Aşağıda, Clara Weiss’ın Sosyalist Eşitlik Partisi’nin (ABD) Sekizinci Kongresi’ne, “Bogdan Syrotiuk’a özgürlük!” kararı için sunduğu raporu yayımlıyoruz. Söz konusu karar, “2024 ABD seçimleri ve Sosyalist Eşitlik Partisi’nin görevleri” başlıklı ana kararla birlikte Kongre tarafından oybirliğiyle kabul edildi. Kongre 4-9 Ağustos 2024 tarihleri arasında toplandı. Bu rapor 8 Ağustos 2024’te yayımlandı.
Bogdan Syrotiuk 10 Ağustos 2026’da 15 yıl hapse mahkûm edildi. Kararın iptali ve Bogdan’ın serbest bırakılması için yürütülen küresel kampanyaya katılın ve dilekçeyi imzalayın!
Bolşevik-Leninistlerin Genç Muhafızları’nın (BLGM) kurucusu ve önderi Bogdan Syrotiuk yoldaşın Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) tarafından “sıkıyönetim altında vatana ihanet” suçlamasıyla tutuklanmasının üzerinden üç aydan fazla zaman geçti. Bogdan 15 yıl ile müebbet arasında bir hapis cezası tehdidiyle karşı karşıya. Bogdan’ın tutuklanmasından bir aydan biraz fazla bir süre sonra, 3 Haziran’da Ukrayna hükümeti Dünya Sosyalist Web Sitesi’ni (WSWS) yasakladı.
Ayrıcalıklı konumunu sosyalistlerin ve Troçkistlerin kitlesel katliyle pekiştirmiş olan Stalinist bürokrasideki tarihsel kökenlerine sadık kalan, bugün Ukrayna’yı yöneten oligarşi, devrimci muhalefeti bastırmak için amalgamların, düpedüz yalanların, iftiraların ve devlet zorunun bir bileşimini kullanıyor.
İddia makamının başlıca delili, Dünya Sosyalist Web Sitesi’nde yayımlanan makalelerdir. İddia makamına göre Bogdan, “bir Rus propaganda ve enformasyon ajansı olan Dünya Sosyalist Web Sitesi temsilcileri tarafından ısmarlanan yayınların hazırlanmasıyla meşgul” olmuştur. WSWS’ye yönelik bu karalama, sitenin “Dünyadaki temel sosyo-politik sorunları, sosyalist devrim yoluyla dünya sosyalizmini kurma hedefiyle kapitalist piyasa sistemine devrimci muhalefet bakış açısından ele aldığı” kabulüyle birleştiriliyor.
Bu alıntılar, yargılananın yalnızca Bogdan değil, aynı zamanda Uluslararası Komite (DEUK) olduğunu açıkça ortaya koyuyor olmalı. Bu belgeler üzerinde ve bir bütün olarak dava üzerinde, faşistlerle dolu SBU ile onun CIA’deki ve Alman gizli servisindeki yönlendiricilerinin ve finansörlerinin birlikte çalıştığından da kuşku duyulmamalıdır.
WSWS ve DEUK, Bogdan Syrotiuk hakkındaki iddianameyi “Zelenskiy rejimine karşı tüm sol ve sosyalist muhalefete, özellikle de Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’ne ve onun yayın organı olan Dünya Sosyalist Web Sitesi’ne karşı bir savaş ilanı” olarak değerlendirdi.
Bu değerlendirme, Bogdan’ın özgürlüğü için yürütülen kampanyanın siyasi önemini vurgulamaktadır. Bu, yalnızca Bogdan yoldaşımız olduğu için bizi ilgilendiren bir mesele değildir. Bu, Avrupa’da, ABD’de ve uluslararası ölçekte emperyalist savaşa, demokratik haklara yönelik tırmanan saldırıya ve faşizm tehdidine karşı sınıf bilinçli bir işçi hareketinin gelişmesi açısından siyasi bir zorunluluktur.
Hatırlanmalıdır ki ABD hükümetinin son dünya savaşına girmeden önce yaptığı ilk işlerden biri, meşhur Smith Yasası Davası ile Troçkist hareketin önderliğini hapsetmek olmuştu. Cannon’ın 1941’de Minneapolis’te mahkeme önünde devrimci Marksist ilkeleri savunması, Socialism on Trial (Yargılanan Sosyalizm) başlığıyla yayımlandı.
Bu metin, devrimci sosyalizmin fikirlerini ve savaşa yönelik Marksist muhalefeti, kitlesel bir proleter okur kitlesine anlaşılır terimlerle açıklıyordu. Bugün yargılanan yine Troçkizmdir. Ne var ki Bogdan yoldaş görüşlerini kamuoyu önünde savunma olanağı bulamayacak. Bu görev Uluslararası Komite’ye ve Dünya Sosyalist Web Sitesi’ne düşecek.
DEUK’un ve BLGM’nin siyasi sicili
SBU’nun Bogdan’a ve DEUK’a yönelttiği düzmece suçlamaları çürütmenin temel dayanağı, WSWS’nin siyasi sicilidir. Aynı zamanda bu sicil, Bogdan’ın neden tutuklandığının gerçek siyasi nedenlerini de açığa vurmaktadır.
SBU’nun “Rus propaganda ve enformasyon ajansı” diye karaladığı Dünya Sosyalist Web Sitesi, tutarlı biçimde hem Rusya’daki ve Ukrayna’daki oligarşik rejimlere hem de emperyalist güçlere karşı çıkan bir çizgiyi savunmuştur. Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi, Ukrayna’nın istilasının başlamasından saatler sonra yayımladığı 24 Şubat 2022 tarihli açıklamasında şunları belirtiyordu:
Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi (DEUK) ve Dünya Sosyalist Web Sitesi (WSWS), Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahalesini kınar. ABD ve NATO güçlerinin provokasyonlarına ve tehditlerine rağmen, sosyalistler ve sınıf bilinçli işçiler, Rusya’nın Ukrayna’yı istilasına karşı çıkmalıdır. 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağıtılmasıyla harekete geçirilen felaket, Vladimir Putin tarafından temsil edilen kapitalist egemen sınıfın çıkarlarına hizmet eden bütünüyle gerici bir ideoloji olan Rus milliyetçiliğine dayanarak önlenemez.
Gerekli olan; çarlığın 1917 öncesi dış politikasına geri dönmek değil, 1917 Ekim Devrimi’ne ilham veren ve bir işçi devleti olarak Sovyetler Birliği’nin yaratılmasına yol açan sosyalist enternasyonalizmin Rusya’da ve tüm dünyada yeniden canlandırılmasıdır. Putin rejiminin sunduğu gerekçeler ne olursa olsun, Ukrayna’nın istilası yalnızca Rusya ve Ukrayna işçi sınıfını bölmeye ve dahası, ABD ve Avrupa emperyalizminin çıkarlarına hizmet edecektir.
Bir önceki Kongre’de, Troçkist hareketin Ukrayna’daki savaşa muhalefetinin her şeyden önce Uluslararası Komite’nin, Sovyetler Birliği’nin 1991’de Stalinistler tarafından yıkılmasına verdiği yanıta dayandığını vurgulamıştık. Ayrıca bu tarihsel sicilin ve bir bütün olarak Troçkist hareketin tarihinin, kadromuzun eğitiminin temel dayanağını oluşturması gerektiğinin de altını çizmiştik.
Bu yönelim, Uluslararası Komite ile BLGM arasındaki siyasi ilişkilerin gelişmesiyle doğrulanmıştır. Bu noktada bizzat Bogdan Syrotiuk hakkında birkaç şey söylemek gerekir. Onun Troçkizme yönelişi ve BLGM’nin gelişimi, DEUK’un Troçkist ilkeler uğruna onlarca yıllık mücadelesi ile hareketimizin gelişimindeki beşinci aşamanın kilit özelliği olarak saptadığımız işçi ve gençlik kitlelerinin deneyimi arasındaki kesişmenin bugüne dek görülen en yüksek siyasi ifadelerinden biridir.
Bogdan, Sovyetler Birliği’nin Stalinist bürokrasi tarafından felaket getirecek şekilde yok edilmesinin ve kapitalizmin restorasyonunun üzerinden 8 yıldan az bir süre geçmişken, 1999’da doğdu. Onun ve ailesinin yaşamı, Ukrayna işçi sınıfının yirminci yüzyıldaki kaderini, Stalinizmle ve faşizmle yaşadığı acı deneyimleri ama aynı zamanda 1917 devrimiyle kurduğu gurur verici bağı yansıtmaktadır.
Bogdan’ın doğduğu ve çalıştığı kent olan Pervomaysk, ancak 1920’de, Ekim Devrimi’ni izleyen iç savaşın ortasında üç küçük yerleşimin birleştirilmesiyle kent haline geldi. Kentin adı olan “Pervomaysk”, “1 Mayıs Şehri” anlamına geliyor. Burası sonraki on yıllarda önemli bir bölgesel sanayi merkezi olarak öne çıktı ve nüfusu 90.000’e yaklaştı. Kapitalizmin restorasyonu, o bölgenin olduğu kadar bütün Ukrayna’nın ve eski Sovyetler Birliği’nin işçi sınıfı için de bir felaket oldu. Bogdan doğduğunda, kentte Sovyet işçi sınıfının kurmuş olduğu bütün büyük fabrikalar özelleştirilmişti. 2022’ye gelindiğinde kentin nüfusu neredeyse üçte bir azalarak 60.000’in biraz üzerine düşmüştü.
Bogdan anne ve babasını küçük yaşta kaybetti; büyük dedesi ve dedesiyle büyükannesi tarafından yetiştirildi. Büyük dedesi İvan Kompaniyets onun üzerinde özellikle güçlü bir etki bıraktı. İvan, çocukken 1931-1932’nin korkunç kıtlığından sağ kurtulmuştu; bu kıtlık, “tek ülkede sosyalizm” inşa etmeye yönelik maceracı Stalinist politikaların bir sonucuydu. Ergenlik çağında ise İkinci Dünya Savaşı sırasında Ukrayna’nın Nazi işgalini yaşadı. Babası, Kızıl Ordu’da faşizme karşı savaşırken can verdi. Savaştan sonra kömür madencisi ve inşaat işçisi olarak çalıştı; aynı zamanda yetenekli bir sanatçıydı — bu yeteneği Bogdan’a da aktardı.
Stalinist bürokratların kapitalizmle birlikte geleceğini iddia ettiği “barış ve refah” vaatleri ne olursa olsun, Bogdan ve bugün BLGM’yi oluşturan gençler olağanüstü bir toplumsal yıkım ve çöküş koşullarında büyüdüler. Aynı zamanda Bogdan, işçi sınıfının yirminci yüzyılda yaşadığı en büyük dehşetleri anımsayan insanlarla çevriliydi. Ergenlik çağında, Alman ve Ukrayna faşizminin suçlarını yaşamış yerel halkla yaptığı söyleşilerden bazıları daha sonra WSWS’de, “Banderacıların Ukrayna halkına karşı işlediği suçlar” başlıklı benzersiz makalesinde yayımlandı. Bu makale, Ukraynalı faşistlere ilişkin diğer makaleleri gibi, SBU’yu bilhassa kızdırmıştı.
Bogdan’ın yaşamındaki en büyük siyasi dönüm noktası, Şubat 2014’te Kiev’de düzenlenen aşırı sağcı darbeydi. Yoldaşlar DEUK’un bu son derece önemli olaya ilişkin siciline zaman ayırıp bakmalıdır. Bu darbe, dünyanın yeni bir küresel savaşa doğru gidişinde, faşistlerin güçlenmesinde ve emperyalizmin geçmişteki ve gelecekteki en büyük suçlarını haklı çıkarmak için tarihin tahrif edilmesi çabalarında bir kilometre taşı oldu. Aynı zamanda küçük burjuva eski solcuların sağa kayışında yeni bir aşamaya işaret ediyordu; özellikle Pablocular darbeyi ve faşistlerin darbeye katılımını yüceltiyordu. Kimileri ise Putin rejiminin savunucusu haline geldi.
Bu siyasi analiz, Uluslararası Komite’yi bütün bu küçük burjuva milliyetçi eğilimlerden ayırıyordu ve Bogdan’ın deneyimleri bizim analizlerimizle kesişti. Lenin anıtlarının kaldırılması, Kızıl Ordu’nun İkinci Dünya Savaşı’nda faşizme karşı mücadelesinin karalanması ve Ukraynalı faşistlerin yüceltilmesi Bogdan’ı derinden sarstı. Resmi Rusofobiye duyduğu tepkiyle yalnızca Rusça konuşmaya başladı.
O dönemde siyasi faaliyetleri hâlâ Ukrayna’daki resmi sol siyasette baskın olan Stalinist Ukrayna Komünist Partisi etrafında yürüyordu. (Bu parti 2015’te yasaklandı.) Ne var ki Bogdan kısa süre sonra Stalinizmden kopmaya başladı. Bu kopuşun temelini oluşturan tarihsel gerçeğe bağlılığı, tartışmasız onun en büyük siyasi gücüydü.
2016’ya gelindiğinde kendisini artık bir Troçkist sayıyordu ve 2018’de, Bogdan’ın deyişiyle amacı “Lev Davidoviç Troçki hakkındaki gerçek uğruna mücadele etmek” olan bir gençlik grubu kurdu. Grubun adı olan “Bolşevik-Leninistlerin Genç Muhafızları”, Sovyet Sol Muhalefeti’nin 1920’lerde ve 1930’larda kendisine verdiği ada bir göndermedir. Bu ad, Muhalefet’in yürüttüğü mücadele ile Ekim Devrimi’nin programı ve ilkeleri arasındaki sürekliliğin altını çizmeyi amaçlıyordu. BLGM, eski Sovyetler Birliği genelinde, özellikle Rusya’da ama aynı zamanda Moldova’da, Kazakistan’da ve diğer eski Sovyet cumhuriyetlerinde destekçiler buldu.
Şunu vurgulamakta yarar var (Bogdan da bunu defalarca vurgulamıştır): Bogdan, Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’ni ve David North’u, DEUK’un 1989’dan 1993’e kadar Rusça yayımladığı dergi olan Бюллетеня Четвертого Интернационала’nın (Dördüncü Enternasyonal Bülteni) internette bulduğu taranmış sayıları aracılığıyla öğrendi.
Bülten, DEUK’un WRP ile bölünmeden sonra ve Stalinizmin krizine müdahalesi kapsamında yayımladığı en önemli açıklamaları içeriyordu. Ukrayna’daki istilanın başlamasından birkaç hafta önce BLGM, Uluslararası Komite ile temasa geçti. Bogdan daha sonra şunları anımsıyordu:
24 Şubat 2022’de ilk kurşunlar atıldığında ve gökyüzünden mermiler yağmaya başladığında yalnız değildik; Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi ile birlikteydik. Onların makaleleri ve açıklamaları bizim makalelerimiz ve açıklamalarımızdı… çünkü onların tutumu ve değerlendirmesi bizim tutumumuz ve değerlendirmemizdi.
Birkaç hafta sonra Bogdan Syrotiuk, 2022 Çevrimiçi Uluslararası 1 Mayıs Toplantısı’na hitap etti. Savaşın kökenlerine ilişkin tutumumuzu özlü biçimde özetledi, kapitalist Putin rejiminin gerici istilasını mahkûm etti ve bu savaşa karşı mücadelenin ancak DEUK’un önderliğinde yürütülebileceğini vurguladı. Şöyle diyordu:
Lenin’in ve Troçki’nin, onlardan sonra da bizim benimsediğimiz Marksist geleneğin görüşleri, bizi kaçınılmaz olarak, Ekim’in tarihsel geleneklerini hâlâ savunan, Lenin’in ve Troçki’nin kişiliğini ve fikirlerini Stalinist iftiraya karşı savunan tek uluslararası örgüt olan Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’ne getirdi. Proleter niteliğini yitirmemiş bir örgüte.
Sosyalizm mücadelesini uluslararası temelde savunan Uluslararası Komite, bizim için tüm Marksist devrimcilerin, tüm dünyada kapitalist düzenin yıkılması ve sosyalizmin kurulması mücadelesinde birleşmek için peşinden gitmesi gereken yol gösterici haline geldi.
2022 sonbaharında Uluslararası Komite, kendisinin gençlik ve öğrenci örgütü Toplumsal Eşitlik için Uluslararası Gençlik ve Öğrenciler’i (IYSSE) inşa etme çalışmasında kritik bir girişimde bulundu. Troçkist hareketin tarihinde ilk kez, gençlik ve öğrenci hareketinin çalışmasını DEUK önderliğiyle sıkı iş birliği içinde gözetmek ve yönlendirmek üzere uluslararası bir önderlik organı oluşturuldu. Ayrıca bu çalışma için çok daha berrak bir siyasi ve teorik odak belirledik: Gençleri ve öğrencileri, işçi sınıfının seferber edilmesi yoluyla savaşa karşı mücadeleye yöneltme çabası. Bu mücadelenin siyasi temeli, IYSSE’nin 3 Kasım 2022 tarihli açıklamasında ortaya konmuştur. Uzun alıntılardan kaçınmak için temel ilkeleri kısaca özetleyeceğim:
- Rusya’ya karşı savaş, dünyanın emperyalist güçler arasında yeniden paylaşımının bir parçasıdır. “Demokrasi”ye ilişkin propaganda ne olursa olsun, ekonomik ve jeopolitik amaçları bakımından bu bir emperyalist yağma savaşıdır.
- Savaşa karşı mücadele tarihten çıkarılan derslere dayanmalıdır.
- Savaşa karşı mücadele, kapitalist ulus devlet sistemine karşı ve işçi sınıfının uluslararası birliği uğruna bir mücadeledir.
- Savaşa karşı mücadele işçi sınıfına dayanmalıdır. İşçi sınıfı bu mücadelede öğrencilerin ve gençlerin salt bir “müttefiki” değil, belirleyici toplumsal temeldir. IYSSE açıklaması bunu net biçimde ifade etmiştir: “IYSSE sadece savaşa karşı mücadelede işçilerin desteğini kazanmaya çalışmıyor. Biz, emperyalizmin yenilgisinin, sosyalist bir programla donanmış işçi sınıfının dünya kapitalist sistemine karşı mücadelede öncü ve belirleyici devrimci güç olarak ortaya çıkmasına bağlı olduğunu biliyoruz. Nasıl ki işçi sınıfının dünya tarihindeki en büyük müdahalesi olan Rus Devrimi ilk küresel katliam olan I. Dünya Savaşı’na son verdiyse, bugün III. Dünya Savaşı’na doğru tırmanışı durduracak olan da uluslararası işçi sınıfının müdahalesi olacaktır.”
- Son olarak, savaşa karşı mücadele ve işçi sınıfına yönelim; işçileri ve gençleri yolundan saptırmaya, tarihsel ve toplumsal bilinçlerini zayıflatmaya ve onları kapitalist düzene bağlamaya çalışan milliyetçilik, reformizm, akıldışıcılık, pragmatizm ve beyhude radikalizm gibi burjuva ve küçük burjuva ideolojilere karşı bir mücadeleyi gerektirir. Bu mücadelenin temel önkoşulu, kadronun Troçkist hareketin tarihi ve gelenekleri konusunda sistematik olarak eğitilmesidir.
BLGM, uluslararası IYSSE önderliğinin kuruluşundan itibaren onun toplantılarına katıldı. Biz bu IYSSE açıklamasını yayımlamadan kısa süre önce, BLGM de kendi açıklamasını yayımladı; bu açıklama, Bogdan hakkındaki iddianamenin başlıca “delil” parçalarından biridir. Aralık ayında IYSSE uluslararası bir web semineri düzenledi. Seminerde, aralarında ABD, Türkiye, Brezilya, Yeni Zelanda, Avrupa ve Avustralya’nın bulunduğu dünyanın dört bir yanından konuşmacılar vardı. BLGM adına konuşan Andrey Ritski, Putin rejimine yönelik sosyalist muhalefet üzerine bir rapor sundu. Seminerde ayrıca David North, Will Lehman ve Barbara Slaughter yoldaşlar da konuşma yaptılar.
Ocak 2023’te Dünya Sosyalist Web Sitesi Ukraynaca yayınını başlattı. İki ay sonra, Mart 2023’te IYSSE, “Ukrayna’daki savaş nasıl durdurulabilir?” başlıklı uluslararası bir toplantı dizisine başladı; toplantılar Kanada’da, Brezilya’da, Yeni Zelanda’da, Avustralya’da, ABD’de ve Avrupa’da düzenlendi. Çok büyük olmamalarına rağmen bu toplantılar, toplantılarımızı engellemeye ve birkaç durumda yasaklatmaya çalışan devlet aygıtının ve onun sahte solcu ve faşist kiralık elemanlarını derhal kaygılandırdı. Sansürün “gerekçesi”, Bogdan’ın tutuklanmasınınkiyle aynıydı: DEUK’un savaşa karşı enternasyonalist muhalefetinin onu bir “Putin rejimi savunucusu” haline getirdiği iddiası. BLGM, bu aşağılık yalanı çürüten ve toplantılarımızı yasaklama girişimlerine karşı çıkan birçok açıklama yayımladı. Brezilya’daki yoldaşların toplantısına gönderdikleri destek açıklaması ve San Diego’da David North’un katıldığı toplantımıza ilişkin bir haber, SBU’nun Bogdan’a karşı açtığı dava için el koyduğu “deliller” arasındadır.
Uluslararası Komite, 30 Nisan’da düzenlenen 2023 1 Mayıs Toplantısı’nda, savaşın gelişimine karşı siyasi stratejisini geliştirdi. Açılış raporunda David North, Rus ve Ukraynalı işçi sınıfının ortak devrimci mücadele tarihini ortaya koydu ve Putin rejimine ve onun “çok kutupluluk” stratejisine yönelik eleştirimizi geliştirdi. Ayrıca hem Bogdan yoldaşın hem de Andrey Ritski yoldaşın, BLGM’nin sırasıyla Ukrayna ve Rusya temsilcileri olarak konuşmalarına dair bilinçli bir karar aldık. İkisi de Stalinist kapitalist restorasyondan doğan her iki oligarşik rejimin siyasi iflasını güçlü biçimde dile getirdi. Bogdan konuşmasına şu sözlerle başladı:
Tüm Ukraynalıların bu savaşı desteklediği iddiası yüzsüzce söylenmiş bir yalandır. Bu savaşın ana destekçisi, durumları dehşet verici olan proletarya ve Ukrayna halkı değildir. Bu savaşın ana destekçisi Ukraynalı burjuva milliyetçileri ve onların hizmet ettiği unsurlardır. Bizler, Bolşevik-Leninistlerin Genç Muhafızları üyesi öğretiye bağlı Troçkistler olarak, Ukrayna’da ya da Rusya’da bu savaşı desteklemiyoruz.
Bu etkinlik de toplantı dizimiz gibi, Washington’da ve Kiev’de —ekleyelim, Moskova’da da— fark edilmeden geçmedi. 1 Mayıs toplantımızdan üç haftadan kısa bir süre sonra, 18 Mayıs 2023’te, SBU’nun Nikolayev bölge başkanı, Ceza Kanunu’nun 111. maddesinin 2. fıkrasının —sıkıyönetim altında vatana ihanet— ihlali gerekçesiyle Bogdan hakkında ceza soruşturması başlattı. SBU, 25 Nisan 2024’te Bogdan’ı gözaltına almaya karar vermeden önce, neredeyse bir yıl boyunca BLGM’nin ve DEUK’un WSWS’deki faaliyetlerini ve yayınlarını dikkatle takip etti.
Soruşturmanın başlatılması ile Bogdan’ın tutuklanması arasındaki bir yıl içinde, BLGM ile DEUK’un savaşa karşı mücadeledeki iş birliği önemli ilerlemeler kaydetti. BLGM’li yoldaşlar geçen yılki yaz okuluna katıldılar; Ekim 2023’te Sol Muhalefet’in yüzüncü yıl dönümü ve ayrıca Lenin’in ölümünün yüzüncü yıl dönümü vesilesiyle BLGM’nin düzenlediği toplantılar yaptık.
Bu yılın şubat-nisan ayları arasında BLGM, Putin rejimini oligarşinin farklı hizipleri arasında, işçi sınıfı ile oligarşi arasında ve oligarşi ile emperyalizm arasında denge kuran, oligarşinin Bonapartist bir rejimi olarak değerlendiren çözümlememizi kayda değer biçimde geliştirdiğimiz bir dizi açıklama yayımladı. BLGM’nin, Bogdan yoldaşın da katkıda bulunduğu “Eski Sovyetler Birliği’nin emperyalist bölüşümü tehlikesi ve işçi sınıfının görevleri” başlıklı son açıklaması, NATO’nun Rusya’ya karşı savaşının Mart 2024’teki Moskova terör saldırılarıyla kayda değer biçimde tırmanmasının ardından, nisan ayında yayımlandı. Açıklama, eski Sovyetler Birliği’nin hâlihazırda sürmekte olan emperyalist bölüşümüne dair ve Putin rejiminin, özü itibarıyla neo-Stalinist bir dış politika izleyen, oligarşinin Bonapartist bir rejimi olduğuna ilişkin değerlendirmemizi geliştirdi. Açıklamada şöyle deniyordu:
Rejiminin temel işlevi, her şeyden önce, Sovyet devlet mülkiyetinin yağmalanması yoluyla Rusya’nın yeni egemen sınıfı olarak ortaya çıkan oligarklar tabakasının ayrıcalıklarının korunmasından ibarettir. …Putin, sınıfsal gerilimlerin “patlamasını” önlemek için umutsuzca işçi sınıfı ile oligarşi arasında; oligarşinin farklı hizipleri arasında ve oligarşinin ulusal ve ekonomik çıkarları ile Batı emperyalizminin çıkarları arasında arabuluculuk yapmaya çalışıyor. Ancak emperyalizmin giderek daha saldırgan hale gelmesi ve oligarşi içindeki iç mücadeleyi körüklemesinin yanı sıra sınıf mücadelesinin de gelişmesi, bu denge oyununu giderek zorlaştırıyor… Eski Sovyetler Birliği’nin işçi sınıfı varoluşsal bir tehditle karşı karşıyadır. Eğer durum egemen oligarşinin ellerine bırakılırsa, önündeki alternatifler ya NATO ile nükleer silah kullanılması tehlikesini de içeren doğrudan bir çatışma ya da bir dizi iç savaş ve rejim değişikliği operasyonuyla tüm bölgenin bölüşümü olacaktır. Eski Sovyetler Birliği’ndeki işçiler ve gençler, emperyalist saldırının yarattığı varoluşsal tehdide karşı ancak 1917’nin yoluna, yani sınıf mücadelesi ve sosyalist devrim yoluna dönerek mücadele edebilirler.
Bogdan, tutuklanmasından yalnızca üç gün önce, 2024 1 Mayıs Toplantısı için planladığı konuşmanın taslağını tamamladı. Konuşma şu sözlerle bitiyordu:
İşçi sınıfının uluslararası dayanışma gününde, Bolşevik-Leninistlerin Genç Muhafızları’nın Ukrayna şubesinin üyeleri ve tüm YGBL olarak, bu savaşı sona erdirmek için Ukrayna ve Rusya proletaryasını emperyalist ülkelerdeki proletaryayla birleşmeye çağırıyoruz!
Tüm eski Sovyet cumhuriyetlerinde Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin şubelerinin inşa edilmesi çağrısında bulunuyoruz.
Ve tüm dünya proletaryasını, önderinin –Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin– bayrağı altında birleşmeye çağırıyoruz.
Karl Marx ve Friedrich Engels’in sözlerini daha yüksek ve daha gür bir sesle haykıralım: “Bütün ülkelerin proleterleri, birleşin!”
Bogdan’a özgürlük kampanyasına yön veren ilkeler
Bogdan üç aydan fazla süredir hapiste. Açıklamalarımızda vurguladığımız gibi, sağlığı kötü. İlaçlara erişimi var ama Ukrayna cezaevlerindeki koşullar sağlığı ve hatta hayatı için acil bir tehdit oluşturacak niteliktedir. Bu yalnızca bizim değerlendirmemiz değil, Zelenskiy’nin Ukrayna’sında “ağır ve yaşamı tehdit eden cezaevi koşulları” bulunduğunu kamuoyu önünde kabul eden ABD Dışişleri Bakanlığı’nın da değerlendirmesidir. Onun bir “kukla mahkeme”nin insafına kalacağı yolundaki uyarılarımız boş sözler değildi. Bu davada mahkemenin attığı her adım, kelimenin tam anlamıyla SBU’nun suçlamalarının “kopyala-yapıştır”ına dayanmaktadır. Avukatlar, Bogdan’ı savunmasınlar diye tehdit edilmiş ve sindirilmiştir.
Bogdan’a açılan dava, Ukrayna’da —ya da bu bakımdan başka herhangi bir yerde— “demokrasi”nin savunulmasına ilişkin emperyalist savaş propagandasını yalanlamaktadır. Ukrayna, kendi zenginleşmeleri ve gerici çıkarları uğruna ülkenin işçi sınıfını ve kaynaklarını emperyalizmin insafına terk etmiş mafya oligarklar ve faşistler çetesi tarafından yönetilmektedir. Bu 25 yaşındaki bir sosyalisti hapsetmek için seferber edilen “hukuk ilkeleri”, 1930’ların Stalinist ve Nazi mahkeme sistemlerinin kaynaşmasından başka bir şey değildir.
Bu, mücadele etmeden yenilgiyi kabul ettiğimiz anlamına gelmiyor. Tam aksine. Bogdan yoldaş serbest kalana dek yorulmak nedir bilmeyeceğiz ve o özgürleşecek. Bu davanın hukuki boyutunu çok ciddiye almakla birlikte, bunun siyasi bir mücadele gerektiren siyasi bir dava olduğunu biliyoruz. Bogdan’ın özgürlüğü ancak onun için mümkün olan en geniş desteğin seferber edilmesiyle kazanılabilir. Bu nedenle, tutuklanmasından günler sonra, özgürlüğünü talep eden küresel bir kampanya başlattık. Bir dilekçeyi imzaya açtık, Ukrayna hükümetine bir açık mektup yayımladık ve Ukrayna elçilikleri önünde eylemler düzenledik; çoğu mektubu almayı bile reddetti.
Kampanyamız, sosyalist hareketin sınıf savaşı tutsaklarını savunmak için yürüttüğü, yüzyıldan eskiye dayanan bir geleneği sürdürmektedir. Bu gelenek, ABD’nin Birinci Dünya Savaşı’na girmesine karşı çıktıkları için haksız yere mahkûm edilip hapsedilen iki Amerikalı sosyalist işçi, Thomas Mooney ve Warren Billings’in özgürlüğü için yürütülen kampanyaları ve en son olarak Julian Assange kampanyasını içermektedir. Bütün bu kampanyalarda Troçkist hareket önder bir rol oynamıştır.
Bu kampanyaların merkezinde şu siyasi ilke yatmaktadır: Demokratik haklar için mücadele etmeden ne savaşa ne de kapitalizme karşı mücadele edilebilir. Bu somut bir savunma olmalıdır. James P. Cannon’ın bir zamanlar belirttiği gibi:
Medeni hakların ihlalinin kurbanlarını savunmaya istekli olunmadıkça, bu hakları savunmaktan söz etmenin pek bir değeri yoktur. Gerçek her zaman somuttur; medeni haklar da öyle. (James P. Cannon, “Tentative Action on the Civil Rights Front”, Notebook of an Agitator. From the Wobblies to the fight against the Korean War and McCarthyism, Pathfinder Press, 1993, s. 410, 412-413.)
Bu nedenle, kendisini solcu, sosyalist ya da demokrat sayan herkese çağrıda bulunduk ve bulunmaya devam edeceğiz. Bu ilkeli yaklaşım sayesinde kampanya, demokratik hakların savunulmasına ve savaşa karşı mücadeleye kayıtsız kalanları, hatta bunlara karşı çıkanları daha açık biçimde görünür kılmaya başladı. Birkaç çarpıcı örnekten söz etmek gerekiyor. Akademisyenlerin büyük çoğunluğunda, ilkelerin savunulması bakımından tutum almayı gerektiren bütün meselelerde olduğu gibi, yanıt sağır edici bir sessizlik oldu.
Rusya’da BLGM’li yoldaşlar, Bogdan’ın tutuklanmasına ilişkin bilgiyi kendilerini sosyalist ve savaşın enternasyonalist muhalifi olarak tanımlayan örgütler arasında geniş biçimde yaydılar. Alınan yanıtlar, birkaç kayda değer istisna dışında, özellikle alçakçaydı ve bu eğilimler ile hareketimiz arasındaki muazzam sınıf uçurumunu gözler önüne serdi. Rus sahte solunun Putin rejimine yönelen neo-Stalinist kesimini temsil eden bir parti [Rusya Komünist İşçi Partisi (RKRP)], Bogdan istilaya en başından karşı çıktığına göre “şimdi şikâyet etmeyin!” diye yazıyor ve şöyle devam ediyordu:
Ne yazık ki, bunun bedelini tamamen ödemesi oldukça mantıklı! Artık kimin rejiminin daha gerici olduğunu bizzat öğrenme şansı var. Onu ancak korkunç, berbat Putin’in “gerici” birlikleri kurtarır. En hafif tabirle, biz Vladimir Vladimiroviç’in [Putin] hayranları değiliz ama yoldaşınızın tutumu açıkçası aptalca. Yirminci yüzyılın başlarındaki Bolşeviklerin taktiklerini körü körüne taklit etmeyin! Kendi kafanızla düşünün! Bolşevikler taktiklerini belirli koşullara bağlamışlardı ve o koşullar bugünkü koşullara kesinlikle uymuyor.
Sosyal şovenizmin ve sosyalist hareketin bütün temel ilkelerine duyulan küçümsemenin bundan daha tiksindirici bir sergilenişini düşünmek zor görünebilir. Ne var ki böyle bir örnek var. Anlaşılan Rus oligarşisinin NATO destekli kesimine daha yakın duran bir Maoist örgüt şunları yazdı:
Başka bir devletin işçi sınıfının işlerine karışmayı kabul edilemez buluyoruz. Ayrıca yoldaşınıza Rusya’dan gelecek her türlü yardımın zararlı olacağına inanıyoruz. Bu hikâye bir Ukrayna siyaseti meselesidir. Bunun haberleştirilmesi ve yoldaşınızın savunulması, Ukraynalı siyasetçiler ve Ukrayna medyası tarafından üstlenilmelidir. Ukrayna güvenlik servislerine yoldaşınızın Ruslarla bağlantısına dair delil sağlamayı kabul edilemez buluyoruz. Rus propagandasının Ukrayna’yı şeytanlaştırması, onu bir vahşet ve kötülük yoğunlaşması ilan etmesi için gerekçe yaratmayı ise daha da kabul edilemez buluyoruz. İnsanın isteyeceği en son şey Rus emperyalizmine yardım etmektir ve Ukraynalı komünistlerin bağımsızlıklarını savunmaları önemlidir.
Böylece Bogdan’ın özgürlüğü için yürütülen kampanya, geçmişteki her büyük savunma kampanyası gibi sınıf hatlarını keskinleştirmekte ve uluslararası işçi sınıfının, bu gerici eğilimlerin gerçek niteliği konusunda siyasi açıdan berraklaşmasının temelini sağlamaktadır. Aynı zamanda, toplumda demokratik hakların savunulması ve savaşa karşı çıkılması için seferber edilebilecek güçleri ve eğilimleri de öne çıkaracak ve görünür kılacaktır.
Roger Waters ve Ai Weiwei gibi sanatçılardan kampanyaya destek aldık. Aralarında Mario Kessler ve Christian Gerlach’ın da bulunduğu bir dizi tanınmış tarihçi, takdire değer biçimde kampanyaya desteğini ilan etti; Rusya’daki, Latin Amerika’daki ve Avrupa’daki birkaç sol eğilim de öyle. Ayrıca, WSWS’nin daha önce Ukrayna devletinin zulmüne karşı savunduğu Ukraynalı sosyalist Maksim Goldarb’dan ve daha yakın zamanda Ukraynalı gazetecilerden de kayda değer destek gördük. Ne var ki kampanya kuşkusuz en güçlü yanıtı işçi sınıfı içinde aldı; Maruti Suzuki işçilerinin Bogdan’ın davasına ilişkin güçlü röportajlar verdiği Hindistan’da olduğu gibi. Avustralya’daki, Sri Lanka’daki, Almanya’daki, Britanya’daki ve ABD’deki taban komiteleri Bogdan’ı destekleyen açıklamalar yayımladı. Kampanyaya Almanya’daki Ukraynalı mülteciler ve Doğu Avrupalı göçmen işçiler arasında da önemli bir karşılık bulduk.
Sonuç
Bu raporu bitirirken şunu vurgulamak istiyorum: Bogdan, DEUK’a katılıp Troçkizm mücadelesini üstlenirken, büyük fedakârlıklar gerektirecek ve hayatı dahil olmak üzere oldukça gerçek riskler barındıracak bir taahhütte bulunduğunun her zaman son derece bilincindeydi.
Ama aynı zamanda, kendisinin ve BLGM’nin, gezegendeki en güçlü toplumsal kuvveti, yani uluslararası işçi sınıfını temsil eden bir dünya hareketine ve bir tarih hareketine katıldığının da fazlasıyla bilincindeydi. Aralık ayında Helen Halyard yoldaş için düzenlediğimiz anma toplantısından özellikle etkilenmişti; toplantıya BLGM adına bir selamlama mesajı göndermiş ve gecenin bir yarısında toplantıyı dinlemişti. Ardından gönderdiği nottan alıntı yapmak istiyorum; çünkü bu not, Bogdan’ın kim olduğunu ve neyi temsil ettiğini her şeyden daha iyi yansıtıyor:
Sevgili ve saygıdeğer North yoldaş,
Beni Helen yoldaşın anısına düzenlenen anma toplantısına davet ettiğiniz için size çok teşekkür etmek istiyorum. Saatin geç olmasına rağmen her sunumu büyük bir dikkat ve hayranlıkla dinledim… Her sunuma bir minnet, saygı ve yoldaşça sevgi duygusu sinmişti. Ve Helen yoldaşın kim olduğu, onların hayatlarında ve hareketimizde oynadığı rol büyük bir berraklıkla ortaya konuyordu.
Anma toplantısına gönderdiğim mesajı yazarken, başarısız olacağımdan, yazı üslubumun onu rutin ve sıradan göstereceğinden ve içinde çok sayıda yersiz devrimci laf bulunabileceğinden çok korkuyordum; ama sizin ve diğer yoldaşların konuşmaları endişelerimi dağıttı; yazdığım her şey yerindeydi, hatta gerekliydi.
Mesajı gece yarısı, penceremin dışından patlama ve silah sesleri duyulurken yazdım. …
Anma toplantısının çok büyük bir eğitici gücü vardı ve nasıl olmamız gerektiği konusunda çok şey anlatıyordu. …Benim için en büyük örnekleri her zaman, kendileri [büyük bir fikir uğruna] yanıp başkalarını da tutuşturabilen, karşılaştıkları herkeste alevlerinden bir parça bırakan insanlar oluşturmuştur.
Kıdemli yoldaşlar Barbara Slaughter ve Fred Mazelis’i görmekten ve dinlemekten özellikle mutlu oldum. Mümkünse lütfen onlara benden ve BLGM’deki yoldaşlarımdan coşkulu bir selam iletin.
Bogdan’ın bu hareketin tarihsel gelenekleri konusundaki yüksek bilinç düzeyi, kuşkusuz onu şimdi son derece zor koşullar altında ayakta tutuyor. Ne var ki bu bilinç yalnızca onun kendi siyasi çalışmasının ve ilkelere bağlılığının ürünü değildi. Aynı zamanda Uluslararası Komite’nin BLGM’nin gelişimine yönelik benimsediği yaklaşımın da sonucuydu. Tarihsel gelenek, ilke ve perspektif sorunlarının açıklığa kavuşturulması, en başından itibaren iş birliğimizin tam merkezine yerleştirilmişti. David North, Haziran 2022’de BLGM’ye yazdığı bir mektupta şunu vurguluyordu:
Genç bir örgüt, Troçkist hareketin önceki tarihiyle sürekliliğini, günümüzde devrimci Marksizmin karşıtlarına (Stalinistler, Pablocular, SSCB’de devlet kapitalizmi olduğunu savunanlar, sosyal demokratlar, küçük burjuva radikalleri, anarşistler, burjuva milliyetçileri ve liberal reformistler) karşı mücadeleye girişerek kurmalıdır. Bu mücadele teorik, siyasi ve örgütsel düzlemde yürütülür ve her zaman işçi sınıfının burjuvaziden tam ve koşulsuz siyasi bağımsızlığını tesis etmeye yöneliktir. Süreç ne kadar zor ve çelişkili olursa olsun, bu mücadeleyi yürüten siyasi hareket Troçkizmin sürekliliğini giderek artan bir netlikle ifade eder ve böylece dünya sosyalist devriminin nesnel yörüngesiyle aynı hizaya gelir.
DEUK’un son iki yılda savaşa karşı mücadelede ve eski Sovyetler Birliği’nde bir kadro yetiştirmede kaydettiği muazzam ilerlemeler, temelde bu yönelime dayanıyordu. Bogdan’a yönelik zulüm ve iddianame, aynı siyasi ilerlemelerin burjuva devlet tarafından da titizlikle izlendiğini açıkça ortaya koyuyor. Burjuvazi, bunlarda çok daha geniş toplumsal ve siyasal süreçler ifade bulduğunu kavradı ve kendi sınıf çıkarlarını savunmak için yanıt vermek zorunda olduğuna karar verdi. Savaşa yönelik halk muhalefeti büyürken, hareketimizin Ukrayna’daki tek bir genç önderinin bile serbest olmasına tahammül edemeyeceklerine karar verdiler. Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin işçiler ve gençler için erişilebilir olmasına da izin veremezlerdi.
Bogdan Syrotiuk’un tutuklanması böylece, Uluslararası Komite’nin ve kadrolarının artık kökten dönüşmüş koşullar altında çalıştığının açık bir işaretidir. Uzun süren gericilik dönemi, bastırılmış sınıf mücadelesi ve bastırılmış siyasi mücadele dönemi kapanmıştır. 1991’de öngördüğümüz gibi, bir emperyalist savaş ve toplumsal devrim dönemindeyiz. Toplumdaki gerçek çıkarlar ve çatışmalar giderek daha büyük bir güçle açığa çıkıyor. Şimdiye dek bu, ifadesini her şeyden önce emperyalist savaşın tırmanmasında ve demokratik haklara yönelik saldırıda bulmuştur. Ama kaçınılmaz olarak açık sınıf mücadelesinin büyümesinde de ifadesini bulacaktır.
Devrimci eğilimin toplumdaki konumu geri dönülmez biçimde değişmiştir. Bu bize büyük olanaklar sunmakla birlikte muazzam sorumluluklar ve zorlu görevler de getirmektedir. Bogdan’ın tutuklanmasından DEUK’a yönelik bir “savaş ilanı” olarak söz ederken bunda ciddiyiz ve burjuvazinin de ciddi olduğunu biliyoruz. Artık savaş başlamıştır. Bogdan’a özgürlük kampanyası bu nedenle salt örgütsel bir çaba olarak değil, yoğunlaşan bir sınıf savaşında merkezi bir siyasi muharebe alanı olarak anlaşılmalıdır. Bu mücadeledeki başlıca silahımız Troçkist hareketin siyasi sicilidir ve başlıca amaçlarımız hem Bogdan’ın özgürlüğü hem de işçi sınıfının siyasi eğitimi ve seferber edilmesidir.
Bu nedenle yoldaşları bu kararı onaylamaya çağırıyorum. Bu karar, dünya emperyalizminin merkezi olan ABD’de SEP’in çalışmasının, Uluslararası Komite’deki ve BLGM’deki yoldaşlarımızla birlikte, Bogdan için mümkün olan en geniş kamuoyu desteğini seferber etmek üzere kayda değer biçimde genişletilmesinin temelini oluşturmalıdır. Geçmişte her sosyalist önderin yargılanmasında olduğu gibi bu da işçi sınıfının, gençliğin ve aydınların geniş kesimlerini, savaşa karşı Marksist muhalefetin ve sosyalist devrim mücadelesinin temelinde yatan ilkeler konusunda eğitmek için önemli bir kaldıraç olacaktır. Bogdan bu ilkeleri savunduğu için hapsedilmiştir. Burjuvazinin Troçkist harekete yönelttiği saldırıyı, Troçkizm adına bir karşı taarruza çevirmeliyiz. Bu temelde, yalnızca yoldaşımızı özgürleştirmeyi başarmakla kalmayacağız. Kampanya aynı zamanda Uluslararası Komite’nin siyasi, entelektüel ve ahlaki otoritesini dünyanın her yerinde kayda değer biçimde güçlendirecek ve işçi sınıfının ve gençliğin savaşa ve kapitalizme karşı doğmakta olan kitlesel hareketinde Troçkist hareketin siyasi önderliğinin tesis edilmesine yardımcı olacaktır.
Bogdan’ın özgürlüğü için dilekçeyi imzalayın!
