Ukrayna Savaşı ve Sosyalizm Mücadelesi: Bogdan Syrotiuk Davası’nın Almanca basımına önsöz

Ukrayna Savaşı ve Sosyalizm Mücadelesi: Bogdan Syrotiuk Davası kitabının Almanca basımı için 9 Haziran 2026’da bu önsözün kaleme alınmasından yaklaşık iki ay sonra, 10 Ağustos 2026’da bir Ukrayna mahkemesi Bogdan Syrotiuk hakkında 15 yıl hapis cezasına hükmetti. Bu karardan önce Almanya’da Ağustos 2026’da Mehring Verlag tarafından yapılan basımın WSWS Almancanın genel yayın yönetmeni ve kitabın editörü Johannes Stern tarafından yazılan önsözünü aşağıda yayımlıyoruz. Bogdan Syrotiuk’a özgürlük kampanyasına buradan destek olabilirsiniz.

"Ukrayna Savaşı ve Sosyalizm Mücadelesi: Bogdan Syrotiuk Davası" kitabının Almanca basımının kapağı.

25 Nisan 2024’te, eski Sovyetler Birliği’nde faaliyet yürüten Troçkist bir gençlik örgütü olan Bolşevik-Leninistlerin Genç Muhafızları’nın (BLGM) önderi olan genç Ukraynalı sosyalist Bogdan Syrotiuk, Ukrayna gizli servisi SBU tarafından tutuklandı. O tarihten bu yana Nikolayev’de cezaevinde tutuluyor. “Sıkıyönetim altında vatana ihanet” ile suçlanıyor. Bu, 15 yıl ile müebbet hapis arasında ceza getiren bir suçlamadır. Gerçekte Bogdan’ın “suçu”, Ukrayna savaşına sosyalist enternasyonalist bir bakış açısıyla karşı çıkması, Kiev’deki ve Moskova’daki kapitalist rejimlere karşı çıkması ve Ukraynalı, Rus ve uluslararası işçi sınıfının birliği için mücadele etmesidir.

Bu kitap belirleyici bir anda çıkıyor. Bogdan’ın tutuklanmasının üzerinden iki yıldan fazla zaman geçmişken, SBU’nun kurduğu hukuki kumpas büyük ölçüde çökmüş durumda. Bogdan’ın avukatları, onun bir Kremlin destekçisi olduğu iddiasını Bogdan’ın kendi yazılarına dayanarak sistematik biçimde çürüttüler. Geçen yılın sonunda, Ukrayna’nın en tanınmış kriminologlarından Yuri Borisoviç İrhin’in hazırladığı bağımsız bir dilbilimsel bilirkişi raporu sundular. İrhin’in analizi, Bogdan’a yöneltilen suçlamaların tümüyle dayanaksız olduğunu göstermektedir.

Ukrayna yargısı, siyasi davalarda düzenli olarak sözde “dilbilimsel bilirkişi raporlarına” başvurmaktadır. Seçilmiş bilirkişiler, sanıkların ifadelerini incelemek ve istenen sonuçlara ulaşmakla görevlendirilir. Bogdan’ın davasında da iddia makamı başlangıçta böyle bir rapor sundu. Ne var ki İrhin’in bağımsız raporu, Bogdan’ın Putin rejiminin çıkarları doğrultusunda hareket ettiği iddiasını inandırıcı biçimde çürüttü. Bunun üzerine mahkeme bir başka bilirkişi raporu daha hazırlattı ama bu rapor da iddia makamının merkezi suçlamalarını zayıflatmaktadır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi davayı artık ele almış bulunuyor. Buna rağmen Bogdan hapiste kalmayı sürdürüyor. Tutukluluğu defalarca uzatıldı, gerekli tıbbi tedavi kendisine iki yıldan uzun süre boyunca verilmedi ve sağlığı ciddi biçimde tehlikede.

Kaçınılmaz sonuç şudur: Bogdan herhangi bir suç nedeniyle değil, siyasi görüşleri nedeniyle kovuşturulmaktadır. Bu, göstermelik bir siyasi yargılamadır. Yalnızca savaşa karşı çıkan tek bir genci değil, Dünya Sosyalist Web Sitesi’ni (WSWS), Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’ni (DEUK) ve savaşa, emperyalizme ve faşizme karşı bütün sosyalist muhalefeti hedef almaktadır.

SBU’nun iddianamesi bunu açıkça söylemektedir. Bogdan’ın “bir Rus propaganda ve enformasyon ajansı olan Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin temsilcileri” adına yayınlar ürettiğini öne sürmektedir. Aynı zamanda WSWS’yi, “Dünyadaki temel sosyo-politik sorunları, sosyalist devrim yoluyla dünya sosyalizmini kurma hedefiyle kapitalist piyasa sistemine devrimci muhalefet bakış açısından ele alan” bir yayın olarak tanımlamaktadır. Ukrayna rejimi böylece yalnızca Bogdan’ı değil, sosyalist enternasyonalizmi suçlu ilan etmektedir.

Bogdan’ın Kremlin’in bir ajanı olduğu yalanı özellikle alçakçadır. Putin rejiminin gerici niteliğini hiçbir siyasi eğilim Troçkizm kadar tutarlı biçimde teşhir etmemiştir. Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi, Rusya’nın Ukrayna’yı istila etmesini 24 Şubat 2022’de daha ilk günden mahkûm etmiştir. Putin’in savaşının, NATO’nun oluşturduğu emperyalist tehdide karşı ilerici bir savunma olmadığını; bunun Sovyetler Birliği’nin Stalinistler tarafından yıkılmasından ve kapitalizmin yeniden kurulmasından doğan Rus oligarşisinin gerici bir yanıtı olduğunu açıklamıştır. İşgal, Rus ya da Ukraynalı işçileri savunmaya hizmet etmemekte, onları bölmekte ve emperyalist güçlerin ekmeğine yağ sürmektedir.

Ne var ki Rus istilasına karşı çıkmak, NATO’yu desteklemek anlamına gelmez. Ukrayna savaşı demokrasi ve ulusların kendi kaderini tayin hakkı için verilen bir savaş değildir. Amerika Birleşik Devletleri’nin, NATO’nun ve Avrupa güçlerinin onlarca yıl boyunca hazırladığı emperyalist bir savaştır bu. Sovyetler Birliği’nin 1991’de dağıtılmasından bu yana ABD ve müttefikleri, doğuya doğru adım adım askeri ve jeopolitik genişleme politikası izlediler. Washington’ın ve Berlin’in desteklediği 2014 tarihli Kiev’deki aşırı sağcı darbe, Ukrayna’nın sistematik biçimde silahlandırılması ve ülkenin NATO’nun Rusya’ya karşı stratejisine entegre edilmesi, savaşa giden yolda belirleyici aşamalardı.

Bogdan’ın savunulması işte tam da bu nedenle bu denli büyük önem taşımaktadır. Bu dava, savaşın demokrasiyi savunmak için yapıldığı propagandasını teşhir etmektedir. Ukrayna’da seçimler askıya alınmış, muhalefet partileri yasaklanmış, basın özgürlüğü büyük ölçüde kısıtlanmış ve sosyalist ve diğer sol güçler yasaklanmıştır. Genç erkekler sokaklardan otobüslere bindirilerek kaçırılmakta ve zorla cepheye gönderilmektedir. Şimdiden yüz binlerce Ukraynalı ve Rus işçi ve genç, kendi çıkarları için değil, NATO güçlerinin ve cephenin iki yanındaki oligarşilerin çıkarları için yapılan bir savaşta öldürülmüş ya da sakat kalmıştır.

Bogdan’ın tutuklanması bu gelişmeyle ayrılmaz biçimde bağlantılıdır. Savaşa yönelik muhalefet güçlendikçe ve Zelenskiy rejiminin NATO’nun ve Ukrayna oligarşisinin bir aracı olma niteliği daha açık biçimde teşhir oldukça, devlet bütün muhalefeti daha da vahşice bastırmaktadır. Bogdan tutuklanmıştır, çünkü onun sesi, yazıları ve Bolşevik-Leninistlerin Genç Muhafızları’nın çalışması, işçi sınıfını bütün kapitalist hükümetlere karşı ve sosyalizm uğruna seferber ederek savaşa kökünden saldıran bir siyasi perspektifi temsil etmektedir.

Bu perspektif, elinizdeki kitabın kırmızı çizgisidir.

Birinci bölüm, “Bogdan Syrotiuk Davası”, Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin Bogdan’ı savunmak üzere yayımladığı en önemli açıklamaları ve raporları belgelemektedir. WSWS Uluslararası Yayın Kurulu’nun ve ABD’deki Sosyalist Eşitlik Partisi’nin başkanlığını yapan David North’un, iddianamenin öğrenilmesinden kısa süre sonra yayımlanan Mayıs 2024 tarihli açıklaması, SBU’nun yalanlarını paramparça etmekte ve suçlamaların yalnızca Bogdan’a değil, bütün Troçkist harekete yöneltildiğini göstermektedir. Clara Weiss’ın Bogdan’ın özgürlüğü için yürütülen kampanyaya ilişkin raporu, davayı tarihsel ve siyasal bağlamına yerleştirmektedir. Bu rapor, Bogdan’a özgürlük mücadelesinin, sosyalist hareketin sınıf savaşı tutsaklarını savunma konusundaki uzun geleneği içinde yer aldığını göstermektedir. Bolşevik-Leninistlerin Genç Muhafızları’nın, Bogdan’ın tutuklanmasının birinci yılı vesilesiyle yayımladığı açıklama ise davanın siyasi içeriğini özetlemekte ve Ukrayna’daki, Rusya’daki ve dünyanın dört bir yanındaki işçilere ve gençlere kampanyaya katılma çağrısı yapmaktadır.

İkinci bölüm, bizzat Bogdan’ın metinlerini ve konuşmalarını içermektedir. İddianameyi en iyi çürüten de bunlardır. Bolşevik-Leninistlerin Genç Muhafızları, 2022 Uluslararası 1 Mayıs Toplantısı’na gönderdiği selamlama mesajında, Lenin’in ve Troçki’nin geleneklerini Stalinizme, milliyetçiliğe ve emperyalizme karşı savunan tek uluslararası hareket olarak Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’ne bağlılığını açıkça ilan etmiştir. Bogdan, Banderacıların Ukrayna halkına karşı işlediği suçlar üzerine yazdığı denemede, tarihsel gerçeği, Ukraynalı faşistlerin ve Nazi işbirlikçilerinin devlet eliyle aklanmasına karşı savunmaktadır. Genç Muhafızlar’ın Rusya temsilcisi Andrey Ritski ile birlikte yaptığı 2023 Uluslararası 1 Mayıs Toplantısı konuşması, uğruna kovuşturulduğu temel şiarı dile getirir: “Rusya ve Ukrayna işçi sınıfının birliği için!” Konuşmasında şunu vurgular: “Bizler, Bolşevik-Leninistlerin Genç Muhafızları üyesi öğretiye bağlı Troçkistler olarak, Ukrayna’da ya da Rusya’da bu savaşı desteklemiyoruz.” Kiev’deki aşırı sağcı darbenin onuncu yıl dönümü üzerine yazdığı makalede ise 2014 olaylarını, savaşın hazırlanmasında ve Ukrayna faşizminin yeniden canlandırılmasında belirleyici bir aşama olarak çözümler.

Üçüncü bölüm, “Ukrayna’daki Savaş: Sosyalist Bir Perspektif” başlığı altında, Bogdan’ın mücadelesini daha geniş bir tarihsel ve siyasal bağlama yerleştirmektedir. Bölüm, Uluslararası Komite’nin Putin hükümetinin Ukrayna’yı istilasına ve ABD ile NATO’nun savaş kışkırtıcılığına karşı yayımladığı 24 Şubat 2022 tarihli açıklamasıyla başlamaktadır. Açıklama, savaşın nihai köklerinin Sovyetler Birliği’nin Stalinist bürokrasi tarafından dağıtılmasında yattığını çözümlemekte ve Troçkist harekete savaşın başından bu yana yön veren ilkeleri ortaya koymaktadır: Putin rejimine ve onun gerici istilasına uzlaşmaz muhalefet, ABD ve NATO emperyalizmine aynı ölçüde uzlaşmaz muhalefet ve Rus, Ukraynalı ve uluslararası işçi sınıfının birliği için mücadele. Açıklamada şöyle denmektedir:

1991’de Sovyetler Birliği’nin dağıtılmasıyla harekete geçirilen felaket, Vladimir Putin tarafından temsil edilen kapitalist egemen sınıfın çıkarlarına hizmet eden bütünüyle gerici bir ideoloji olan Rus milliyetçiliğine dayanarak önlenemez… Putin rejiminin sunduğu gerekçeler ne olursa olsun, Ukrayna’nın istilası yalnızca Rusya ve Ukrayna işçi sınıfını bölmeye ve dahası, ABD ve Avrupa emperyalizminin çıkarlarına hizmet edecektir.

David North’un Sol Muhalefet’in kuruluşunun 100. yıl dönümünü anma etkinliğinde yaptığı konuşma, eski Sovyetler Birliği topraklarında yaşanan bugünkü çatışmaların ancak Troçki’nin Stalinizme ve milliyetçiliğe karşı yürüttüğü mücadelenin tarihi temelinde anlaşılabileceğini göstermektedir. Genç Muhafızlar’ın eski Sovyetler Birliği’nin emperyalist bölüşümü tehlikesi üzerine yayımladığı açıklama ise bu analizi geliştirmekte ve NATO’nun Rusya’ya karşı savaşının tırmanmasının oluşturduğu varoluşsal tehdit konusunda uyarıda bulunmaktadır.

Bu kitap, Almanca okurlar için özel bir önem taşıyor. Alman emperyalizmi Ukrayna savaşında merkezi bir rol oynuyor. Berlin, Kiev rejiminin en önemli finansörleri, silah tedarikçileri ve etkin siyasi destekçileri arasında yer alıyor. Almanya’daki egemen sınıf, savaşı, Hitler’den bu yana en büyük silahlanmayı haklı çıkarmak, Bundeswehr’i “savaşa hazır” bir orduya dönüştürmek ve bütün toplumu Rusya’yla hesaplaşmaya göre hizalamak için kullanıyor. Aynı zamanda demokratik haklara saldırılıyor, savaş karşıtları karalanıyor ve Sosyalist Eşitlik Partisi (Sozialistische Gleichheitspartei) ile onun gençlik örgütü Toplumsal Eşitlik için Uluslararası Gençlik ve Öğrenciler, Verfassungsschutz’un (Almanya’nın iç istihbarat servisi) hedefi haline getiriliyor.

Tarihsel boyut apaçıktır. Almanya’nın Sovyetler Birliği’ne karşı imha savaşından seksen yıl sonra, Alman emperyalizmi yeniden doğuya doğru ilerliyor. Ukrayna’da, Nazi işbirlikçilerini aklayan, Kızıl Ordu anıtlarını yıkan ve Sovyet halklarının Hitler’in Almanya’sına karşı ortak mücadelesinin hatırasını silen bir rejime yaslanıyor. Bogdan’ın Banderacıların suçları ve Waffen-SS Galiçya Tümeni’nin yüceltilmesi üzerine yazdıkları bu nedenle salt tarihsel incelemeler değildir. Bunlar siyasi bir uyarıdır. Tarihin tahrif edilmesi, yeni suçların hazırlanmasına hizmet etmektedir.

Bogdan’a özgürlük mücadelesi bu nedenle emperyalizme, soykırıma ve faşizme karşı mücadelenin merkezi bir bileşenidir. Ukrayna’da demokratik haklara yönelik saldırılar, Gazze’deki soykırıma karşı protestoların bastırılması, ABD’de ve Avrupa’da göçmenlerin ve savaş karşıtlarının kovuşturulması, polisin ve istihbarat teşkilatlarının güçlendirilmesi ve aşırı sağcı güçlerin palazlandırılması birbirinden ayrı gelişmeler değildir. Bunlar, kapitalist sistemin, egemen sınıfları bir kez daha savaşa ve diktatörlüğe süren aynı krizinden doğmaktadır.

Dolayısıyla bu kitap pasif bir okuma için hazırlanmış bir belge değildir. Bu kitap, siyasi mücadelede bir silahtır. Her okur Bogdan’ın davasını incelemeli ama bununla yetinmemelidir. Bogdan ancak, işçileri, gençleri, öğrencileri, sanatçıları ve eleştirel aydınları seferber eden uluslararası kitlesel bir kampanyayla özgürleştirilebilir. Onun serbest bırakılması için başlatılan imza kampanyası yaygınlaştırılmalıdır. Toplantılar örgütlenmeli, kararlar alınmalı; iş arkadaşları, okul arkadaşları, dostlar ve aile üyeleri bilgilendirilmelidir. Bu kitap işyerlerinde, okullarda, üniversitelerde ve mahallelerde dolaşıma girmeli ve savaş, faşizm ve sosyalizm üzerine siyasi tartışmaların başlangıç noktası haline gelmelidir.

Bogdan, egemen sınıfların korktuğu bir gerçek uğruna mücadele ettiği için hapistedir: Ukrayna’daki ve Rusya’daki işçilerin düşman olmadığı; savaşın emekçilerin çıkarları için yapılmadığı; emperyalist barbarlığın alternatifinin ulusal şovenizm değil, uluslararası sosyalist devrim olduğu gerçeği.

Bogdan’ın özgürlüğü, bu savaşı yapan ve destekleyen hükümetlere yönelik çağrılarla kazanılmayacak. Bu ancak uluslararası işçi sınıfının bilinçli seferberliğiyle kazanılabilir. Bu anlamda, Bogdan Syrotiuk için mücadele, savaşa ve diktatörlüğe karşı çıkan herkes için bir sınavdır. Bir eylem çağrısıdır.

Bogdan Syrotiuk’a özgürlük!

Ukrayna savaşını durdurun!

Ukraynalı, Rus ve uluslararası işçi sınıfının birliği için!

Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’ni inşa edin!

Johannes Stern

Berlin, 9 Haziran 2026

Loading