Karadeniz koridoru görüşmeleri tıkanırken Türkiye ile Rusya ayrı tahıl anlaşması yapıyor

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Gruşko, Çarşamba günü Rusya ve Türkiye’nin 1 milyon ton tahıl tedariki konusunda anlaşmaya vardığını belirtti. Gruşko “Tüm ana anlaşmalara varıldı. Sevkiyat programının tüm teknik yönlerini halletmek için yakın zamanda tüm taraflarla görüşmeyi umuyoruz” açıklamasında bulundu.

Kırım’ın Sivastopol kentindeki koylardan birinde demirlemiş olan Rus Karadeniz Filosu’na ait gemiler, 31 Mart 2014. [AP Photo/AP Photo, File]

Duyuru, Washington’ın Ukrayna’da daha fazla kan dökülmesini talep ettiği bir ortamda, Ukrayna tahılının Karadeniz’den Boğazlar yoluyla güvenli bir şekilde taşınmasına ilişkin görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasından kısa bir süre sonra geldi.

Şubat 2022’de NATO’nun Ukrayna’da Rusya’ya karşı savaşının patlak vermesinden bu yana Karadeniz’in bazı bölgeleri hem Rus hem de Ukrayna güçleri tarafından mayınlandı. Denizin kuzey kısımları Rus donanması tarafından kontrol ediliyor.

Geçen yıl Ukrayna tahılı için güvenli bir rota sağlamak üzere bir anlaşmaya varılmıştı. Birleşmiş Milletler ve Türkiye arabuluculuğunda Moskova ile Kiev arasında yapılan bu anlaşma, Ukrayna’dan Karadeniz yoluyla uluslararası pazarlara tahıl sevkiyatını düzenliyordu.

Temmuz ayında Kerç Köprüsü’ne yapılan saldırıdan kısa bir süre sonra Kremlin, Rusya’ya yönelik yükümlülükler yerine getirilmediği için anlaşmadan çekildiğini açıklamıştı. Moskova, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi ve Rusya Tarım Bankası üzerindeki mali yaptırımların kaldırılması halinde anlaşmaya yeniden katılmayı değerlendirebileceğini belirtmişti. 

Rusya ve Ukrayna dünyanın en büyük tarım üreticileri arasında yer alıyor ve özellikle Afrika ve Asya’daki ülkelere ürün tedarik ediyor. Rusya; Afrika’da nüfuzunun bir parçası ve ABD öncülüğünde kendisine uygulanan uluslararası tecridi kırmada bir araç olarak bu ülkelere tahıl ihracatına önem veriyor.

Anlaşmanın Temmuz ayında sona ermesinin ardından Rusya son 7 yılın en büyük tahıl ihracatını gerçekleştirdiğini duyurdu. Tarım Bakanlığı Ağustos’ta 7,7 milyon tonluk tahıl ihracatının büyük kısmını Afrika ülkelerine gönderdiğini açıkladı. Temmuz ayı sonunda düzenlenen 2. Rusya-Afrika Zirvesi Ekonomik ve İnsani Forumu’nun başlıca gündem maddelerinden biri tahıl koridoru anlaşmasıydı ve Afrika ülkeleri bu konuda arabuluculuk yapma niyetlerini ortaya koymuştu.

Türkiye, Karadeniz tahıl koridorunun devam etmesi konusunda halihazırda başlıca arabulucu konumunda bulunuyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 4 Eylül’de Soçi’de tahıl sevkiyatının başlıca gündem olduğu bir görüşme yaptı.

Görüşmelerin ardından Putin, Rusya’nın anlaşmayı uzatmaya hazır olduğunu ancak NATO güçlerinin taahhütlerini yerine getirmediğini söyledi: “Anlaşmanın süresi dolmak üzereydi ancak Rusya’ya karşı tek bir yükümlülük bile yerine getirilmedi. Bizden önceki tüm taahhütlere derhal uyma vaadiyle anlaşmaya katılımımızı uzatmamız istendi. Uzattık ama hiçbir şey değişmedi.”

Putin tahıl koridoru konusunu Ukrayna’nın Karadeniz’de artan saldırılarıyla ilişkilendirerek şunları ekliyordu: “Gıda ihracatına yönelik bu koridorların askeri amaçlarla kullanılmaması gerektiği konusunda her zaman mutabık kalmıştık. ... Rusya’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne gaz tedarik edilen Türk Akımı ve Mavi Akım’a saldırılmaya çalışıldı. Gemilerimiz bu hatları, bu boru hattı sistemlerini koruyor ve Ukrayna’nın Karadeniz limanlarından gönderilen insansız hava araçları da dahil olmak üzere sürekli saldırıya uğruyorlar.”

Ortak basın toplantısı sırasında Erdoğan ise “Gündeme getirilen alternatif öneriler Karadeniz İşbirliği gibi kalıcı bir model sunamamıştır. Rusya’nın beklentileri tüm tarafların malumudur. Rus dostlarımızın gündeme getirdiği hususları biz de farklı sözlerle ifade ettik, ediyoruz,” ifadelerini kullandı.

Erdoğan ayrıca “Rusya’nın iki tane özel isteği var. Birisi Rusların tarım bankasının, SWIFT sistemine bağlanması. Şu anda yaptırımlardan dolayı Rus bankaları SWIFT sisteminden çıkmış durumda. Biliyorsunuz bu ülke, senede 120-130 milyon ton tahıl ihracatı yapıyor. ... Özellikle Ukrayna’nın burada Rusya ile müşterek adımların atılabilmesi noktasında yaklaşımlarını yumuşatması gerekiyor,” diye ekledi.

Erdoğan’ın sözleri Kiev rejimi tarafından hızla kınandı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin danışmanı Mihaylo Podolyak, yumuşama söylemini reddederek, “Her şeye rağmen gerçekçi olalım ve Rusya’yı daha fazla suç işlemeye teşvik etmeyi ve var olmayan seçenekleri tartışmayı bırakalım,” dedi.

Türkiye, NATO’nun önemli üyelerinden biri olmakla birlikte, savaşın başlamasından bu yana NATO emperyalistleri ile Putin rejimi arasında arabuluculuk yapmaya çalışıyor.

Rusya’nın istilasını kınayan ve Kırım’ı Ukrayna toprağının parçası olarak gören Ankara, Ukrayna’yı Bayraktar insansız hava araçlarıyla silahlandırıyor. Nihayetinde Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya üyeliğine yönelik vetolarını kaldırdı.

Erdoğan, NATO’nun 11-12 Temmuz’da Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta düzenlenen savaş zirvesinin hemen öncesinde Ukrayna’nın NATO üyeliğini “hak ettiğini” ilan etti ve Rusya ile yapılan anlaşma gereği Türkiye’de kalması gereken Azak komutanlarının Ukrayna’ya dönmesine izin verdi.

Bununla birlikte Türkiye, ABD önderliğindeki NATO güçlerinin Moskova’ya yönelik yaptırımlarına katılmadı ve savaşın başlamasından bu yana Rusya ile ticaretini önemli ölçüde arttırdı.

Güçlü ticari ve askeri bağlara sahip olduğu Rusya’ya karşı NATO savaşının tırmanmasının Türk egemen sınıfı açısından olası yıkıcı sonuçlarından korkan Ankara, aynı zamanda ülke içinde süregelen hayat pahalılığı krizi ve artan işçi sınıfı muhalefeti ile karşı karşıya bulunuyor. Erdoğan hükümeti, Rusya ile ticaretin geliştirilmesinin ve Moskova’dan gelebilecek mali yardımın bu iç krizi kontrol altına almaya yardımcı olacağına inanıyor.

Soçi’deki görüşme sonrasında Erdoğan, Rusya ile artan ticarete ve bu ticarette dolar ve avro yerine Türk lirası ve ruble kullanımına vurgu yaparak şunları söyledi: “Türkiye-Rusya arasındaki ilişkilerde özellikle şu andaki dış ticaret hacmimizin 62 milyar dolarda olması ve 100 milyar dolar hedefine doğru yürüyor olmamız bizi gerçekten çok mutlu ediyor. Bugün burada Merkez Bankası başkanlarımızın bir araya gelmesi, birbirleriyle ayrıca görüşecek olmalarının, aramızdaki ikili ilişkilerde yerli para birimine adım atma noktasında da önemli olduğuna inanıyorum.”

Görüşmenin ardından Ankara ile Moskova arasındaki doğalgaz dağıtım merkezi inşası müzakerelerinde sona yaklaşıldığı bildirilirken, Rusya’nın Sinop’ta ikinci bir nükleer santral inşası için teklif verdiği belirtildi. Rusya halihazırda Mersin, Akkuyu’da Türkiye’nin ilk nükleer enerji santralini inşa ediyor. Haberlere göre, santralin birinci güç ünitesi 2024 yılında devreye sokulacak.

Loading