi’ne bağlı Genç Sosyalistler’in önderliğini ele geçirdi. Wilson önderliğinin İşçi Partisi içinde başlattığı tasfiyeye karşı SLL, Genç Sosyalistleri örgütünü Troçkist hareketin bağımsız gençlik örgütü olarak kurdu.
Yeni bir kuşağın bu akını, SLL’nin siyasi çalışmasının genişlemesini mümkün kıldı. 1968’de, Pabloculara karşı savunduğu devrimci perspektif, Mayıs-Haziran Fransa Genel Grevi tarafından bütünüyle doğrulandı. Bu gelişme Fransa’da OCI’ın hızla büyümesine ve işçi sınıfı ile sağcı reformist İşçi Partisi hükümeti arasındaki çatışmanın derinleştiği koşullarda Sosyalist İşçi Birliği’nin üye sayısında kayda değer bir artışa yol açtı. Eylül 1969’da ilk günlük Troçkist gazete olan Workers Press yayın hayatına başladı.
Haziran 1970’te İşçi Partisi, kendilerinin Muhafazakârlara karşı rahat bir zafer kazanacağını gösteren kamuoyu yoklamalarına dayanarak seçim çağrısında bulundu. Ancak hükümetin, sendika karşıtı yasalar çıkarma girişiminin fiyaskoyla sonuçlanmasında somutlaşan ihanet sicili, Muhafazakârların zaferinin koşullarını yarattı. Bu, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden beri görülmemiş ölçekte bir sınıf çatışmasının tırmanmasını başlattı. İşçiler, aydınlar ve gençler daha önce görülmemiş sayılarda Sosyalist İşçi Birliği’ne katılmaya başladılar. Hareketin olanakları ve kaynakları muazzam bir hızla genişledi. Oyuncular ve oyun yazarları SLL’nin derslerine katıldılar, partiye üye oldular ve 4.000 kişilik bir dinleyici kitlesini çeken Alexandra Palace mitingi gibi güçlü etkinliklerin düzenlenmesine yardımcı oldular. Heath hükümetinin sendika karşıtı yasaları (Endüstriyel İlişkiler Yasası) çıkarmasına ve işsizliğin artmasına karşılık olarak SLL, gençlik yürüyüşleri temelinde işsizlik karşıtı bir ulusal kampanya örgütledi. Bu kampanya Britanya’da muazzam bir destek topladı ve ilerleyişi Uluslararası Komite’nin tüm şubelerinde gururla takip edildi.
1970, 1971 ve 1972 yazlarında Essex’te düzenlenen eğitim kampları, giderek büyüyen uluslararası delegasyonları çekti. SLL’nin gücü ve dünyanın dört bir yanındaki devrimciler nezdindeki itibarı muazzam biçimde büyümüştü. Revizyonizme karşı verdiği mücadelenin bir sonucu olarak SLL, Troçkist hareket içinde o güne kadar savaş sonrası kapitalist büyüme (boom) konusunda ilk ciddi Marksist analizi geliştirmeyi başarmış ve dolar-altın konvertibilitesine dayanan Bretton Woods uluslararası finans sisteminde somutlaşan patlayıcı çelişkileri açıklamıştı. Britanyalı Troçkistler, Marx’ın Kapital’ini işçi sınıfını orta sınıf protesto hareketlerine tabi kılmanın savunusuna dönüştürmeye çalışan Mandel’in neo-kapitalizm teorisinin karakteristik izlenimciliğini teşhir ettiler.
